Teskere mi Dediniz?

Teskere mi Dediniz?

Zındık, önce içeride ki IŞİD katilleri ve muadillerini temizle!!

Yıl 2007, terör tırmanmış, her gün şehit veriyoruz. Sınır ötesi harekat için hükümet üzerinde kamuoyu baskısı var. Dönemin Genelkurmay Başkanı ’’sınır ötesi harekat faydalı olur’’ dedi. AK Çete tepkiler üzerine mecburen toplandı. Toplantı sonunda Erdoğan Genelkurmay Başkanına cevap olarak şöyle bir açıklama yaptı:

“Sınırlarımız içinde 5 bin terörist olduğu söyleniyor(!)..  İçeridekileri bitirdin mi de, sınır ötesi harekat istiyorsun?”

Ben de;

“Kıvırmanın Da Bir Ahlakı Olmalı.. 14.06.2007” başlıklı yazımda kendisine şu soruyu sormuştum:

“Ne diyor Sayın Başvekil? Sınırlarımız içinde 5 bin terörist olduğu söyleniyor?. Dikkatinizi çekerim, Başvekil ’söyleniyor?’ diyor. Yani Sayın RTE Başvekil değil? MİT, Asker kendine bağlı değil?. O nedenle gerçek rakamları bilmiyor(!!).. Kahvede ki Ahmet Ağa, mahallede ki Ayşe Hanım gibi ‘söylenenlere(!!)’ bakarak fikir belirtebiliyor.

Sayın Başvekil, o dağlarda 5 bin terörist gezerken siz ne yapıyordunuz? Bu teröristler sizin sorumluluk ve görev alanınıza girmiyor mu? Siz kanarya severler derneği başkanı mısınız?? Bakınız, o teröristler C4,C5 ve mayınları o dağlardan çiçek yerine toplamıyor. Gidip Irak’tan alıyor. Yaralanınca Irak’ta tedavi oluyor. Kışı Irak’ta geçiriyor. Siz de o Irak’ı Habur sınır kapısıyla besliyorsunuz? Türkiye’de kara parayı denetlemeyerek besliyorsunuz.”

 

Şimdi Suriye’ye girmek için teskere çıkardılar. Yetmedi!! Üslerimizi, topraklarımızı yabancı askerlere açtılar.

Ahmet Takan Yeniçağ Gazetesinde ‘Al istediklerinin hepsini ver Gülen’i mi?..’ başlıklı yazısında;

“Güvenlik zirvelerinde alınan kararlar boşa çıkıyor gibi.. Ankara duruşu yerini Washington duruşuna

bırakıyor..

Üst üste ABD’den Beyaz Saray’dan gelen şok haberler;

‘Eğit-donatta anlaşmaya varıldı’ ..

“İncirlik üssü ve tüm üsler Amerika’nın kullanımı için anlaşmaya varıldı” ..

Sırada ne kaldı?..

Türk askerinin Amerika istedi diye PKK/YPG ile müttefik olup  ‘Kobani’  için savaşması..

Bunu da Beyaz Saray’dan duyarsam hiç şaşırmam..”

Küresel çete uzantılı Siyonist A(merika) K(ukla) Partisi’nin yapmayacağı rezillik yoktur da… PKK/YPG ile müttefik olup savaşacak Türk Ordusu intihar etmeyi kabul etmiş demektir. Türk Ordusu’nun beyin ölümü gerçekleşti demek olan o gün gelirse;

Mehmetçiklerin “vicdani ret” hakkı doğacaktır. Şayet çok özel Paşa ve Kuvvet Komutanları bu rezilliğe teslim olursa, Türk Milletinin şerefine, vatanına, bayrağına sahip çıkmak boynunun borcudur.

PKK/YPG’yi eğitmek demek, katiline atış talimi yaptırmak demektir. Kendi bedeninde kanserli hücre geliştirmek demektir. Kısacası;

Genelkurmay Başkanı Türk Devletine karşı savaşacak bir BOP ordusu oluşturuyor demektir. Bu durum Türkiye’de ihanet çeşmesinden içenlerin giderek arttığını ispat eder. Böyle bir durum yaşanırsa, direnmek Türk Milleti’nin hakkıdır.

Hatırlatırım:

-“MESULİYETTEN korkan kumandanların hiçbir vakitte icap eden kararları veremediklerini, bunun neticesinde ise, acı felaketler husule geldiğini bizzat ben de muhtelif zamanlarda görmüşümdür. M.Kemal Atatürk”

Savaş tamtamları çalarken, kimler askere alınıyor bir bakalım;

Parası olanların, milletin anasına sövenlerin, ülkeyi soyup soğana çevirenlerin çocukları askerlikten muaf. Tıpkı Osmanlı döneminde Tarikat mensupları, Medrese mezunlarının askerlikten muaf olduğu gibi… Azınlıklar zaten askerlik yapmıyordu. Vergi zulmü altında inleyen, ayağına çarık bile bulamayan Anadolu çocukları Yemen’den Kafkaslara kadar savaşa sürüldü. Öyle ki, birçok ailede erkek kalmadı.  Gene aynı durumdayız. Küreci şirketlerin asgari ücretli kölesi yapılan Türk çocukları, üç kuruş için madenlere gömülen ailelerin çocukları, kısır tohumlara mahkum edilen çiftçi çocukları, memur-küçük esnaf çocukları askere gidiyor…  Ülkeyi soyup soğana çevirenlerin, işbirlikçilerin çocukları askerlik yapmayacak, ülke nimetlerinden en az faydalanan garibanların çocukları askerlik yapacak öyle mi? Sonra o çocukları lejyoner askeri olarak ölüme yollayacaksınız. Zaten ülke savaşa girmeden ölüm tarlasına döndü.

Almanya Dışişleri Bakanı Steinmeier: “Hiçbir batı ülkesi kendi kara ordusu ile Suriye’ye girmek istemiyor. Tüm ortaklarımız bu görüşte. Suriye halkının acıları hiç kimseyi kayıtsız bırakmıyor, beni de. Ancak biz, askerlerimizden sorumluyuz. Biz, genç insanlarımızı, aynı anda birkaç yönde yürütülen ve IŞİD, Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad ordusu ve onlarca küçük grubun birbiriyle mücadele ettiği bu acımasız savaşa gönderemeyiz”

İşte o acımasız savaşa Türkiye itekleniyor.

Soros ne demişti?

“Sizin en iyi ihraç malınız ordunuzdur” demişti değil mi?

Rockefeller Türkiye için ne diyordu hatırlayalım;

Türkiye hakkında biraz daha durmak istiyorum; çünkü dünyadaki en stratejik konumdaki ülkedir ve bizim için çok önemlidir. Nedenlerine gelince:

Bir kere Büyük İsrail Devleti topraklarının su kaynaklarının önemli bir kısmı şu anda Türkiye’ye aittir.

İkincisi, Müslüman ve demokratik bir ülke olarak bu konuda öncü bir ülkedir. İslamiyet’i yıkmak istiyorsak önce Türkiye’den başlamalıyız.

Üçüncüsü, Avrupa ve Asya arasında bir köprü durumdadır. Maden, petrol, doğalgaz gibi zengin yer altı kaynaklarına sahip Ortadoğu ve Kafkasya’ya hakim olmak istiyorsak bu ülke elimizin içinde olmalıdır.

Eski gazeteci Nasuhi Güngör, ilk baskısını 2001 yılında Anka Yayınları’ndan yapan “Yenilikçi Hareket” adlı kitabında “AKP’nin bir proje olduğunu ve Tayyip Erdoğan’ın Siyonist kuruluşlarca yönlendirildiğini” yazmıştı.

Temmuz 2000’de ABD’ye giden Erdoğan, burada başta Yahudi ağırlıklı kuruluşlar ve ABD’li Yeni Muhafazakârların (neocon) düşünce kuruluşu ’American Enterprise Institute’olmak üzere önemli düşünce kuruluşları ile bir araya gelmiştir. ” Başbakan Tayyip Erdoğan’ın 18 Temmuz 2001’de İsrail Büyükelçisi David Sultan’la bir görüşme yaptığı ve ona  “Yeni oluşacak partinin İsrail ve ABD politikalarına asla ters düşmeyeceği”  yolunda garanti verdiği konuşulup yazıldığını ifade eden Güngör,  “Bu David Sultan, uzun yıllar İsrail ordusunda görev yaptıktan sonra dışişleri kadrosuna alınan azılı bir İslam düşmanıydı” diyor.

AKP ülkeyi ellerinin içine verdi. Şimdi ne isterlerse yapıyor.

Ey uzun adam; Ne Suriye’si? Hani 2007 YILINDA Genelkurmay Başkanına cevaben;

“Sınırlarımız içinde 5 bin terörist olduğu söyleniyor(!)..  İçeridekileri bitirdin mi de, sınır ötesi harekat istiyorsun?” demiştin ya?

Şimdi sana kendi sözünle cevap verelim;

“Sen ilk önce Türkiye içinde bulunan, sayenizde büyüme-gelişme imkanı bulan IŞİD katilleri karakterinde ki 100 bin sapkına operasyon yap. IŞİD’in İstanbul-Ankara-Konya gibi illerden militan devşirmesini engelle. IŞİD saflarına katılanların Türkiye üzerinden Suriye’ye geçmesini engelle. Türkiye’de tedavi olmalarını engelle.”

Tarih 16 Ekim 2007. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ve eşi Esma Esad, Abdullah Gül’ün resmi davetlisi olarak Ankara’ya geldi. Esad 3 günlük ziyareti sırasında o günlerde artan terör olaylarıyla ilgili Türkiye’ye çok çarpıcı bir öneri sundu: “Suriye, İran ve Türkiye, PKK’ya karşı ortak operasyon yapalım!”

Suriye Devlet Başkanı Esad’ın, Erdoğan ve Gül’e kapalı kapılar arkasında getirdiği bu önerinin ayrıntıları söyleydi:

  1. Türkiye, İran ve Suriye önce üçlü bir askeri tatbikat yapsın.
  2. Bu 3 ülke, Irak’ın toprak bütünlüğü konusunda ortak açıklamada bulunsun ve bölgesel güvenlik konusunda ortak davranacağını ilan etsin. Aynı zamanda herkes kendi ülkesi içindeki diğer ülkeye karşı faaliyet yürüten organizasyonları yasaklasın, teröristleri ilgili ülkeye teslim etsin.
  3. Son aşama olarak PKK’ya karşı ortak askeri operasyon yapalım.

Beşar Esad, Kuzey Irak’ta kurulacak bağımsız bir Kürt devletinin Ortadoğu’nun ortasına konulmuş bir bomba olacağını vurguladı.

Zaman Esad’ın ne kadar doğru bir öneri getirdiğini bizlere göstermiştir.

Çok bilinen bir sözü hatırlatalım;

Savaşları kapitalistler planlar, silah tüccarları organize eder, aptallar başlatır ve masumlar ölür …

Savaş naraları atan AK Çete, siz önden buyurun lütfen. Zaten kefen dediğiniz perde ve masa örtüleriniz de hazırdır. Biz mi?

Biz 2. Kurtuluş Savaşına hazırlanıyoruz. Kime karşı mı?

İÇ VE DIŞ DÜŞMANA KARŞI.

BU DA BÖYLE BİLİNE!!

15 Ekim 2014

zahide@zahideucar.com

www.zahideucar.com

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın