Torbadan “baz istasyonları” da çıktı…

Torbadan “baz istasyonları” da çıktı…

Geçtiğimiz günlerde, TBMM Bütçe komisyonunda benimsenen “torba yasa” önerisi gözden kaçırıldı!

Bu “torba yasaya” göre, artık baz istasyonları yasal olacak!

Arsalara onbeş metrelik, yapılar üzerinde de on metrelik baz istasyonlarına izin verilecek!

Ayrıca, ruhsatsız biçimde kurulan, belediyelerin sekiz milyon liraya yakın kestiği cezalar da bağışlanacak!

Bilim insanlarının ileri sürdüğü “kansere yol açar” gerekçeleri yok sayıldı!

Baz istasyonlarının yaydığı radyasyonun “hücre büyümesiyle birlikte organları etkilediği” bulguları yerine, Bakan Fatih Sayan “haberleşme alt yapısının güçlendirmesi amaçlanıyor” diye savundu!

İnsan sağlığı bir yana; varsa/ yoksa görüntü!

***

Baz istasyonları radyo- televizyon vericileriyle birlikte, Çernobil gibi yüksek oranda radyasyon yayan olgularla karşılaştırılıyor!

Bilim insanları radyo- televizyon vericilerinin salt “verici” olduğunu söylerken, baz istasyonlarının “alıcı/ verici” oluşu nedeniyle ayrı olduğu düşüncesinde. Ayrıca Çernobil Nükleer Santrali’nde oluşan patlama, Hiroşima’ya atılan bombanın elli katı büyüklüğünde olması/ radyasyon yayması anlamına gelmesi bakımından “ayrı” düşünülmesi gereken konular, deniliyor…

***

Baz istasyonları…

İki görüş var…

Bunlardan ilki:

“Toplumun geneli nükleer radyasyon, cep telefonu radyo dalgaları ve elektromanyetik alandan kaynaklanan ısınma etkisini birbirine karıştırmaktadır. Baz istasyonlarının zararlı oldukları konusundaki yaygın yanlış söylemler de bilgi eksikliği veya yanlış bilgiden kaynaklanıyor.”(*)

Diğer görüş:

“İnsan hücreleri doğduktan sonra sürekli yenileniyor. Kir dediğimiz şey vücuttan ölü hücrelerin atılmasıdır. Yenilenmeyen tek hücreler beyin hücreleridir. Cep telefonunun beyine verdiği zararlar ömür boyunca devam ediyor. Bu yüzden dikkatli kullanmak gerek. Nükleer radyasyonla karıştırıyorlar. Onun enerji seviyesi çok yüksek. Değişik bir etkileşim mekanizması ile insanlar zarar veriyor. Bu uzun vadede az güçlü bir radyasyon kaynağı. Vücudun savunma ve korunma mekanizmasını zayıflatarak kansere yakalanma veya kısırlık, alzheimer, parkinson hastalıklarına yol açabiliyor. Time Dergisi’ne, seçkin dergiler bu zaman zaman konu oluyor.”(**)

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  İNSALIK SUÇLARINIZA YENİSİNİ EKLEDİNİZ





***

Teknolojik gelişmelere “dur” demek yerine, canlıya katacağı “artı yararları” artırmak/ yaşamsal konularda daha duyarlı olmak gerekir.

Hastanelerde, viziteye çıkan birçok hastanın manyetik rezonans görüntülemeye (MR) yönlendirildiğini bilmeyen yok!

Yapılan araştırmalara göre de rezonans görüntüleme (MR) uygulamasında dünya genelinde birinci, bilgisayarlı tomografide (BT) sekizinci sıradaymışız!

Türk Radyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Tamer Kaya, bir açıklamasında “X ışınları ve cep telefonlarında kullanılan enerjiler aynı gruba girer. Her ne kadar aynı enerji seviyesine ve aynı fiziksel özelliklere sahip olmasa da ikisi de aynı grupta yer alır ve zararı olmadığını söylemek mümkün değil. Gerekmedikçe kesinlikle radyolojik yöntemlerin kullanılması yanlıştır ancak gereklilik halinde şüphesiz uygulanmalıdır” sözlerine yer veriyor.

“Gerekmedikçe kullanılmaması” gerektiği söylense de, “müşteri” özelliğini taşıyan istenince yapmak zorunda; başka da yolu yok!

MR teknolojisini kullanmada dünya birincisi olmuşuz; ne mutlu bize!

***

Cep telefonu yaşamımızın bir parçası oldu!

Bunun yirmi-yirmibeş yıllık bir geçmişi olduğunu düşünürsek, önümüzdeki yirmi yıl içerisinde neler olabileceğini Bill Gates’den, Elon Musk’dan aralıklarla duyuyoruz!

Yine evlerimizde yer bulan mikro dalga, bilgisayar sistemli buzdolabı/ çamaşır makinesi/ bulaşık makinesi/ iklimleme daha çoğu bugünden yaşamımızda…

Biz teknolojiden yararlanmıyoruz, teknoloji bizi zapt etmiş durumda/ her tür tutsağı yapılmışız!

***

Bilim insanları “bir konuda” ikilem içine düşmüşlerse, bilin ki “sistem koruyucusu” olmalarının ortaya çıkmasındandır!

Baz istasyonlarının “zararı” konusunda düşülen “ikilem” de bunun bir örmeği…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Duhan Suresi'nde ll.Bayezit ve Kurtarılan İsrailoğulları

Bugün yaşanan covid 19 sürecinde olsun, İzmir depremi sonrasında olsun bilim insanlarının “bölünmüşlüğü” bunun belirgin kanıtı!

Bir grup var ki, “iktidarın” her yaptığına “olumlu” derken, öyle bir grup da var ki “yararlı” olsa bile/ her yapılanı “yanlış” buluyor!

Baz istasyonlarının çocukların yoğun olduğu yerlere, okullara, kreşlere yakın olmasının sakıncalarını sayan bilim insanı “zararlı oldukları konusundaki yaygın yanlış söylemler de bilgi eksikliği” diyebiliyor!

Torba yasada yer alan “baz istasyonu yasası” iletişim açısından “gerekliliği” olduğunca; yurttaşlara “en az” zarar verecek biçimde oluşturulması, operatörlerin istemlerine göre konuşlayacakları bir uygulama olmamalı!

Hiç olmazsa, “iktidar” burada “insan yaşamı önemli” demeli…

* http://www.bthk.org/tr/tuketici/baz-istasyonlari-ve-saglik

** https://www.sozcu.com.tr/2017/saglik/uzmanlardan-korkutan-baz-istasyonu-ve-cep-telefonu-uyarisi-2052480/

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın