DOLAR 13,5244-0.05%
EURO 15,33930.06%
ALTIN 788,85-0,06
BITCOIN 5733851,89%
Adana

HAFİF YAĞMUR

06:50

İMSAK'A KALAN SÜRE

Tarih öncesi,prehistorya – kazıların önemi

Tarih öncesi,prehistorya – kazıların önemi

ABONE OL
08 Ocak 2022 18:17
Tarih öncesi,prehistorya – kazıların önemi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yazının bulunmasından önce yaşamış insanlarla ilgili olayların tümünü inceleyen bilim dalı (prehistorya da denir].

İnsan, geçmişiyle her zaman ilgilenmiştir. Kökenlerini ve yeryüzündeki varlığım açıklama gereksinimi her büyük uygarlığın mitolojisinde görülür. isa’nın doğumundan binlerce yıl önce oluşturulmuş bu efsanevi anlatılar, insanın evrimini tanımlayamaz, ama daha önceki yaşam biçimlerini ve son buzullaşma döneminden sonra oluşan önemli jeoloji olaylarını açıklar.

Yalnızca Latin yazarı Lucretius (İ.Ö. 98-İ.Ö.55] Evrenin Yapısı (De natura rerum] adlı yapıtında, insanın madeni tanımadan önce taştan yararlandığım yazdı. Bu düşünce, gerçeği kusursuz biçimde özetlemektedir: Taştan yapılmış nesneler Tarihöncesi insanına, geçirdiği evrime, Eskiçağ uygarlıklarından çok önceki “taş devri”ndeki yaşam biçimlerine tanıklık eder.
Ortaçağ’ın sonunda, İspanyol E.Villena, söz konusu devre değinmiştir (1423). Ne var ki Tarihöncesi araç gereçlerinin doğru olarak yorumlanmaları için XVI. yy. (Mercati) ile XVII. yy’ı (Dugdale, Cocherel) beklemek gerekir.

XVIII. yy’ın başında, jussieu, araştırmacıların bulduğu etnografya silahlarıyla Tarihöncesi’ne ait nesneler arasında bir karşılaştırma yaptı. Bununla birlikte, tarihöncesi henüz bir bilim olarak ortaya çıkmamıştı ama keşiflerin sayısı giderek artıyordu. Fransa, İngiltere, Belçika’da jouannet, Buckland, Schermüng XVIII. yy’ın sonunda ve XIX. yy’ın başında kazılar yaptılar, jeoloji ve paleontolojinin gelişmesi, birçok insan kemiğinin ortaya çıkarılması, Darwin’in Türlerin Kökeni’ nin (On the Origin of Species by Means of Natural selection, 1859) yayımlanması artık, düşüncelerde yenilenmelere neden oldu.

1837’den, özellikle de 1844’ten başlayarak Boucher de Perthes, Somme vadisinde (Fransa) temel gözlemlere başladı. Abbeville’de filin büyük azı dişlerinden yapılma, her iki tarafı yontulmuş silahlar buldu. Bununla birlikte, Tarihöncesi arkeolojisi, yalmzca bir tek bilim dalındaki çalışmalardan değil, ama özellikle jeoloji ve paleontoloji gibi bazı yeni bilim dallarının elde ettikleri bilgilerin birbirine uyması sonucunda doğdu. Tarihöncesi uzmanları başlangıçta büyük ölçüde, en geniş maden yataklarından yararlandılar. Edouard Lartet ve arkadaşı İngiliz Cristy, Fransa’ nm güneybatısında Dordogne’da (maden yataklarının zenginliğiyle ünlü bölge), özellikle de Eyzies’de Tarihöncesi sitleriyle ilgili ilk büyük keşiflerini gerçekleştirdiler. Lartet’nin ilk tarih belirleme çalışmasını (1858) daha eksiksiz ve daha iyi hazırlanmış başka sınıflamalar izledi:

Mortillet (1869), Boule (1888), Piette (1889), Comnıont. rahip Breuil (1912-1913), Peyrony’nin (1933) sınıflandırmaları, 1934’te özellikle kaya resimlerini inceleyen rahip Breuil (1877-1961), bu sanatın büyük bölümlerinin genel bir sınıflandırmasını önerdi, Günümüzde bazen elde edilen oldukça kesin bilgiler konuya açıklık kazandırmaktadır. Öte yandan, çalışmalar giderek sayılan artan uzmanlaşmış bilim adamlarından oluşmuş ekipler tarafından yürütülmektedir.

Kazıların önemi

İnsanın geçmişine ilişkin araştırmalar, bir maden yatağı tabakalarının, tîtizlikle kazılmasına dayanır. Gereği gibi sürdürülen bir kazı çok zaman alır ve birçok bilim daimin uzmanlarından oluşan bir kazı ekibi gerektirir. Tabakabilim, düzeylerin üst üste gelmesiyle bağıntılı olarak kronolojinin temellerini verir; kayaçbilim, tortuibilim, granülometri tabakaların oluşumlarım, tortul çökellerinin mekanizmasını açıklar. Paleontoloji ve palinoloji Tarihöncesi insanının içinde evrim geçirdiği çevrebilimsel ortamın, bitki örtüsü ve hayvan topluluğunun belirlenmesine katkıda bulunur. Böylece, Dördüncü Zaman boyunca birçok dalgalanma geçiren paleoik-limbilim konusunda bir bilgi edinilebilir.

Kesin tarihlendirme Yer’in paleomagnetizmasma, buzul varvlarının incelenmesine ve özellikle de parçalanma hızı bilinen bazı radyoaktif cisimlerin (karbon 14, potasyum-argon) izotoplarının incelenmesine dayanılarak yapılır.

Kazı sırasında en küçük ipuçları bile, uzamdaki konumlarmdan tabaka içindeki koşullarına kadar kesin ve doğru olarak kaydedilir. Plan ve kesitlerin rölöveleri, çekilen çok sayıda fotoğraf, vb. oldukça önemlidir, çünkü bir bütünün anlaşılması ancak bir kazının önceki rölöveleriyle yapıldığı sıradaki halinin karşılaştırıimasıyla olanaklıdır. Çeşitli filmlerin çekilmesi, kazı günlüğünü tamamlayan değerli bir kayıt yöntemidir. En sık raslanan ve en bol olan kanıt, ya tamamlanmış ya da tamamlanmamış taş eşyalar veya bu eşyaların yontulması sırasında ortaya çıkan artıklardır. Yontulmuş taşların bolluğu, insanın ayrıca dayanıksız gereçler kullandığını da unut-turmamalıdır. Zamanda ne kadar gerilere gidilirse, taş dışında, Tarihöncesi insanmm günlük yaşamına ilişkin kanıtları bulmak da o kadar güçleşir.

Taş yontmanın sürekliliği


Araçların hazırlanmasında çakmaktaşı, kuvarsit, bazalt, obsidiyen, kuvars, vb. maddelerden birinin seçimi, verilmek istenen biçim ve belirli bir teknik göz önünde bulundurulur. İnsan etkinliğinin bütününde, taş yontma eylemi en büyük süreklilik gösteren eylemdir; en uzun zaman dilimine yayılan tekniktir. Tarihöncesi taş sanayisinin incelenmesi, uygulama deneyimlerinden büyük bir yarar sağladı. Tarihöncesi insanlarıyla aynı cinsten taşları kullanarak, Tarihöncesi araç gereçlerinin hemen hepsinin yapımını belirlemeyi başardı; her araç gereç biçimi ve tipi için bir, hatta bazen birçok yapım yöntemi ortaya çıkarıldı. Böylece, aynı sonuca ulaşma olanağı veren birçok çözümün bulunduğu kanıtlandı. Biçimlerin teknoloji açısından incelenmesi, sınıflandırılmalarına olanak verdi, bu da aynı dönemde ya da belli bir yerdeki çeşitli taş sanayilerinin üslup farklarım ortaya koydu.

Taştan bir eşya üç yönteme göre yapılır: Yontma; parçalara ayırma; düzeltme (rötuş). 
Yontma işlemi, bir taş kütlesinden her iki tarafı yontulmuş bir silah gibi bitmiş bir nesne yapmak ya da daha sonra parçalara ayrılacak olan bir taş bloku hazırlamak istendiğinde, çekiç görevi yapan genellikle yassı bir çakıl kullanılarak gerçekleştirilir. Taşın işlenmesinde yapılan en eski hareketler, parçalar koparmak ve kesici bir yüz ya da sivri bir uç elde etmek için bir yassı çakıla bir başka yassı çakılla vurmaktan oluşur. Yeniden yontma eylemi, yontma tekniğinin yetkinleştirilmesidir: Vurma işlemiyle yeniden parçalar koparılır. Parçalara ayırma işleminde, lamalar çekiç görevi yapan yassı sert bir çakıl kullanılarak gerçekleştirilir. Lama, uzunluğu genişliğinin en az iki katı olan bir parçadır; parçalara ayırma işleminden sonra lama, işlenmeden kullanılır ya da bu alete bir özellik kazandırmak için yeni rötuşlar yapılır; çeşitli biçimler ve türler, belli bir insan topluluğunun, bir bölgenin, bir dönemin habercisidir. Düzeltme işlemi, çekiç görevi yapan sert ya da yumuşak vurucu bir alet yardımıyla yapılan bir vuruşun ve genellikle sıkışık bir maddeden (rengeyiği boynuzu, geyik boynuzu] oluşan bir basınç aletiyle uygulanmış bir basıncın sonucudur. Rötuşun amacı, parçalara ayırma işlemiyle elde edilen işlenmemiş bir ürünü değiştirerek, açıkça özelleşmiş bir alet haline getirmektir. Bu ürün parça, lama ya da küçük lama olabilir.

Teknik hareketlerin, nesneden parçaların koparıldıkları (yontmayla, parçalara ayırmayla ya da rötuşla) yerde izleri kalır Kırılmalardan doğan bu yüzeyler, özel fiziksel nitelikler taşırlar. Bunların, incelenmesi ve deneyeimden geçirilmesi, nesnenin teknoloji açısından oluşumu ve dolayısıyla tarihöncesi insanının düşünce biçimi konusunda, belli bir bilgi edinilmesini sağlar
Bu yaklaşım, incelenen yatak genç olduğu ve arazinin yer yapısı öğelerin ve yapıların korunmasına olanak verdiği ölçüde kesin ve çeşitli sonuçlar verir.

Konut ve yaşam çevresi

Çok eski dönemler için konut kavramı, sınırlı örneklere dayanır. Sözgelimi Alt Yontmataş devrinde Tarihöncesi insanları, bilinçli olarak yerleştirdikleri yassı çakıllardan oluşan rastlanır: Bu gibi yerlerde tortullaşma mekanizması, söz konusu taş eşyaları örtmüştü. Taş eşyalar çok seyrek olarak, kullanıldıkları yerde kalırlar: Alüvyon oluşumu sırasında taşınırlar ve yuvarlanırlar. Özellikle Würm devrinin soğuğunun şiddeti, inşam, mağaralara ve kayaların altındaki sığmaklarda korunmaya itti. Ama, buna koşut olarak, Orta Yontmataş devrinin Neandertal insanları, açık havadaki yerleşme yerlerinden yararlandılar. Bu dönemden kalma, metafizik nitelikte uğraşlara tanıklık eden, tek tek ya da toplu mezarlara raslamr. Kafzeh’ de (İsrail) ortaya çıkarılan mezarlar daha yeni bir biyolojik soydan gelen insanların Batı Avrupa’daki Neandertal insanlarıyla aynı taş aletleri kullandıklarını göstermiştir. Üst Yontmataş devrinde konutların yapıları iyice belirginleşmişti: Yer düzeyinde ya da yansı yeraltına gömülecek biçimde yapılmış küçük ve büyük kulübeler, çadırlar. Mezarlar oldukça fazladır; ölüler çukurlara bırakılır ve aşıboyasıyla süslenirlerdi. Bu dönem, mağara duvarlarına yapılan resimlerin ve mobilyaların oldukça geliştiği bir dönemdir; 20 000 yıl boyunca, kutsal sayılan mağaraların duvarları çok güzel fresklerle süslendi. Mağara duvarlarına yapılan resimler gelişmelerinin doruk noktasına Magdaleniyen’de ulaştı. Hayvan kemiklerinin ve boynuzlarının kullanılması da gene bu dönemde şaşırtıcı bir gelişme gösterdi; en geliştirilmiş biçim olan zıpkın çeşitli Tarihöncesi eşyasında görüldüğü gibi, çoğunlukla süslerle bezenmiştir.

Cilalı taş devri kalıntıları
İnsanın yalnızca avcı olmaktan kurtularak, çoban ve özellikle de çiftçi olduğu Cilalıtaş devrine girilince, ele geçirilen kalıntıların çokluğundan, kazı işlemi son derece karmaşıklaşır, ama özellikle paîafittalarm yer aldığı bölgelerden çok fazla bilgi sağlanır; sözgelimi, yangın çıkmış bir bölge kuru yapraklarla örtülü olabilir; bu olgu si-tin yaz mevsiminde yandığım gösterir. Toplanan fındık, tahıl, başak gibi yiyecek maddelerinin yanı sıra takılar, ağlar gibi çeşitli nesneler Tarihöncesi insanının günlük yaşamını kavrama olanağı veren çeşitli bulgulardır. Seramiğin ortaya çıkışından sonra, biçimlerin ve süslerin çeşitliliği, köylerde yaşamaya başlayan insanın yeni toplumsal düzende ne kadar çok şeye gereksinim duyduğunu gösterir.

Biçimleri çok çeşitli olan evler, çoğunlukla, bir çatıyı taşıyan direkler (kazılar sırasında bunların delikleri ortaya çıkarılmıştır) üstüne kurulurdu; çoğunlukla evler hafifçe yere gömülüydü ve bu durum, kazı sırasmda, bir “kulübe tabanı” biçiminde ortaya çıkıyordu. Bu arada mağaralardan da konut olarak yararlanılıyordu; bazı mağaralar da mezarlara ayrılmıştı.

Açık hava konutları çok yaygındı. Kimi sitler, çok büyük yontma ve parçalara ayırma atölyeleri görünümündeydiler. Bu arada, ölülerin tek tek ya da ikişer ikişer aynı çukura veya topluca gömüldükleri mağaralar, hipojeîer gibi gerçek yeraltı gömütlükleri de ortaya çıkarılmıştır.

Cilalıtaş devri kentçiliğini ve savunma sistemlerim tanıma olanağı veren tek yöntem, çok geniş yüzeye yayılan bir temizlik işlemidir. Çakmaktaşı madenlerinin ortaya çıkarılması, Cilalıtaş devri insanlarının ne ölçüde hammadde tüketicisi olduklarını ortaya koyar.

Havadan yapılan aramanın katkısı

Az yükseltide havadan yapılan arama, yeryüzündeyken görülemeyen yapıların yerleşme ve dağılımının incelenmesine katkıda bulunur. Daha zengin yüzeysel bir toprakla dolmuş bir hendek bitkilerin daha hızlı büyümesini kolaylaştırır ve daha koyu renkli görünür. Aynı biçimde, bu yığılmış topraklarda daha uzun süre kalan nem, kış mevsiminde ve bitkiler yokken bile bir renk farklılığına yol açar. Gün doğumu ve gün batımı bu tür gözlemler için en elverişli saatlerdir.

Sürekli değişen insanlık
Cilalıtaş devri yapılarının, özdeş görünümlü Protohistorya yapılarıyla iç içe geçtiği de olur. Bu tür sitlerde yapılan kazılar çok güçlü bir kazı ekibi ve çok büyük bir yüzeyin temizlenmesini gerektirir, insanların yerleşik hale gelmeleri, gelişen tekniğe koşut olarak nüfusun da büyük ölçüde artmasına yol açtı; bazı hayvan türlerinin evciîleştirilmesiyse, özellikle tarım alanında etkili oldu. Tarihöncesi uzmanı, toprağın altından çıkan bütün bu gelişmeleri dikkatle izler ve kullandığı teknikler giderek yetkinleştiğinden, çok daha eski ve ulaşılması çok daha güç yerleşme merkezlerine yönelir; ne var ki, kazı çalışmalarında derlenen belgeler çok fazla olduğundan, tarihöncesi uzmanı çalışmasını zorunlu olarak yavaş sürdürür. Yalnızca çok çeşitli bilim dallarının uzmanların içeren bir kazı ekibi sayısız parça ya da kopuntu parçalarını, çanak çömlek kırıkların değerlendirebilir.

Bu sayısız parçala rın bir araya getirilmesiyle, çakmak taşı işlemede belli bir uzmanlaşmanın bulunduğu sonucuna varılmıştır. Buna göre sözgelimi, bir yerde çakmaktaşları parçalara ayrılıyor, bir başka yerde, istenen biçimi vermek için rö tuşlar yapılıyordu. Böylece taş parçası, son biçimini almadan önce elden ele dolaşıyordu. Çakmaktaşı, kuvarsit, obsidiyen gibi maddelerin ilk yataklarının incelenmesi, fosil insan öbeklerinin yer değiştirmeleriyle ilgili önemli bilgiler verir.
Tarihöncesi, çok sayıda bilim dalma yayılarak alanını genişlettikçe, insanın çok daha eski geçmişi gün ışığına çıkacaktır

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

hiltonbet