Suç kaynağı: AKP

Suç kaynağı: AKP

Üzeyir Lokman ÇAYCI

«Baskıları, hukuksuzlukları, anayasa ihlâllerini, ihmalleri ve zulmü kural haline getiren AKP yöneticileri Türkiye’yi ateşe sürüklüyorlar»

¤ Atatürk öldü. Barış kubbesinin Doğu sütunu yıkıldı. Artık evrende barışı kimse garanti edemez. Nitekim Avrupalı devlet adamları; O’nun 1930’da yaptığı uyarı ve tavsiyeleri dinlememiş ve dünyayı 1939 yılında ikinci büyük savaş felâketinin içine sürüklemişlerdir.

Sanerwin
Fransız Gazetesi

 

Devlet adamlığı sorumluluğundan uzaklaştıkça onların çelişkileri bir bir ortaya çıkıyor!

 

¤  07 Ağustos 2012 tarihinde Fatih Altaylı’nın sunduğu Teke Tek programında konuşan HEPAR Genel Başkanı Osman Pamukoğlu’ndan çarpıcı sözler: : Hakkari elimizden çıktı!

Bu sözlerin, bu ifadenin sahibi dikkat buyurun Türk Ordusuna şerefle hizmet etmiş, Sümerbank’ın satışında imzası olmayan, Ordu mensuplarının tutuklanmaları için emir ve talimat vermeyen, Türk ordusunu, Türk Milletini, Türklüğü, Türk Bayrağını, millî bayramları, milliyetçiliği tartışılır hale getirmeyen, dünyaya rezil etmeyen,  Dış güçlerin BOP projelerine Eşbaşkanlık yapmayan, millete, ordu mensuplarına hakaret etmeyen, şehitlere kelle demeyen, analara, çiftçilere dil uzatmayan, küçük çocukların ümüklerini sıkmayan, adaletsizliklerle – haksızlıklarla mücadele eden, insanları ve vatanını seven, kul haklarına riayet eden, yaptığı görevin, konuştuğu sözlerin haklarını veren, dürüst, stratejik ve askerî kuralları çok iyi bilen,  devleti ve milleti için canını feda edebilecek bir yüreklilikte olan emekli bir Tümgeneral…

 

HEPAR Genel Başkanı Osman Pamukoğlu’nun ifadelerini doğrulayan itiraflar

 

¤  07 Ağustos 2012 tarihli «Yüksek güvenlikli karakolların yapımı ne durumda?» başlıklı gazete haberleriyle Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar tarafından yapılan 5 maddelik bir açıklamada «Terör saldırısı riski» karakol yapımına engel olarak açıklandı.

«Böylece açık açık terör karşısında çaresiz bir iktidar görüntüsü resimlendi!»

 

¤  26 Ağustos 2012 tarihinde de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın «Hakkari’de Petrol Bulduk, Terör yüzünden çıkaramıyoruz» itirafı gazetelerde yer aldı

«Böylece açık açık terör karşısında çaresiz bir iktidar görüntüsü resimlendi!»

 

¤  09 Ağustos 2012 tarihinde gazetelere yansıyan haber başlığı ise «Recep Tayyip Erdoğan HEPAR Genel Başkanı Osman Pamukoğlu’na  hakaret etti!» şeklinde idi. Halbuki bizzat bölgenin güvenliksiz olduğunu AKP’li bakanlar ve çevre halkı açık açık dile getiriyorlardı. Devletin bütün gücünü ellerinde bulunduranların çok acı, çok açık itirafları acaba bunu dillendirenlere hakaret edilerek örtülebilir miydi? Asla. Bu konuların ve benzerlerinin ibret vesikaları olarak, dayanaksız, hassasiyetleri olmayan, strateji tanımayan, ülke menfaatlerini unutmuş, milletten kopuk, «düşman üreten, çok düşündürücü ve tehlikeli dış politikalarla vakit öldüren» AKP politikalarıyla daha vahim olaylara, daha kötü, milleti incitecek sorunlara sebep olacağı görülüyor!

 

¤ Kalem Sûresi, 10, 11, 12, 13, 14. Âyet : (Resûlüm)  Alabildiğine yemin eden, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan lâf götürüp getiren, iyiliği hep engelleyen, mütecâviz, günaha dadanmış, kaba ve haşin, bütün bunlardan sonra bir de soysuzlukla damgalanmış kimselerden hiçbirine, mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.

 

AKP’li yöneticiler tarafından Türk ordusu üzerinde Yargı organları kullanılarak oynanan siyasi oyunlar kaos üretmeye başladı ! AKP yöneticileri ektiklerini biçmeye başladılar!… Olan millete oluyor… Onlar ise  gelişen olayları, ihmallerini, suçlarını, hukuksuzluklarını örtmek ve gizlemek için ellerinden ne geliyorsa yapıyorlar! : Kendilerine çeki düzen verme yerine, kaba sözlerle, haşin görüntülerle, günahları kendilerine sığınak yaparak,  sansür uygulayarak, baskılarla, iletişim vasıtalarını susturmaya yönelik çarelere başvuruyorlar!

 

Girişimi olmayan, yapılmamış darbe iftiralarıyla tutuklananlar kimler ? : «Türk ordusunun kahraman subayları…» Tutuklayanlar tutuklatanlar, kendi tabirleriyle yargıya talimat verenler kimler : «AKP yöneticileri !»

 

Bir başka ülkenin görevlisi, yani bir başka ülkenin projelerine eşbaşkan olan bir AKP’den olumlu, millete huzur veren, ihlaslı hizmet bekleyemezsiniz…

 

Ben size daha önce ne demiştim ? : «AKP yöneticileri ülkenizde dışa bağımlı, kontrolsüz bir iç ve dış siyasetle sizi istemediğiniz olayların içlerine sürükleyecekler. Bu sebeple kefenlerinizle dolaşın…»

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  SIR KÂTİBİ İDRİS SABİH BEY

Bu arada bir hususu daha hatırlatmaktan geçemeyeceğim : Bundan böyle «Eğer ömrünüz yeterse, bir ihmal, bir ihlâl veya bir trafik kazası süsüyle hayatınızı kaybetmezseniz,  gözyaşlarınızı silmek için mendillerinizi de yanınızdan eksik etmeyin !»

 

Ben her hizmet alanında ölenlere günahkâr olmamak için şehit diyemiyorum. Çünkü bugünkü yöneticileri seçenler, 10 yıl süre ile iktidarda tutanlar, dolayısıyla düşmanı dost gibi kucaklayanları koskoca bir ülkenin başına getirenler, kendi çocuklarınızı ehli olmayan, dış güçlere bağlı kişilere teslim edenler, bu behtemsiz siyasi kadrolara güvenenler sizlersiniz… Yani bile bile kendilerine felaket hazırlayanlar, suçlu insanları alkışlayanlar, mıllî bayramlarımızı yasaklayanlar karşısında suskun kalanlar sizlersiniz. Şehitlik Cenab­-ı ALLAH’ın (C.C.) kendi yolunda ölenler için verdiği bir mertebedir. Yani Cenab­-ı ALLAH’ın (C.C.) rızasını kazanma yolunda meydana gelen ölümler şehadet sebebidir.

Çocuklarının ve ailesinin rızkını kazanmak için yollara düşen bir kişinin  bu yolda ölmesinin dahi Cenab­-ı ALLAH’ın (C.C.) rızasını kazanma yolunda olduğunu biliyoruz. Emperyalist güçlere hizmet  etme yolunda bulunanlara, dinî gerçeklerden kopmuş ama dini istismar eden siyasi kadrolara hizmet etmek şehadet sebebi olamaz ! Aklınızı başınıza toplayın.

 

Alma mazlumun ahını gelir aheste aheste !

 

Emperyalistler tarafından görevlendirilen, onlardan talimat alarak ülke yöneten AKP yöneticileri bütün kurumları bu istikamette aldikları emirlerle tanınmaz hâle getirdiler. Bugün Türkiye’de AKP ile hürriyet yok, demokrasi yok, hukuk yok, adalet yok, özgürlük yok, güven yok, hizmet yok, dış güçlere teslimiyet var, karanlık bir gelecek var…  Anayasa ihlalleri zirvede, AKP yöneticileri 3 yılı aşan bir süre geçmesine rağmen 22.08.2009’dan beri bana «bize karşısın diye memur emekli maaşımı vermemekte» direniyorlar. Bu zihniyet sizi bu halleriyle Müslüman gorünerek aldatıyorlar. Unutmayın, bu kişilerin bana ve benim gibi olanlara reva gördükleriyle hangi sebeplere takılıp ne gibi manevî karşılıklar alacaklarını inşallah yakında hep birlikte göreceğiz !

 

AKP yöneticilerini iktidarda tuttuğunuz sürece her meydana gelen olay, ölüm, Rahmanî değil… AKP yöneticilerinin tavizkâr ilişkileriyle Emperyalist ajanlar ülkenizde cirit atıyorlar. Irak’ta olan patlayıcı dolu kamyonlarla gerçekleştirilen katliamlar ülkemize de sıçradı. Bu tür olayları ülkenizde de göreceğinizi aklınizdan çıkarmayın… Sınırlarınız artık güvende değil…Bu kuşatmalar altında, hür değilsiniz. Size yapılan kotülükler propaganda yollarıyla iyilik ya da güzellik gibi gösteriliyor. Kalplerinizi kilitleyen maddî ve materyalist unsurlar kültür emperyalizminin ve siyasî terör unsurlarının etkileriyle adeta sizin düşünme melekelerinizi imha ediyor. Siz irdeleme, sorgulama hassasiyetlerinizi kaybederek şerri alkışlar hale dönüştürüldünüz!

Boyle bir ülkede ibadetlerinizin dahi geçerli olamayacağı şüphesi üzerine konuşan ilim adamları dahi var!

 

Ama bütün bunlara rağmen, AKP yöneticileri emperyalist ülkelerden aldıkları talimatlarla ordunuzu güvensiz hâle getirecekler, hiyerarşik duzenini alt üst edecekler, disiplin açısından sarsacaklar, öyle ki balyoz davasında daha önce plan seminerlerine katıldıkları sebepleriyle tutuklanan kahraman subayların (güvenlik konusunda ilerlemelerine, bilgi sahibi olmalarına engel olacak şekilde) gerekçe göstererek, ilerde biz de tutuklanabiliriz diye korkudan plan seminerlerine, raporlarla, mazeretler uydurarak  katılmamalarına sebep olacaklar, ordumuzun kahraman subaylarını hukuksuz bir şekilde, gerekçe göstermeden, yargı kararları bulunmadan emekli edecekler ; bütün bunlara seyirci kalıp suskun kalacaksınız. Sonra bu hazin görüntü altında AKP’li yöneticiler tarafından dengesi bozulmuş bir orduya çocuklarınızı teslim ederek bu haldeki orduda vatan savunması yaptıklarını düşüneceksiniz… Ve çocuklarınızın şehit olduğunu düşüneceksiniz?

Bu haliyle AKP yöneticileri tarafından baskı altında tutulan, kendi mensuplarını dahi savunamaz hale getirilen bir ordu, terörle mücadele edemez, vatan savunması yapamaz. Ancak kaoslara sebep olur, problem üretir. Zaten dış güçlerin istediği de, beklediği de budur.

 

Askeri bir hizmet alanında 25 gencecik çocuğumuzun helâk olduğu bir olay oluyor… Orman Bakanı, hakim veya savcı edasıyla, askeri bir konu üzerine, hiç ilgisi bulunmadan,  ilmî, hukukî dayanakları olmadan olayın hemen ardından büyük bir telaşla bunun kaza olduğunu açıklıyor. Ve bize Amerika’yı, Avrupa ülkelerini, Güney Kıbrıs’ı örnek olarak göstermiyor : Bizi aptal yerine koyarak Hindistan ve Pakistan’dan söz ediyor ! Bizim Hindistan ve Pakistan’a benzemediğimizi yakında Cenab-ı ALLAH (C.C.) onlara en ince hatlarına kadar gösterecek, ben buna inanıyorum.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  VAN  KATLİAMI 21 NİSAN 1915

 

Bir kaç konu ile olayı irdelemek

 

Olayın zamanlaması, içinde bulunduğumuz siyasî – askerî, sosyal, psikolojik durum, butün komşu ülkelerle bağlarımızın bilinerek, istenerek, stratejik hassasiyetler, güvenliğimız, bütünlüğümüz, ulusal çıkarlarımız düşünülmeden koparılması… Düşmanlar üretilmesi…

 

Cephanelik yerleşim bölgesinde bulunan bir bölgeden, yine yerleşim bölgesine yakın bir bölgeye böyle bir zamanda (Suriye ile savaşın, gerginliğın, üçüncü dünya harbinin Türkiye’den çıkarılacağı gibi konular konuşulurken) neden taşındı? Böyle olayların olabileceği varsayımı üzerinde hiç düşünüldü mü?

 

Neden gündüze denk getirilebilecek bir şekilde iki yer arasindaki taşıma ve depolama süreleri ölçülü bir zamana sığıştırılmadı? Ordu üzerinde oynanan oyunların, sahte belgelerin, Turk Silahlı Kuvvetlerini güvenilmez bir kurum olarak yansıtma istekleri ve projelerinin bu olay üzerindeki etkileri oldu mu? Olay bir sabotaj mı?

 

AKP yöneticileri derhal istifa etmelidirler!

 

AKP yöneticilerinin Amerikan çıkarları için çalıştıkları bu yönde iyice konsantre oldukları, bu ülkeye hasta yataklarından dahi pijamalı sizin ve projelerinizin yanındayız mesajlarını verme gayretleri gizlenmiyor… Bu yansıma batı basınında,  batıda yayınlanan karikatürlerde de açık açık görülüyor. Bu taviz dolu siyaset ya da teslimiyet, ülkemizde bir çok Amerikan üssü kurulmasina ve Malatya’da füze kalkanı kurulmasına  izin veren zihniyet bakalım hangi olayları körükleyecek? (Irak nasıl kan gölüne çevrildiyse, bu hâlâ devam ettiriliyorsa, bu kez Türkiye de kan gölüne çevrilecek… Uyanın!)

 

Bugün biz Türkiye ve Türk Milletinin çıkarlarına hizmet etmeyen yöneticilerle,  yandaş gazetecilerle, yazarlarla, siyasetçilerle, iş adamlarıyla karşı karşıyayız! Bayram düşmanlıği, bayrak düşmanlığı, Türk düşmanlığı, Atatürk düşmanlığı, Subay düşmanlığı, sevgi – kardeşlik ya da dostluk düşmanlığı, Alevî düşmanlığı, AKP’li olanlar AKP’li olmayan seviyesinde yapılan ayırımcılıklar, bölücülükler dikkat edin demokratik açılım, siyasî açılım söylemleri altında kaosu körükleyici unsurlar olarak karşımıza çıkarılıyor!

 

Bizim 25 gencecik insanımızı kaybettiğimiz bir zamanda Genel Kurmay Başkanlığı koltuğunda oturan bir kişinin Afyon Valisi’nin zamansız, yersiz, acılı bir zamanda verdiği sucuk, lokum, halı gibi hediyeleri ben bizzat, hem de ağır bir dille, askere yakışır bir şekilde reddetmesi gerektiğini düşünenlerden biriyim! Yine bizim 25 gencecik insanımızı kaybettiğimiz bir zamanda bir AKP’linin olay bölgesinde yani Afyon’da düğün yapması onların acilar üzerinde dans ettiklerini gösteriyor! Uyanın!

Tıpkı bir Genel Kurmay Başkanımızın tepki göstererek, Turk Ordusunun Mensuplarına hakaretlerin yapıldığı  bir dönemde istifa ettiği,  anlamlı olarak bırakılmış bir görevi, bir makamı,  kendisine teklif edildiği an reddetmesi gerektiğini düşündüğüm gibi düşünüyorum. Askerlik bizim ruhumuzda, gönlümüzde, kalbimizde «vatan sevgisi, vicdan, onur ve kahramanlık» olarak yer bulur. Aksi halde bu dört onurlu vasfı üzerinde taşıyamayanlara şüphe ile bakılır!

 

O halde kendimize dönelim, hangi noktada durduğumuzu, durdurulduğumuzu, dışımızda sahnelenen çirkin senaryoları farkederek, kimlerin, hukuksuz talimatları altında eritildiğimizi görelim!

Daha önceki ifademi tekrarlıyorum : «Hayat ölmeye değer küçülmeye değmez»

 

Çocuklarınıza sahip çıkın!

AKP zihniyetleriyle 5 yaşındaki çocuklarınız da hedefte… Onların pedagojik, psikolojik gayretten uzak 4+4+4 projeleri de problem üretecek. Çocuklarınıza bilhassa büyük şehirlerde sağlık, güvenlik vb. sorunları yaşatacaklar… Yani çocuklarınız kaza geçirecek, yaralanacak, yanacak, sakat kalacak, ölecek, kaybolacak, kaybolduktan sonra bulunamayacak, dövülecekler… yabancılaştırılarak sizden koparılacaklar. (5 yaşındaki çocuğunuz bugün olduğu gibi, 10 yıl sonra dindar bir genç olarak değil, sorunlu, dengesiz, kindar, size silah çeken, sizi yaralayan, öldürmekten çekinmeyen bir genç olarak karşınıza çıkarılacak…) Sonra tepkiler arttıkça, vatansever yazarlara, gazetelere veryansın edecekler, sizi yine propagandalarla fos örnekler vererek,  pişkinlikle hiçbir şey olmamış gibi işin içerisinden sıyrılacaklar.

Unutmayın AKP problem üretmek için var!

Susmayalım!

 

Paris, 09.09.2012

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın