Tecavüz kaçınılmazsa keyif almaya çalışın!

Tecavüz kaçınılmazsa keyif almaya çalışın!

Bundan 4-5 yıl kadar önce yabancı bir Tv kanalında ABD’yi anlatan bir belgesel izlemiştim. O kadar ilginç ve ibret alınacak bir belgeseldi ki hala beynimin bir köşesinde kazılı olarak duruyor.

Programı sunan uluslar arası strateji uzmanı yapımcı anlatıyor “ABD’de günlük politikalar uygulanmaz. ABD hükümetine bağlı bilim adamları, askerler, ekonomistler, mühendisler, astronomi uzmanları,  eğitimciler, ….. ler ler ler. Büyük bir ekip olarak ABD menfaatlerini gözeten 100 yıllık plan ve proje hazırlarlar. ABD’de siyasetçiler gelip geçicidir. Onlar yalnızca ülkelerinin insanlarının çıkarları için belirlenen programı uygularlar.”

20 yıl sonra hangi ülkeye savaş açılacak. 45 yıl sonra hangi ülkenin yer altı kaynakları sömürülecek. 57 yıl sonra hangi ülkenin hangi hükümeti yıkılıp yerine hangisi kurulacak yada yıldız savaşlarında hangi ülkeler hedef alınacak gibi programları uygularken bahsettiğimiz bu güçlü ekip bir sonraki yüz yılın değişmez stratejik programı için kolları sıvarlar.

ABD’den şöyle ülkemize doğru yönümüzü çevirdiğimizde ise yüz yıllık değil günü birlik politikaların bile artık günde defalarca değiştiğine sahne oluruz.

Hatırlar mısınız eğitim sistemimizin yıllardır nasıl abuk sabuk değiştiğini. Bir zamanlar Özal hükümeti zamanında iflas etme konumuna gelmiş top atan beyaz eşya üreticilerine destek olmak için okulların bütün sınıflarına Tv konulmuş ve Tv dersleri yayınlanmaya başlamıştı. Öğretmen sabah gelip derse giriyor ve Tv nin düğmesine basıyordu.

Adamlar asırlar sonrasında ABD’li vatandaşları için ne yapmaları gerektiğin plan ve programlarını yaparken bizimkiler ise nasıl hortumlama yaparız ve gündemi saçma sapan işlerle meşgul ederiz düşünceleri içerisinde.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  UZAKTAN-YAKINDAN AMA EĞİTİM

O günden bu güne değişen ne oldu biliyor musunuz. Sadece politik aktörler değişti. Yine günübirlik halkı kandırmaca dolu politikalar manşetleri süslüyor. Sadece konuşmuş olmak için konuşan siyasetçiler hatta bakanlar bile var.

Bunlardan birisi de geçtiğimiz günlerde gündeme bomba gibi düşen Sağlık Bakanı Recep Akdağ oldu. Bakan’ın gündeme düşen açıklamasını isterseniz tekrarlayalım. “Tecavüze uğrayan bayanlar çocuklarını doğursunlar. Devlet gerekirse o çocuklara sahip çıkar”

Aklımdan gelen tek şey “Yuh olsun!” oldu.

Acaba sağlık bakanı sayın Akdağ hiç tecavüze uğramış mı?

Ya da ailesinden çocukları, yeğenleri, teyze, hala, şoförü vs. bu duyguyu tatmışlar mı acaba?

Ne diyor? Ne diyor? “Tecavüze uğrayan bayanlar çocuklarını doğursunlar. Devlet gerekirse o çocuklara sahip çıkar”

Ne kadar basit değil mi? Bayan bugün hamile kaldı yarın hoooppp doğuracak.

Sağlık bakanı olmuşsun ama doğumun kaç ayda olduğunu bilmiyorsun.

Hiç aklına geldi mi acaba….

Gençliğinin en güzel çağlarında, evlenip yuva kuracağı beyaz atlı prensini masum bir şekilde bekleyen bir kızı iğrenç emelleri uğruna alçak, şerefsiz bir mahlukat tecavüz ediyor ve hamile bırakıyor. O kızın hayalleri ne olacak. Psikolojisi nasıl düzelecek. Acaba tekrar topluma kazandırma şansımız olacak mı? Ya onun mürüvvetini görme hayalleri ile evlatlarını büyüten ana babanın gözyaşlarını bakan olacak o muhterem silebilecek mi?

Sahi ülkemizde tutuksuz yargılanan tecavüzcüler ne ceza alıyorlar?

Sayın bakan, ataların bir sözü var “Davulun sesi uzaktan kulağa hoş gelirmiş.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  IŞILTINIZA SAHİP ÇIKIN

Sizin sözleriniz ve düşünceleriniz yazımın başlığında belirttiğim “Tecavüzden kaçınılmazsa keyif almaya çalışın?” sözüne çok uyuyor.

Haaaa bu arada gündemde bunlar tartışılırken neler oldu biliyor musunuz?

  • İstanbula yapılacak üçüncü köprünün ihalesi verildi.
  • Kentsel dönüşüm yasasını Cumhurbaşkanı Abdullah Gül onayladı.
  • Binlerce THY personelinin grev hakları ellerinden alındı.
  • Cemaat öğrencileri için katsayı kıyağı yapıldı.

İYİ UYKULAR TÜRKİYE…

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın