Soykırım yapsak tek Ermeni kalır mıydı?

Soykırım yapsak tek Ermeni kalır mıydı?

Yüzyıllar boyunca aynı topraklar üzerinde yaşadığımız, Türk tarihinde “sadık millet” olarak tanımladığımız Ermenilere soykırım yapmadığımızın en büyük kanıtı, Türk devletinin Ermenilere milletvekilliği, belediye başkanlığı, sadrazamlık gibi makamlara sahip olma hakkı vermesidir. Bir diğer kanıt ise, şu an bu yazıyı yazdığım, Ermenilerin 3 dini merkezden biri olarak kabul ettiği memleketin yani Adana Kozan’ın tarihinde, Türklerin bu topraklara hakim olduğu dönemlerde, Ermenilerin dillerini, dinlerini, kültürlerini özgürce yaşamasıdır. Türk yurdunda bunun gibi çok örnek görülmektedir.

Bugün Türkiye Cumhuriyeti’ndeki Ermeni kökenli Türk vatandaşlarının olması da soykırım iddialarına Türkler lehinde bir yanıttır. Soykırım yapacağımız bir topluma bu hakları neden verelim? Ya da Türk devleti Osmanlı’nın, dünyanın en güçlü devleti olduğu dönemde neden bu soykırımı yapmayalım? Soykırım yapmış olsak bugün Ermeni adında bir millet olur muydu? Bu soruların yanıtlarından da anlaşıldığı gibi Ermeni soykırımı tarihi bir iftiradır.

Ermeniler, başta Rusya olmak üzere birçok batılı devletin kışkırtması ve misyonerlik faaliyetleri sonucu ile yüzlerce yıllık Türk-Ermeni huzurunu bozmuşlardır. Türklere zulmederek, Osmanlı-Rus savaşında açıkça Rusları destekleyip, Osmanlı Devleti’ne olan vergi borçlarını ödememek gibi alçak nedenler ile onların bağımsızlık vaatlerine kanarak, onlara rehberlik ederek, Türk devletine karşı isyanlar çıkararak, Türklere ihanet etmişlerdir.

1909 Adana olayları sırasında Adana Saimbeyli’de 15 Ermeni, 78 Müslüman Türk ölmüştür. Bu sayılarda ki oran korunarak daha fazla kayıplar da verilmiştir. Buradan anlaşılması gereken soykırım iddiasında bulunan tarafın bizzat Türklere soykırım yapmaya çalışmasıdır. Bütün bu süreç içerisindeki Ermenilerin verdikleri kayıplar sadece Türkler savunmaya geçtiği esnada yaşanmıştır. Bunun dışında Ermeniler savunmasız insanlara kadınlara, çocuklara insanlık dışı muamelede bulunmuşlardır. Bütün bunların sonucu olarak Türk devleti haklı olarak Ermenileri, savaş yıllarında olmasına rağmen bütçe ayırarak, yine kendi hakimiyeti altında olan topraklara göç ettirmiştir. Devlete ve millete ihanet edenlere bu kadarlık bir yaptırım uygulamamız en büyük hakkımızdır ve güvenlikleri için hakları için bütçe ayırarak bunu fedakarca yapmamız da gözardı edilmemelidir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  SPİNCİLER... BİZ BURADAYIZ, ALABALIKLAR NEREDE... AT ÇEK İLE ALABALIK AVI

Kısa süreliğine terk etmelerini istediğimiz topraklara, soykırım yalanına ortak olan Yunanlıların atası Bizans’ın zoru ile geldikleri de tarihi gerçektir. Kaldı ki tehcir edilen Ermeniler daha sonraları geri dönerek Fransız işgali yıllarında Türkler aleyhinde faaliyet göstermişlerdir. Bu da soykırımın yalan olduğuna işaret etmektedir. Bütün bu gerçeklere rağmen zulmedilen millete “bana zulmetti” diyerek iftira atarak garip ve zavallı durama düşen Ermeniler hâlâ bu iddiayı sürdürmektedir.

Soykırım iddialarının gerçeği yansıtmadığına dair söylemlerde bulunan birçok batılı tarihçi, batılı ve Ermeni devlet adamı vardır. Ermeni iddialarını destekleyenler de vardır.
Tarihin bir cilvesi olsa gerek ki Rusların ezeli rakibi olan ABD’ de, söz konusu Türk düşmanlığı olduğu için Rusların oyununa gelen Ermenilerin yalanına ortak oluyor. Aynı ABD Ermenilerin Hocalı katliamı ve onlarca yıllık Karabağ işgali için söz etmiş midir? Zamanında misyonerlik yapan devletlerin bugün soykırım iddialarında bulunmaları doğaldır. Fakat tarih gerçeklerin öyle olmadığına şahittir.

Burada önemli olan bizim bu konuyu dünya kamuoyuna bilimsel gerçekle ışığında en etkili yollarla anlatmamızdır. Bunun yanında şiir, roman, öykü, film, müzik gibi edebi ve sanatsal faaliyetler ile de bu konudaki haklılığımızı daha geniş kitlelere ulaştırmasıdır. Bu meseleyi iyi kayrayıp, doğru anlatarak Ermenilerin ve destekçisi olan devletlerin tarihimize sürmeye çalıştıkları lekeye izin vermeyecek, maddi-manevi yaptırımlarına boyun eğmeyeceğiz. Tüm Türk sanat ve bilim camiasını gerçekler yönünde çalışmaya ve haklı Türk’ün haklı davasına katkı sağlamaya davet ediyoruz. Tehcir kararı alıp, uygulayan paşalarımızın ruhları şâd olsun. Şanlı tarihimiz ile gurur duyuyoruz. Tarih göstermiştir ki asil Türk milleti kadına, çocuğa, yoksula, düşküne ve masuma zarar vermemiştir. Azerbaycan-Ermeni çarpışması sırasında kaleme aldığım bir şiirin, seslendiğim dizeleri ile sizlere veda etmek istiyorum. Esen kalın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Elektronikçi esnafından muafiyet çağrısı

Dünya görsün Kerkük, Tebriz, Kırım’ı.

Vur Karabağ, görsün ermeniler soykırımı.

Ayrılan yollarımız çıkmıyor mu Turan’a?

Varınca şükredeceğiz kavuşturana.
Türkmen Serkan CENGİZ

KAYNAKÇA
Kütük, A. Eser, F. Yıldız, İ. Tatlı, H. (2015). 100. Yılında 100 soruda 100 yılın yalanı/ Ermeni Meselesi, ADANA

Cengiz, S. (2020). Irmağımız Çağlarken, Kitap At Yayınları, KONYA

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın