Türkçe Off

Türkçe Off

Feyza HEPÇILINGIRLER

Kitabin Adi Türkçe “Off”
Kitabin Yazari Feyza HEPÇILINGIRLER
Yayinevi ve Adresi Remzi Kitabevi Selvili Mescit Sokak 34440 Cagaloglu / ISTANBUL
Basim Yili 1 nci Baski: Agustos 1997 15 nci Baski Mart 2001

KITABIN ÖZETI

“Basta internet olmak üzere, kitle iletisim araçlarinin yayginlasmasi, küresellesme sürecinin bas döndürücü bir hizla ilerlemesi; tüm toplumlari etkilemekte ve kültürel kimligin, öz benligin en önemli ögesi olan dil bu olusum karsisinda çaresiz örselenmektedir.” Iste yazar bu eserinde; Türkiye’nin kabuk degistirmesiyle birlikte Türkçe’nin de nasil bozuldugunu, topluma söyleyecek bir seyleri olanlarin farkinda olmadan ya da bilinçli olarak yaptiklari yanlislari irdeliyor ve onlarin asil söylemek istediklerinden nasil uzaklastiklarini inceleyerek okuyucusunu hem bilgilendiriyor hem de eglendiriyor.

Öncelikle, Türkçe’yi en dogru biçimde kullanmasi gereken, ülkeyi yöneten ya da yönetmeye aday insanlarin konusmalari ele alindiginda; aslinda onlarin söyledigiyle toplumun anladigi arasinda farkliliklar ortaya çikmaktadir. Ondan sonra da ayni insanlar yanlis anlasildiklarini iddia ederek, birçogumuzun dikkat bile etmedigi düzeltme demeçleri vermektedirler. Tüm bunlar dogru sözcügü kullanamamaktan ya da tümcenin olusturulmasi sirasinda sözdizimi kurallarina uymamaktan kaynaklanmaktadir.

Ayni durum gazetelerde de söz konusudur. Hele hele haber basliklari için bulunan slogan veya cümleler bir haberin içerigini degistirebilmekte hatta okuyucuyu, ne haberi yazanin ne de okuyanin arzu etmedigi bir kulvara yönlendirmektedir.

Evimizin bas kösesindeki sürekli misafir televizyonun yayinlarinda da durum çok farkli degildir. “Talkshow” adi altinda yapilan programlarda, magazin programlarindaki kisa söylesilerde Türkçe’nin tüm güzelligi yok olmakla kalmayip yeni sözcükler yeni söyleyis biçimleri edinilmektedir. Sonunda okumayan bir toplum haline gelinmektedir. Zira yillarca emek verilerek olusturulmus bir yazin eserinin dili bir anda anlasilamaz duruma düsmektedir.

Son zamanlarda sarki sözleri de degismistir. Topluma mesaj veren, insanda hos duygular uyandiran sözler yerine birçogu bozuk bir Türkçe’yle olusturulmus slogan haline getirilmis sözlerden olusmaktadir.

Televizyonlarda yabanci filmlere yapilan seslendirmeler dilin sadece sözdizimini bozmakla kalmayip Türkçe’nin matematik bütünlügüne de yönelmis saldirilarla doludur. Örnegin çok siklikla duydugumuz ve hatta günlük yasamimizda artik kaniksamadan kullandigimiz “Nasil hissediyorsun?” sorusu ve buna karsilik olarak verilen “Iyi hissediyorum.” yaniti neresinden bakarsaniz bakin tam bir Türkçe katliamidir.
Reklamlarda da durum çok farkli degil. Yabanci sözcükleri ön plana çikartip tanitilan ürünün çagdas olma özelligi vurgulanmak istenmektedir. “Voilà” markali sampuan reklamini hatirlarsak “Annen nerede kizim?” sorusuna “Voilà !” yaniti geldiginde bu sözcügün fransizca “Iste !” anlamina geldigini bilmek zorundayiz ki reklam anlasabilsin. Yoksa bu yanit öylece hiçbir anlami olmadan havada asili bir sekilde kalmaya mahkumdur.

Tüm bunlari düzeltebilmek ve Türkçe’yi gerçekten dogru yazip konusabilmek için Türkçe dilbilgisini iyi bilmek zorunlulugu vardir. Oysa dilbilgisi uzmanlari birakin bu sorunlara çözüm üretmeyi daha aralarinda kavram ve terim birligine varamamislardir. “Hangi sözcügün hangi harfinin üzerine “sapka” isaretini koyacagiz, bu isaretin islevi gerçekten önemli midir?” tartismalari sürüp gitmekte, “Ankara eski valisi” mi yoksa “eski Ankara valisi” mi demenin dogru olduguna bir türlü karar verilememistir. Oysa Türkçe’de insan unsuru önemlidir. Dilimiz kendi merkezine insan kavramini oturtmustur. Birçok dilde oldugu gibi kadin-erkek ayrimi, disil-eril tanimlamalari yoktur. Türkçe’nin cinsiyet ayrimi gözetmeyen bir dil olmasi kullanimina da özen gösterilmesini de gerektirir.

Bu kitabiyla, Türkçe’nin dogru kullanimiyla ilgili tüm kaygilarini dile getiren Feyza HEPÇILINGIRLER sadece olumsuz elestiriler yapmakla kalmamakta dogru kullanimlardan da örnekler vermektedir. Örnegin bir reklâm sloganindaki “Anneler bilirler.” tümcesinde her ne kadar ikinci “-ler” takisi fazlaymis gibi görünse de dogru olan kullanimdir. Zira “Anneler bilir.” tümcesinde gizli olarak asagilama ve alay anlamlari çikmaktadir. Öznenin çogul oldugu bir cümlede; özne insansa, yüklem de çogul; özne insan degilse yüklem tekil olmalidir. Yazar ayrica yapilan hatalardan nasil dönülebilecegi, aslinda söylenmek istenilenlerin yalin bir sekilde hangi yöntemler kullanilarak söylenebilecegini ayrintili olarak ve örneklerle açiklamaktadir.

Yillarca emek verilerek, yazili ve görsel basini elestirel bir bakis açisiyla gözlemleyip yanlislarin ve hatalarin üzerinde tek tek durarak ve bunlara düzeltme ve çözüm önerileri sunarak olusturulmus bu kitap, Türkçe’yi dogru kullanma kilavuzu olarak ele alinip okunmalidir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın