DOLAR 9,5848-0.19%
EURO 11,1400-0.5%
ALTIN 556,490,55
BITCOIN 6069303,24%
Adana
25°

AZ BULUTLU

05:54

İMSAK'A KALAN SÜRE

Süs Bitkileri Yetiştiriciliği

Süs Bitkileri Yetiştiriciliği

ABONE OL
31 Ağustos 2019 21:18
Süs Bitkileri Yetiştiriciliği
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bardak menekşe (Gloxinia)

Botanik Adı: Sinningia speciosa
Sinonimi: Gloxinia speciosa
Familyası: Gesneriaceae
Vatanı: Brezilya

Tanımı: Yaprakları tüylü, iri veya küçük; çiçekleri çok değişik renklerde, kadife gibi tüylü ve borazan şeklinde-dir.
Diğer Türleri: Doğada 20 türü bulunan Sinningia cinsinin süs bitkileri yetiştiriciliğinde önemli olan tek türü S. speciosar17;dır.

bardak menekşe

YETİŞME İSTEKLERİ

Sıcaklık: Dinlenme döneminde 12-16 oCr17;de muhafaza edilmesi gereken yumrular 21 oCr17;de sürmeye başlarlar. Bitkinin en düşük büyüme sıcaklığı 18 oC, yazın en yüksek sıcaklık 23 oCr17;dir.

Orantılı Nem: Yüksek orantılı nem (% 75-80) ister.

Işık: Yarı gölge yerleri severler. Özellikle çiçekli halde iken doğrudan güneş ışığı alan yerlerde bulundurulma-malıdır.
Saksı Harcı: Yumrular Şubat ayında nemli turbaya dikilmeli, sürmeye başlayınca John Innes saksı kompostu No. 2r17;ye alınmalıdır. Ayrıca, hacim olarak 3 kısım tınlı toprak, 1 kısım turba, 1 kısım yanmış ahır gübresi ve 1 kısım kumun karışımından elde edilen harç da kullanılabilir. Bir başka harç ise, yine hacim olarak eşit miktarlar-da tınlı toprak, turba, yaprak çürüntüsü ve kumun (veya perlitin) karışımından oluşur.




ÜRETİM TEKNİĞİ

Esas üretim tarzı tohum ile olmasına karşın, yaprak ve sürgün çelikleriyle de üretilebilirler. Tonum ekimi, John Innes tohum kompostuna Şubat-Mart aylarında yapılır. Çimlendirme ortamı olarak hacim olarak eşit miktarlarda ince turba ve orman toprağı karışımına az miktarda kum eklenmesiyle hazırlanan harç da kullanılabilir. Ekim kasaları 20-22 oCr17;de ve orantılı nemi yüksek bir yerde muhafaza edilir. Sulamanın alttan kapillarite yoluyla yapılmasına dikkat edilmelidir. Bu koşullarda tohumlar 2-3 hafta içerisinde çimlenirler.

Önce kasalara, 4-5 hafta sonra 8 cmr17;lik saksılara şaşırtılan fideler 30-40 gün sonra 12 cmr17;lik saksılara alınırlar. Çelikle üretme, 5-7,5 cm uzunluğundaki dip sürgünlerinin yumrudan da bir parça alarak Mart veya Nisan başında ayrılması suretiyle olur. Yaprak çelikleri ise Haziran-Temmuz aylarında alınır. Alınan çelikler hacim olarak eşit miktarlarda turba ve kum karışımına dikilirler. Ortam sıcaklığı 21 oC dolayında tutulursa 3-4 hafta içerisinde köklenme gerçekleşir.

bardak menekşe 181

BAKIM ÖNLEMLERİ

Saksı Değiştirme: Her yıl Şubat-Mart aylarında yapılır.

Gübreleme: Mart-Mayıs ayları arası haftada bir kez 2 g/l kompoze, Haziran-Ağustos ayları arası ise 2 haftada bir kez 2 g/l potasyumca zengin kompoze gübre verilir.

Sulama: Bitkiler çiçeklenme süresince (Mayıs-Eylül ayları arası) kireçsiz su, olanaklı ise yağmur suyu ile bolca sulanmalı, ancak yapraklara su püskürtülmemeli ve sulama yaparken yaprakların ıslanmamasına özen gösteril-melidir. Sonbaharda verilen su azaltılarak yaprakların sararması ve dökülmesi sağlanmalıdır.




Ekimr17;den Ocakr17;a değin dinlenme dönemi boyunca bitkilere çok az su verilmelidir. Dormant yumrulara Şubat ayından itibaren yeniden su verilmeye başlanır.

Budama: Kuruyan, çürüyen yaprak ve çiçekler (saplar ile birlikte) kesilip uzaklaştırılmalıdır.

Hastalıklar ve Zararlılar: Önemli hastalıkları Virus, Kök Çürüklüğü, Soğanımsı gövde çürüklüğü (Pythium ve Thielaviopsis tarafından oluşturulur), Külleme ve Kurşuni Küf; zararlıları ise Kırmızı Örümcekler, Yaprak bitleri ve Unlu Bitlerr17;dir.

Kasımpatı 2    

Kasımpatı / Chrysanthemun / Chrysantheme / Chrysanthème / Chrysanthemum / Krizantem / Margarit) 

Vatani Çin, Japonya olan park ve bahçelerde yetistirilen güzel çiçekleri olan süs bitkileri. Sonbahardan kisa kadar çiçek açar. Saridan kirmiziya kadar çesitli renklerde iri ve katmerli çiçekleri vardir. Büyüklükleri ve sekilleri türlerine göre farklidir.
Türkiyer17;de yetistigi yerler; Ege, Akdeniz, Marmara bölgesi.
Kullanildigi yerler: Balkanlarda yetisen ve Chrysanthemum cinerariae folium adi verilen türündan, böcek öldürücü ilaç yapilir.

Kasımpatı 3

Kasımpatları kasvetli ve çiçeksiz sonbahar bahçelerini canlı renkleriyle adeta bir yaz şölenine çevirirler.Uzak Doğu kültüründe önemli bir yeri olan bu çiçek bizde de öteden beri çok sevilir.

Bitki birbirinden farklı yüzlerce çeşide sahiptir.Kalıcı ve yıllık türleri vardır.Yetiştirilmesi gayet kolaydır.Genellikle çeliklerinden veya kök sürgünlerinden çoğaltılır.Tohumla yetiştirilen cinsleri de vardır.

Bahçede güneşli ve rüzgar almayan bir yere dikilir.Bitki yaz boyunca düzenli sulanır ve beslenir.Sonbaharda uzun boylu ve iri çiçekli olanları desteklenir.Çiçekler bittikten sonra bitki toprak hizasında kesilir.Üzerine biraz kuru ot veya gübre konursa kökler soğuktan etkilenmez.

Saksıda yetiştirmek için küçük çiçekli ve kısa boylu olanları daha uygundur.Çoğaltmak isteniyorsa İlkbaharda bitki sürmeye başlayınca kök sürgünleri dikkatle ayrılıp dikilir.

Kasımpatı 4

Kasımpatı suda haftalarca dayanır.Topladığınız veya satın aldığınız kasımpatlarının iyice açmış olmasına dikkat edin.Tomurcuklar suda açmayabilir.Vazo suyuna konacak birkaç damla çamaşır suyu bakterial gelişimi önleyecektir.

Koltuk alma işlemi kesme pat yetiştiricilliğinde uygulanır.Böylece yan dal, sürgün gelişimi önlenir.Bitki tek sap üzerinde boy yapar. Saksılı krizantemlerde ise uç alınır ki yan sürgün versin, dallı, kompakt bitkiler elde edilsin.Tepe sürgünün ucu mümkün olduğunca kısa kesilip dallanarak gelişmesi teşvik edilir.

Koltuk alma, bitki gövdesi ile ana yaprakların birleştiği yerden çıkan sürgünlerin koparılmasıdır.

Saksıdaki krizanteminiz muhtemelen torf ağırlıklı bir harca dikilidir. Bu yüzden sık sulamanız gerekecektir.

Saksılı yetiştiricilikte her saksıya genelde 5 tane köklü çelik dikilir.Tek bitki zayıf olur. Sizin kısa keslmiş gövdeler dedikleriniz muhtemelen geçmiş bitkilerdir.Göz ihtiva ediyorlarsa yeniden sürebillirler.

Yaz aylarında yüksek sıcaklar kör tomurcuk teşgiline neden olabilir.Yani bitkinin tomurcukları çiçek açmaz.

Krizanteminize yaprak bitleri bayılacaktır haberiniz olsun. Kimyasallarıkullanmak istemzseniz ev yapımı ilaçlar köşemize bir uğrayın.

Bahçeye dikebilirsiniz hiç sakınca yok.Köklerinin yüzlek olması hastalık değildir. Zaten saçak köklü bir bitkidir.




4161101066_a631ffa3ef

Botanik Adı: Cactus
Türkçe Adı: Kaktüs
Familyası: Cactaceae

Vatanı: Kaktüslerin anavatanı Amerika kıtası ve yöresindeki adalar olup, en çok kaktüs türüne Meksikar17;da rastlanmaktadır.

Tanımı: Kaktüs adı Yunancar17;da r0;dikenli bitkir1; anlamına gelen r0;kaktosr1; kelimesinden gelmektedir. Yaprakları hemen hemen kaybolmuş, bunların yerini dikenler almıştır. Gövde genelde dilimli, köşeli, kıvrımlıdır. r0;Areolr1; adı verilen kadife tüylü diken dipleri en belirgin özelliğidir. Çiçekleri güneşi yansıtmak için saten gibi parlak, kısa ömürlü, maviden başka her renktir.

Bitkiler dünyasında tümüyle ayrı bir yapıya ve güzelliğe sahip olan kaktüslerin bilinçli şekilde yetiştirilmeleri, onlara emek veren kişilere çok zevkli anlar yaşatabilir. Birbirinden çok farklı yapı, görünüş ve umulmadık derecede renkli, güzel çiçekleriyle gerçek süs bitkisi niteliği kazanan kaktüslere, etli bitkiler (succulents) adı da verilmiştir.

c286ca404183b82dd7e90b08afc95fb3
Amerika kıtasının kızgın çöllerinde son derecede sıcak güneş ışınları altında kuru rüzgârlara göğüs geren, gece ve gündüz ısı değişimi altında yaşamını sürdüren kaktüsler vardır. Böylesine zor koşullar altında yaşayabilen kaktüslerin yaşam gücünü diğer bitkilerle kıyaslamak mümkün değildir. Yapılan araştırmalara göre, kaktüsler bu tür ağır koşullara ve 60 C’a varan sıcaklığa kadar dayanabilmektedir. Bu dayanaklılıkları, üzerlerinde bulunan tüy ve dikenlerin doğrudan gelen yakıcı güneş ışınlarını yansıtan, hafifleten ve etkilerini önleyen koruyucu rollerinden kaynaklanmaktadır.

Kaktüslerin en önemli özelliklerinden biri de, yaşamı için gerekli olan su toplamını kendi bünyelerinde depolayarak kuruda kaldığı zaman bu yedek sudan yararlanabilmeleridir. Bu tür bitkiler hafif bir yağmur ya da gece düşen çiğden bile yararlanarak en küçük fırsatları bile kullanmayı bilmektedir. Diğer önemli özellikleri, kaktüslerin bünyelerinde depo ettikleri suyu oksidasyon işlemine sokarak kendi beslenmelerine yararlı olarak şeker dengesini sağlayabilmeleridir. Kısaca, kaktüsler hangi şekilde olursa olsun yaşam koşullarındaki değişikliklere uyum göstermesini en iyi bilen ve bu yetenekleriyle yaşamlarını sürdürmeyi sağlayan bir bitki grubunu oluştururlar.

wpid-jardineros-b

Diğer Türleri: Doğada 5.000 türü bulunan Cactaceae familyasını 3 altfamilyaya ayırmak ve bu altfamilyaları oluşturan önemli cinsleri şu şekilde sıralamak olanaklıdır.

1. Altfamilya: Peireskioideae (ince ve uzun, çoğu hala yapraklı kaktüsler): Peireskia.
2. Altfamilya: Opuntioideae (gelişme noktalarından sürgün veren, yassı veya sütunumsu kaktüsler)puntia.
3. Altfamilya: Ceroideae (diğer top ve sütun formlu kaktüsler): Aporacactus, Astrophytum, Cephalocereus, Cereus, Chamaecereus, Echinocactus, Echinopsis, Epiphyllum, Ferocactus, Mamillaria, Melocactus, Notocactus, Rebutia, Rhipsalidopsis, Trichocereus, Zygocactus.

1-YETİŞME İSTEKLERİ

A-Sıcaklık: Büyüme ve çiçeklenme dönemlerinde sıcağı çok severler. Kışın birçok kaktüs türü 6-10 oC arasında sıcaklığa gereksinim gösterir. Daha ılık iklimlerde yetişen bazı türleri ise sıcaklığı 10-15 oC olan yerlerde bulundurulur. Ancak, kaktüslerin iyi bir şekilde çiçeklenebilmeleri kışın su verilmeden aydınlık ve serin bir yerde tutulmaları ile sağlanır.

B-Orantılı Nem: Kuru havayı severler. Dolayısıyla % 50-60r17;lık nem yeterlidir.

C-Işık: Etli bitki ve kaktüs türlerinin her birinin ışıkla ve güneşle ilişkileri birbirinden farklıdır. Bazı türler doğ¬rudan güneş ışıklarına dayanabildiği halde, bazıları gölgede kalmayı isterler. Doğrudan güneş ışığına da¬yanabilen, kızgın çöllerdeki doğanın en acımasız sı¬cak ve kuraklığında yaşayabilen türler olduğu gibi, bir kısım bitkiler güneşten sanki korkar gibidir. Sıcaklığın verdiği ağır ortam içinde bitkinin su gereksinimi fazla olur. Genel olarak kaktüsler aydınlık ve güneşli yerleri severler. Eğer iç mekanlarda bulunduruluyorlarsa, güneşe bakan pencere önleri en uygun yerlerdir. Uzun süre yoğun gölge yerlerde bırakılan kaktüslerin yeni çıkan sürgünleri anormal uzamaya başlar ve renkleri açık yeşil, giderek sarıya dönüşür. Bitkiler kışın daha az aydınlık yerlerde tutulabilir. Kışı gölge yerlerde geçiren kaktüsler, İlkbaharda güneşe birdenbire değil, alıştırılarak çıkarılmalıdır.

D-Saksı Harcı: Kumlu, süzek toprakları severler. Yeterli havalanma ve drenaj sağlayabilmek için karışımların en az 1/6r17;sı kaba dişli kumdan oluşmalıdır. Genel olarak kaktüs yetiştiriciliğinde kullanılan saksı toprakları hacim olarak 1 kısım tınlı toprak, 1 kısım yaprak çürüntüsü, 1 kısım kaba dişli kum ve 1 kısım odun kömürü, tuğla veya saksı kırığının karışımıyla elde edilmektedir. Ayrıca, hacim olarak eşit miktarlarda tınlı toprak, yaprak çürüntüsü, kaba dişli kum ve yanmış ahır gübresinin karışımından oluşan harç da kullanılmaktadır. Bazı kaktüslerin büyütülmesinde ise 1:1:1 veya 2:1:1 oranlarında perlit, turba ve yaprak çürüntüsünün karışımından yararlanılmaktadır.

2-ÜRETİM TEKNİĞİ

Kaktüsler hem Generatif (tohum ile), hem de vejetatif (çelik, aşı, ayırma ile) yöntemlerle üretilebilmektedir. Uygulamada vejetatif üretim daha kullanışlıdır. Ancak, fazla miktarda üretim söz konusu olduğunda, tohumla üretim yöntemi yeğlenir.

A-Tohum ile Üretim: Tohumlar genellikle 1 yıl bekletildikten sonra ekilir. Ancak Epiphyllum (Atlas Çiçeği) ve Zygocactusr17;un (Yılbaşı Çiçeği) tohumları taze iken ekilmelidir. Çimlenme süresini kısaltmak için, iri ve sert kabuklu tohumlar ekimden önce suda ıslatılır veya mekaniksel yollarla aşındırılır. Ekim İlkbaharda (Mart-Nisan aylarında) yapılır. Tohumların çimlendirilmesinde, hacim olarak eşit miktarlarda orman toprağı, turba ve kumun karışımından oluşan harç kullanılabilir. Bu karışıma bir miktar odun kömürü tozu eklenmesi yararlıdır. Tohumlar, yine hacim olarak eşit miktarlarda yaprak çürüntüsü, dişli dere kumu ve odun kömürü karışımına da ekilebilir-ler. Çimlendirme ortamının yüzeyine 3-4 mm aralıklarla ekilen tohumların üzerleri kendi irilikleri kadar harç tabakası ile örtülür. Çok ince tohumların üzeri örtülmez, düzgün bir tahta parçasıyla hafifçe bastırılır. Ekim işi bittikten sonra tohum yastığı süzgeçli kova ile sulanır ve üzeri camla örtülür. Kaktüslerin çoğu ışıkta çimlendiklerinden, yastık veya kasalar aydınlık bir yerde bulundurulur. Çimlenme süresince ortam aynı şekilde nemli kalmalı; sıcaklık gündüz 20-30 oC, gece ise 18-20 oC dolayında tutulmalıdır. Kaktüs cinslerine bağlı olarak çimlenme 4 gün ile 1 yıl içerisinde olur. Sözgelişi, Rebutia cinsi kaktüslerde çimlenme 4 gün içerisinde gerçekleşmektedir. Fideler birbirine değinceye değin tohum yastığında bırakılmalı, daha sonra köklerine zarar vermemeye özen göstererek başka kasalara şaşırtılmalıdır. Genç bitkiler 1 veya 2 yıl sonra küçük saksılara alınırlar.

B-Çelik ile Üretim: Çelikler olgunlaşmamış sürgünlerden tepe çeliği tarzında ve büyüme dönemi içerisinde (Haziran-Eylül ayları arasında) alınırlar. Kesim işi keskin bir bıçakla kuru ve güneşli bir havada yapılır. Köklerin yanlardaki diken diplerinden çıkmasını önlemek için çeliklerin alt kısımları konik bir şekilde yontulur. Hazırlanan çelikler yara yerinin kuruması için sıcak, gölgeli ve havadar bir yerde 2-3 gün bekletilir. Kesim yeri tümüyle kuruyan çelikler, köklendirilmek üzere bir miktar odun kömürü tozu ile karışık dişli dere kumu veya perlit içerisine dikilirler. Köklendirme ortamı olarak, eşit hacimlerdeki turba (veya yaprak çürüntüsü) ve dişli kumun karışımından oluşan harç da kullanılabilir. Çelikler uzun ise sallanma ve devrilmeyi önlemek için bir çubuk ile desteklenmelidir. Dikilen çeliklere su verilmemeli, sık sık su püskürtülmelidir. Bu koşullarda çelikler 10-15 gün ile 1 yıl içerisinde köklenirler. Kökler 2-3 cmr17;lik bir uzunluğa erişince, köklenme yastığından alınarak normal kaktüs harcına dikilirler. Bu durumda yine kısıtlı su vermeye devam edilir.

C-Aşı ile Üretim: Bu üretim yöntemi, köklerinin duyarlılığı nedeniyle nemli toprakta uzun süre kalmaları halinde çürüyebilen; özümleme olayını gerçekleştiren yeşil renkten yoksun oluşları nedeniyle kendi kendilerine yaşaya-mayan; az veya çok yavaş büyüyen kaktüs türlerinde uygulanmaktadır. Aşı ile üretimde anaç olarak kökleri duyarlı olmayan ve hızlı büyüyen Cereus türleri seçilir. En çok yeğlenenler Eriocereus jusbertii, Trichocereus spachianus, Trichocereus pachanoi, Cereus peruvianus ve Myrtillocactus geometrizansr17;tır.

Aşılamada ilke, anaç ve kalem olarak seçilen iki kaktüsün ana damarlarının bir veya birkaç yerinden birbirleriyle kaynaşmasıdır. Aşılama için en uygun zaman kaktüslerin büyümeye başladıkları dönemdir. Sıcak havalarda yapılan açıların tutma şansı daha yüksektir. Her iki kaktüsün birbiriyle kaynaşması, 2-3 gün ile birkaç hafta arasında değişir. Anaç olarak kullanılacak kaktüsün aşılanacak kısmı en az 3-4 aylık, en çok 2 yıllık olmalıdır.

Anaç kaktüs temiz ve keskin bir bıçak veya jiletle uygun yerinden kesilir. Tepesi düzgün olara kesilen anacın kenarları da, kuruyup büzüldüğü zaman kalem olarak kullanılan kaktüse baskı yapmaması için eğik olarak kesilir. Kesim aleti temizlendikten sonra, aşı kalemi olarak kullanılacak kaktüs de alt kısmından kesilir ve kenarları alınır. Kesilen kısımların kurmaması için hemen kalem kaktüs anacın üzerine oturtulur ve bir iki kez çevrilerek arada kalan hava dışarı çıkartılır. Ana damarların herhangi bir noktadan birbirine değmesi sağlanır. Kaktüslerin damarları kaynaşıncaya değin temas halinde kalmalarını sağlamak için üzerlerine bir ağırlık konabilir. Paket yapmak için kullanılan lâstik bantlar gerilerek de istenen ağırlık sağlanabilir. Aşılama işlemi bittikten sonra bitki sıcak ve gölge bir yere konularak, saksı toprağı nemli tutulur. Bir veya iki hafta kadar sonra bağlantılar çözülebilir. Aşı tutan kaktüs 3-4 hafta sonra belirgin biçimde büyümeye başlar. Büyüme görülmez ise bitki yeniden aşılanabilir.

D-Ayırma ile Üretim: Bazı kaktüs türleri yavru oluştururlar. Bunlar kolayca koparılabilir, ancak ana bitkiden keskin bir bıçakla ayrılmaları daha uygundur. Yavruların en uygun ayırma zamanı Haziran-Eylül arası ve İlkbaharr17;dır. Yavru kaktüsler, içerisinde normal kaktüs harcı bulunan küçük saksılara alınırlar.

3-BAKIM ÖNLEMLERİ

A-Saksı Değiştirme: Yavaş büyüyen kaktüslerin saksıları 3-4 yılda bir, hızlı büyüyenlerin ise 2-3 yılda bir kez değiştirilir. Çok küçük saksılarda yetiştirilen kaktüslere ise, her yıl saksı değiştirme işlemi uygulanır. Saksı vr toprak değiştirme işlemi genellikle ilkbaharda (Mart-Nisan aylarında) yapılmalıdır. Saksısı değiştirilecek kaktüsler, köklerin zedelenmeden saksı duvarından ayrılmasını kolaylaştırmak için bir iki gün önceden hafifçe sulanırlar. Kılcal kökler hafifçe zedelendiği için, saksı değişiminden sonra bir hafta süreyle kaktüslere su verilmez. Su kaybını azaltmak için bitki gölge bir yerde bulundurulur ve ara sıra üzerine su püskürtülür. Yeni saksı eskisinin büyüklüğünde veya ondan bir boy büyük alınır. Daha büyük saksı kullanıldığı zaman, bitkinin sürgün gelişimi iyi olur, fakat çiçek açmaz. Kaktüsleri küçük seramik saksılara dikmek, onlara güzel bir görünüm kazandırır. Ancak, bu kapların büyük bir bölümünde akıtma deliği bulunmamaktadır. Eğer dip kısımda delik açma olanağı yoksa, birkaç küçük çakılla bir drenaj tabakası oluşturulur ve seramik saksılara ilke olarak daha seyrek su verilir.

B-Gübreleme: kaktüslere diğer iç mekân bitkilerinde kullanılan (sözgelişi N2O5:K2O oranı 6:4:6 olan) gübre karışımları verilirse, gevşek dokulu ve sağlıksız olarak büyürler. Bu nedenle kaktüslerin beslenmesinde kullanılan gübre karışımları daha az N, buna karşılık daha fazla P ve K içermelidir. Kaktüs gübrelerinde en uygun oran 4:7:9 şeklindedir. Kaktüsler gelişme dönemine rastlayan İlkbahardan Sonbahara değin (genellikle Mart-Ağustos ayları arası) haftada veya 15 günde bir kez 1-2 g gübre 1 lt su içerisinde eritilerek verilebilir. Dinlenme dönemlerinde bitkilere gübre verilmemelidir.

Genellikle gübrelemede şu kurallara uyulmalıdır:
* Bitkilerin uyku ve durgunluk döneminde bes¬lenmesine gerek bulunmaz,
* Hastalıklı bitkilere kesinlikle gübre verilmemeli¬dir.
* Henüz köklenmemiş bitkilere de gübre veril¬mez.
* Yeni saksılanmış bitkilere de gübre verilmez.
* Sulama, gübre verilişinden sonra yapılmalıdır. Aynı zamanda istenirse sulama gübreleme ile birlikte yapılabilir.

C-Sulama: Kaktüslere su verilmeye dinlenme döneminin bittiği Şubat-Mart aylarında seyrek olarak (yaklaşık 15 günde bir) başlanır. Ancak çiçeklenecek bitkilere tomurcuklar iyice irileşinceye değin su verilmemelidir. Yazın bitkiler 4-5 günde bir bolca sulanarak saksı toprağının suya iyice doyması sağlanmalıdır. Sıcak havalarda üzerlerine su püskürtülmesi yararlı bir önlemdir. Sonbaharda verilen suyu yeniden azaltılmalı, kışın (dinlenme ve tomurcuk oluşumu döneminde) ise özellikle soğuk yerlerde bulundurulan kaktüslere hiç su verilmemelidir. Çünkü, bitkiler bu dönemde su gereksinimlerini, gövdelerinde depoladıkları kendi özsularından karşılarlar. Ancak, Kasım-Şubat ayları arasında sıcaklığın 10 oCr17;den daha yüksek olduğu yerlerde bulundurulan kaktüslere ayda bir püskürtme ile çok az su verilebilir. En uygun sulama suyu pH derecesi 4,5-6,5 olan yağmur suyudur. Yağmur suyu sağlanamazsa, çeşme veya kuyu suları en az 24 saat dinlendirildikten sonra kullanılabilir.
D-Havalandırma ve Temizleme: Kaktüslerin bulundurulduğu yerler çok sıcak günlerde sık sık havalandırılmalı-dır. Böylece hastalık ve zararlıların olumsuz etkileri önlenebilir. Öte yandan, bitkilerin kirlenen kısımlarını sıvı sabun damlatılmış su ile temizlemek olanaklıdır.
E-Budama: budama yapılmaz. Yalnızca kuruyan, çürüyen yaprak ve çiçekler temizlenir.
F-Hastalıklar ve Zararlılar: kaktüslerin önemli hastalıkları Kök ve Gövde Çürüklüğü (düşük sıcaklık ve aşırı nemden dolayı), Fusarium Solgunluğu, Kurşuni Küf ve Yaş Çürüklük (Botrytis cinerea); zararlıları ise Kırmızı Örümcekler, Yaprak Bitleri, kabuklu ve Unlu Bitlerr17;dir.

KAKTÜS ve SUKKULENTLER İÇİN TOPRAK KARIŞIMI

1 kısım tınlı toprak,
1 kısım yaprak çürüntüsü,
1 kısım kum,
1 kısım tuğla kırığı, odun kömürü veya saksı kırıkları.

Bunlar hacim olarak karıştırılır ve karışımın her litresine 13 ml kemik unu eklenir.

Karışımlara tuğla, saksı kırıkları, odun kömürü parçaları ilave etmek havalanmayı ve gözenekli yapıyı artırma bakımından yarar sağlar. Odun kömürü parçaları, fazla su ve zararlı maddeleri emdiklerinden, harcın asitleşmesini de önler.

140g2rt

Küpeli Çiçeği
Latince Adı : Hibiscus rosa-chinensis

Türkçe Adı : Gül Hatmi, Japon Gülü, Çin gülü

Toprak İsteği : Hafif kuru, kireçli, tuzluluğa dayanıklı

Yetişme Alanı : Kıyı Ege, Akdeniz

3 m.’ye kadar boylanabilen, 2 m.’ye kadar yayılma alanı gösterebilen, yerden sık dallanan, çalı formunda bitkilerdir.

Gövde genç sürgünlerde, yeşil renkli yaşlı dalları gri renklidir. Yapraklar parlak yeşil renkli yumurta şeklindedir.

Çiçekler uzun saplı, çok göz alıcı, iri, beyaz ve kırmızı başta olmak üzere çok farklı renklerde olabilir. Tropik ve sub-tropik iklimlerde yaşar. Hava sıcaklığı 0 ºC’ ın altına düşmemelidir.

6f3c2_Japon_gC3BClC3BC_1035996709_f02bb5c8d9

Tohum ve çelikle üretilebilir.

Park ve bahçe düzenlemelerinde çiçekleri nedeniyle tercih edilir. Tek tek veya gruplar halinde kullanılabilir.

Küpeli Çiçeğinin Bakımı

Eğer uygun şekilde bakılırlarsa küpeliler ilk soğuklara kadar çiçek açmaya devam ederler. Beyaz, kırmızı, mor, pembe ve kavuniçiye çalan tonlar da dahil olmak üzere pek çok renkte, hatta iki renkli küpeli çiçekleri görebilirsiniz. Çiçekler kokmazlar ama sinekkuşlarını cezbederler.

En gözde olanları asma sepetlerden aşağı sarkan türleridir ama saksı ve çiçek yataklarında dik yetişen türleri de vardır. Tümü ağaç oluşturacak şekilde düzenlenebilir.

Yetişme ortamı: Küpeliler soğuktan korunmalıdır. Eğer 20 Mayıstan önce dışarıya koyarsanız (bu bölgeden bölgeye değişiklik gösterebilir) üstünü örtmeli veya geç don tehlikesine karşı içeriye almalısınız. Küpeliler en iyi şekilde serince, direkt güneş almayan, veya çok az direkt güneş alan yerlerde iyi yetişirler. Kurutucu rüzgarlardan uzak tutun ve düzenli olarak su ve gübresini verin. Küpeliler iç mekanlar için pek uygun bitkiler değildirler.

Sulama: Toprak hafifçe kurudukça sulayın ama asla küpelileri soldurmayın çünkü bu, tomurcukların dökülmesine yol açar. Asma sepetler özellikle dikkat gerektirirler çünkü yaz sıcağında çabucak kururlar. Eğer sulamaya rağmen yapraklar sıcak hava yüzünden solgunlaşmışsa bitkiyi serinletmek için nemlendirin veya geçici olarak daha serin bir yere alın.

Hibiscus-rosa-sinensis-2

Çimdikleme: Uzun dalların uçlarını çimdiklemek yan dalların gelişmesini sağlayarak bitkinin daha hacimli ve daha çok çiçekli olmasını sağlar. Eskimiş çiçekleri de kopartın, çünkü çiçeklenmeyi azaltırlar. 

3374482_K__rm__z___Japon_G.

Zararlılar: Küpeliler afitler, örümcek maytları ve beyaz sinekler tarafından zarara uğratılabilirler. Bu zararlılar yaprakların sararmasına ve dökülmesine sebep olurlar.

Mum Çiçeği1

Mum Çiçeği
Mum çiçeği yani hoya carnosa çok çok zarif bir sarılıcıdır.Eski salonların kraliçesiydi. Mis gibi de kokar. Artık iyice azaldı. Elinizde varsa kıymetini bilin.

Bu güzel bitki son derece de dayanıklıdır. Ev koşullarında başarıyla yetiştirilir. Çelikleri de kolay köklenir. Kanaatkardır. Çok ciddi bir bakım isteği yoktur.

Mum Çiçeği2
Aydınlık ve güneşli yerlerde bulunmalıdır. Karanlık ortamda bulunursa çiçek açmaz.

Genç fideleri hemen çiçek açmaz. Hafif asidik, nötral toprakları sever. Kireçli su bir müddet sonra zarar görmesine sebep olur. Humuslu toprakları sever. Saksı harcına yanık hayvan gübresi veya biofarm humus gibi organik bir malzeme katın.
Pamuklu bite karşı hassastır. Hemen bitkiyi sarabilir dikkatli olun.

Mum Çiçeği3

Aşırı sulamadan hoşlanmaz.İki sulama arası toprağının bir miktar kurumasına izin verin. Saksı tabağında su bırakmayın, çürümeye neden olur.

Tropik kökenli bir bitki olduğundan kışı sıcak geçen yerlerde yarı gölgede olmak şartıyla dışarıda yetişebilir. Tohumdan da yetişir. Yerini ve yetişme koşullarını seviyorsa tohum bağlar. Ancak üzerinden alınan tohumlar hemen ekilmelidir.İlkbahardan sonbahar sonuna kadar 15 günde bir suda eriyen bir hazır bitki besini ile gübreleyin.

ful3

Ful Çiçeği

Oleaceae familyasının bu muhteşem kokulu çiçeğini eskiden bilmeyen yoktu.Ama şehirli yeni kuşaklar fazla tanımıyor.Oysa kasaba ve köylerde hala tenekelerde ful yetiştiren meraklı kişiler var.

Filipinlerin ulusal çiçeği olan Ful egzotik ve tropik bir herdem yeşil çalı. Ancak soğukta yaprak döküyor.Akdeniz ve Ege şartlarında dış mekanda, diğer bölgelerimizde ise kaplı fidan olarak kışın içeriye almak suretiyle yetiştirilebilir.Akdeniz ve Ege’de de sert kışlardan korumak gerekir. Bizde katmerli türleri bilinir.

ful

Haziran ayında çiçeklenmeye başlar.Güneş ve hafif gölge yerleri sever.Bol humuslu, yaprak çürüntülü,süzek toprakları severler.İlkbaharda ve yazın bol sulanır. Yaz sonuna doğru alınacak yarı odunsu çeliklerle üretilir.Ful çiçeklerinden parfüm sanayisinde faydalanılır.

Ayrıca uzak doğuda yasemin çayı fulden yapılır ve yeşil çayların aromalandırılmasında kullanılır. Çiçeklerinden elde edilen yağın aromaterapide yeri vardır.

ful4

Yaşlılar fulun en güzel tenekede yetiştiğini söylerler.Tecrübeye saygım sonsuz ben de yere ful dikeceksem hep tenekeli diktim, sadece dibini aldım ,yanlarını da açtım

Bir de ful çiçeğini koklarken burnunuzu değirmeyeceksiniz, kararır.

Sonra domateste pek güzel yaşar.Nasıl mı?

Rahmetli ninem (anneannemin annesi) ful açınca onu çiçek sapının elverdiği ölçüde keser ve olgun bir domatese saplardı.Tabakta domatese saplı duran ful hem vazo ömrünü orada tamamlar, hem salonu misler gibi kokutur, hem de kırmızıya saplamış top top beyaz çiçeklerin enteresan sunumu olurudu.

Rahmetli anneannem bahçedeki ilk ful açınca onu domatese saplar ve felç geçirdiği için artık çiçeklerle uğraşamayan komşumuza hediye gönderirdi.Anneannemin vefatından sonra komşumuz artık “bana kim ful gönderecek “diye ağlamıştı. Fulu annem yolluyor şimdi.Bizim mum çiçeği kardeşliği gibi gizli bir ful kardeşliği mevcut aralarında .

ful2

Nineme neden fulu domatese koyuyorsun dediğimde annem öyle yapardı demişti.Hesapladım, bu durumda biz 5 kuşaktır fulu domatese koyuyoruz, öncesi var mı bilmem. Ama müşterilerime ful önerdiğimde, “eski moda onlar Mine Hanım, şöyle yeni değişik bir şeyler alalım” derlerse içim acıyor veya “adını duydum ama çiçeği hiç bilmiyorum “diyenler de çok.

Fidanlıklara girdiğinizde 500 tane gülü, taflanı, kartopunu birarada görebilirsiniz 5 ful rica edeceğim deyin çoğunda yoktur. 


FUL, ARAP YASEMİNİ (JASMİNUM SAMBAC)

Bölüm: Magnoliophyta
Sınıf: Magnoliopsida
Takım: Lamiales
Aile: Oleaceae
Cins: Jasminum
Tür: J. sambac

*Mine Pakkanerr17;in agaclar.net > Bitki Dünyası > Süs Bitkileri , Sarılıcılar ve Çalılar > * Ful, Arap yasemini (Jasminum Sambac)r17;daki açıklamalarından derlenmiştir.

Güzel kokulu çiçeği olan Ful egzotik ve tropik, herdem yeşil, sarılıcı ya da çalı formlu olabilen çok yıllık bir bitkidir.

İklim isteği: Akdeniz ve Ege şartlarında dış mekanda, diğer bölgelerde kaplı fidan olarak kışın içeriye almak suretiyle yetiştirilebilir. Akdeniz ve Ege’de de sert kışlardan korumak gerekir. Soğukta yaprak dökebilir.

Güneş isteği: Güneş ve hafif gölge yerleri sever.

Çiçek özelliği: Çiçeği yalın kat ya da katmerli olabilir. Haziran ayında çiçeklenme başlar.

Toprak isteği: Bol humuslu, yaprak çürüntülü, süzek toprak ister.

Su isteği: İlkbahar ve yaz bol sulanır.

Çoğaltılması: Yaz sonuna doğru alınacak yarı odunsu çeliklerle üretilir.

Çelik alırken izlenecek yol:
– keskin makas ile tepeden 10-15 cm kesilir,
– çelikler aspirinli suya batırıp 8-10 sn kadar tutulur,
– perlit, kum veya dezenfekte edilmiş torf içinde köklendirilir,
– Oksijenli sulu solüsyonla da sulanır.

Taze sürgünlerde ökçeli çelikleme yöntemi (bakınız çizim) uygulanır.

Ful çelikleri uzun zaman alsa da doğrudan su içinde de köklenebilir.

Budama : Katmerli çiçekliler daha çalı görünümlüdürler. Bunlarda zayıf ve uzayıp giden bir sürgün yerine kalın, çok dallı, dolgu formlu bir bitki tercih edilir. Bunun için de çalı tipindeki bitkilere genelde yapıldığı gibi uçtaki büyüme noktası köklendirilecek çelik olarak alınır.

Çiçeği yalın kat olanlar sarmaşık formlu büyürler ve sardırılabilir.

Gübreleme: NPK 20-20-20 gübre 1 lt suya 1 çay kaşığı ölçüde 15 günde bir verilir.

İlaçlama: Gerektiğinde arap sabunlu bit ilacı tarifi haftada bir uygulanır. İlaçlama yaparken gonca bir kağıt külah ile örtülür ki ilaç goncalarda leke yapmasın.

Yararları: Ful çiçeklerinden parfüm sanayisinde faydalanılır. Ayrıca uzak doğuda yasemin çayı fulden yapılır ve yeşil çayların aromalandırılmasında kullanılır. Çiçeklerinden elde edilen yağın aromaterapide de yeri vardır.


Hakkında söylenenler:
– Ful en güzel tenekede yetişir.
– Ful çiçeği koklanırken burun değdirilirse kararır.
– Tohumları alınmış domates ve kabak toprağı için yararlıdır.
– Ful çiçekleri en güzel domateste sergilenir. Çiçek açınca çiçek sapının elverdiği ölçüde kesilir ve olgun bir domatese saplanır. Tabakta domatese saplı duran ful vazo ömrünü orada tamamlarken hem ortamı güzel kokutur, hem de kırmızıya saplanmış top top beyaz çiçekleri ile ilgi çeker.

 

Baharı anımsatan renkleri ve 200’ü aşkın türüyle çuha çiçeği, kış bahçelerinde en sık görülen saksı çiçeklerindendir.

Sanılanın aksine kış bahçeleri sadece griliklerin değil bahar etkisi yaratan rengarenk çiçeklerin de mekanı olabilir. Ama tek bir şartla: Bahçeniz için, kış güneşinin yüzünü gösterdiği kısacık zaman dilimleriyle yetinmesini bilen doğru çiçeklere karar verirseniz. İşte bu nedenle biz de dost bir çiçeği taşıdık bu ayki sayfalarımıza: Çuha çiçeği. Rengarenk çiçekleriyle kış bahçelerinde en sık görülen saksı çiçeklerinden biri. Anayurdu Çin olan bu bitkinin 200 dolayında türü bulunuyor. 30 cm kadar boylanabilen çuha çiçeklerinin rozet oluşturan kökten sürmeli, tüylü, açık yeşil renkli yapraklan, bazı türlerinde hoş kokulu, turuncu, sarı, beyaz, pembe, mor, kırmızı renkler de alabiliyor.

Bakımı kolay bir bitki olan çuha çiçekleri, bordürleri, havuz kenarlarını, ağaç gölgelerini ve veranda önlerini süslemek için ekilebildikleri gibi salonlarda saksı içinde yetiştirilmeye de çok uygunlar. Çuha çiçekleri, eşit miktarda kil ve yerkömürü ile zenginleştirilmiş bahçe toprağına ekilmelidirler. Bitki, nemli ortamlarda bulundurulmalı ve toprağı her zaman nemli tutulmalıdır. Yarı gölge ve aydınlık yerleri seven çuhalar, doğrudan güneş ışığına maruz kalmamalıdır. Çuha çiçekleri serin ve havadar ortamlarda, kışın 10 dereceye kadar dayanabilirler. İki haftada bir sıvı gübre verilebilir. Profesyonel üreticiler tarafından yetiştirilmiş çuha çiçeği fidelerini alarak bahçenizde, 15’er cm aralıklarla dikebilirsiniz. Çiçek açtıktan sonra kökünden bölünerek de çoğaltılabilir.

1846

Familya:Rubiaceae

Anavatanı:Çin ve Japonya dır.

Güzel kokulu krem renkte çiçek açar.

Çiçeklenme zamanı:Temmuz-Ekim arası çiçek açar.

Yer seçim: Çok aydınlıktan güneşli ortama kadar geniş geniş bir ortam seçeneğinde yetişebilir.

Su ve besin ihtiyacı: Yazın toprağı sürekli olarak hafif nemli tutulmalıdır.Mart -Ağustos arası haftada bir kez kireç içermeyen besin verilmeli,asla sert su kullanılmamalıdır.

Bakım:Tomurcuklanma döneminde hava nemi artırılmalı su püskürtülmelidir.Çiçek açmaya başladığında su püskürtme kesilmelidir.

Üretim:Budamadan çıkan dallarından İlkbahar ve yaz sonunda sıcak yastıklarda köklendirilerek üretilir.

Hastalık ve zararlılar:Fazla hava değişimi veya sıcak tomurcuklarının dökülmesine yolaçar. Sert su yada kökün soğuğa maruz kalması yapraklarının sararmasına yada büyümenin durmasına sebep olur.

ÖZELLİKLERİ:

ISI: Ilık ve nemli havayı sever. Hava akımı zarar verir. Kışın ısı 15 c. nin altına düşmemelidir.

IŞIK: Direkt gün ışığından uzak, hafif gölge bir yer idealdir. Ebruli cinsleri daha aydınlık bir yer ister. Düz renk yapraklılar gölgede yetişebilir.

SULAMA: Kışın az su ister.Diğer zamanlarda bolca sulanır ve beslenir.

NEM: Nemli hava şarttır. Yaprakları düzenli olarak nemlendirilir, ancak asla yıpratacak şekilde su püskürtülmemelidir. Çakıllı tepsi kullanılabilir.

Her 3 yılda bir baharda saksı değiştirilir.

İlkbaharda veya yazın hafif köklü bir kaç yaprak çıkarılıp dikilerek çoğaltılır.

1317

Türkçe Adı: Begonvil, Gelin Duvağı, Rodos Sarmaşığı
İngilizce Adı:Bouganvil
Familyası: Nyctaginaceae

Fiziksel Özellikleri: Anavatanı Brezilya olan bu bitki ülkemizde Akdeniz bölgesinin yazlık evlerinin vazgeçilmez bir bitkisidir. Begonvilr17;in rengi aslında r0;bractr1; denilen rengini değiştirme kabiliyetine sahip bir grup yaprak tarafından verilmektedir. Yani aslında renkli görünen parçalar çiçek değil, kendi rengini değiştiren bir grup yapraktır. Braktelerin altında küçük sarı renkte görülen asıl çiçekler kokusuzdur.




Yapraklar 3-4 cm veya türe göre biraz daha büyük olabilir. Yaprak kenarları düz olup, kış soğuklarında yaprak uçlarında bronzlaşma görülür. Begonviller sarılıcı bitkilerdir bu halleriyle binaların ya da peyzaj elemanlarının boyu uzunluğunca büyüyebilirler.
B.spectabilis mor renkli olan türdür, brakteleri en büyük türlerden biridir. r16;jamaica whiter1; beyaz renklidir, soğuğa en dayanıksız olan türdendir. r0;rainbow goldr17; ise kırmızı renklidir ve spectabilise göre daha seyrek bir yapısı vardır.

begonvil_6

Yetişme istekleri:

Işık: Güneşli aydınlık fakat rüzgardan korunaklı yerlere dikilmeli, kurak yerlerde ise yarı gölge yerler tercih edilmelidir. Gerektiğinde dallar bağlanarak ağacın gelişimi kontrol altında tutulmalıdır.

Su: Dona ve kuraklığa karşı çok hassas olan begonviller, yaz aylarında özellikle çok daha fazla su istemelerine rağmen çiçeklenme zamanında az su verilmesi uygun olur. Büyümelerini tamamladıktan sonra su istekleri minimumdur. Kış aylarında derinden budanırlarsa muhtemel don tehlikesine karşı önlem alınmış olabilir.

Toprak: Çok fazla toprak seçiciliği olmamakla birlikte iyi drenajlı bahçe topraklarında iyi gelişir.

Üretim: Anaç bitkilerden alınan çeliklerin köklendirilmesi ile çoğaltılmaktadır. Özellikle yan sürgünlerden alınan ve ökçeli tipte hazırlanan çelikler daha iyi köklenmektedirler.

begonvil-3

Peyzaj Mimarlığında Kullanımı: Begonvil gölgeleme elemanlarının,istinat duvarlarının, boş görüntülü bina cephelerinin, çok geniş olan yükseltilmiş çiçek kasalarının hızlı bir şekilde bitki örtüsü tarafından kapatılması istenildiğinde düşünülecek bir bitkidir. Dikildiği peyzaja deniz kıyısında tropik bir yerde olunduğu izlenimi verir. Çok gösterişli rengi uzun dönemler boyu devam ettiğinden, çiçekleri olmayan türlerin dominant olduğu peyzajlarda mekana renk katar.

Tırmanıcı ve sarkıcı özelliğe sahip olan bitki aynı zamanda yayılıcıdır. Kıyı bölgelerinde eğimli alanların kapatılmasında kullanılabilir. Uzaktan bakıldığında böyle kullanımı ile mekanı daha da belirleyici, göz alıcı bir hale getirir. Çok büyük mekanlar begonvil yayılıcı formda bırakılırsa çok çabuk şekilde ve göz alıcı bir renkte doldurulabilir.

Bitkinin dalları ile aynı renkte olan dikenleri onun yaya sirkülasyonunun çok olduğu yerlere yakın kullanılmamasını gerektirir. Begonvil palmiye türü hem tropik görüntülerin bir elementi olan hem de su kullanımı açısından kendisine uyumlu bitkilerin uzun ve ince gövdelerinin yaratacağı boşluk ve monotonluğu azaltıp, onların altında destekleyici ve çerçeveleyici bitki olarak son derece etkili bir işleve sahip olabilir.

Dezavantajları: Begonvil sürekli olarak eski yaprakları dökerek kendini yeniler, bu temizlik problemi yaratabilir. Özellikle gölgeleme elemanlarının üzerinde kullanıldığında altında bulunan bitkilerin begonvilr17;in dökülen yapraklarını kolayca temizlemeye izin verici nitelikte olması akılda bulundurulmalıdır. Dikenler yaralayıcı olabilir. Karasal iklimli yerlerde kışın dona karşı çok hassastır.


Ocak’dan Mart’a kadar ekilebilir.Compost’un içine tohumlar yavaşça serilir üstü ince bir tabaka kompostla (burda toprak dememiş compost demiş) kapatılır.Ve nemli tutulur.Üstü cam veya polietilen ile örtülür.( ya da “propagator lid “demiş ama bunun ne olduğunu çözemedim) çimler görünene kadar içerde18-24 derecede tutulur. 14-25 günde çimler görünür.Daha sonra örtüyü kaldırın.Büyümeye başladıklarında 5cm. aralıklar olacak şeklide ayırın. 15 derece büyümeleri için gereklidir. Mayıs ayının başlarıda ayaz ve kırağılara dikkat ederek dışarı alabilirsiniz.23 cm aralıklarla başka bir saksıya naklederek çiçeklenene kadar nemli tutun yabancı otları uzaklaştırın.Haziran’dan Ekim ayına kadar çiçeklenir.Kuruyan çiçekleri baş kısmından tutarak kesin.

Mirabilis_jalapa_purple

Mirabilis jalapa (Akşam sefası) bitkisi üzerindeki siyah tohumlar toprağa ekilerek yetiştirilir. Çiçek rengini veya yapısını bitkinin varyetesi veya kültürvaryeteleri etkiler. Eğer tohumunu aldığın bitki bir kültürvaryetesi değilse kuvvetle muhtemel çıkan bitki de aynı renkte çiçek açacaktır.

Ancak bir kültürvaryetesinden tohum aldıysan ki genellikle bu tip bitkilerde kültürvaryeteleri üreyimli tohum vermezler, tohumun çimlense bile çiçek rengi aynı olmayacaktır. Tıpkı portakal veya limon çekirdeği ekildiği zaman çıkan bitkinin turunç olması gibi…

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Mirabilis jalapa (Akşam Sefası) yüksek oranda çimlenme özelliği gösterir. Eğer tohum canlılığını koruyorsa çimlenmemesi için geçerli bir neden yoktur.

 

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.