Türkçülük Bayramı ve Günümüz Gerçekleri

Türkçülük Bayramı ve Günümüz Gerçekleri

Öncelikle içerisinde bulunduğumuz süreçte Ne Mutlu TÜRK’üz diyoruz ama ülkemizde bunu diyecek duruma düşürenler yüzünden bir burukluk yaşıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devletinde artık TÜRK’üm dediğinizde bölücü, gerici, kafatasçı olarak anılıyor ve dışlanıyorsunuz. Bunu söylemek ne kadar acı. Yurt dışına gidip de soramazsınız birine kökenin nedir diye. Bir Fransız’a sorduğunuzda size ben Fransız’ım der. Ülkemizde ise sözde kürt kökenli vatandaşlar IN olurken TÜRK’ler OUT oldu.

Bu IN, OUT kelimelerini Türkeş Manga niçin kullanıyor diyenlere şunu da belirtmekte fayda görüyorum, büyük bir yabancı hayranlığı, sempatizanlığı oluşan kendi ülkemde birçok Türkçe kelime artık yerini yabancı kelimelere bırakmış durumda.

Peki bu Türk düşmanlığı nereden geldi ve nasıl gelişti.

Şimdi bizde bir zihniyet var. Biz Müslüman Türk’üz. Atalarımız 1200 yıl önce İslamiyet’i kabul etmişler. Ama bizim ayrıca bir kimliğimiz var. Biz ne soysuz Müslüman’ız nede dinsiz Türk’üz. Müslüman Türk’üz biz, et ve tırnak gibiyiz.

2002 yılında bu sürecin geliş aşamasında sayın başbakanımız bir söz ediyor iyi hatırlıyorum. “Kürt sorunu benim sorunum” dedi ve devam etti “36 etnik köken var bu ülkede ve biz bir mozaik’iz” dedi. Biz buna son derece karşıyız. Biz mozaik değil mermeriz, mermer. Mermer demek ne demek? Kürt kardeşimize kız verdik, kız aldık, iç içe girmişiz. Orhun abidelerinde kürt beyleri ile ilgili yazıtlar var. Türklerin Kürt kökenli vatandaşlarımıza verdiği değeri akil insan denilen insanlar incelesinler bakalım Orhun abidelerinde ne yazdıklarını biliyorlar mı?

Türkiye Cumhuriyetinin başbakanı Sayın Erdoğan “Bana Türk Milliyetçiliği ile gelmeyin, bana Kürt Milliyetçiliği ile de gelmeyin biz her türlü milliyetçiliği ayaklar altına almış bir topluluğuz, bir gurubuz” demiştir.

Milliyetçiliği Sayın Başbakan nasıl görüyor bilmiyorum ama milliyetçilik asla ırkçılık değildir. Eğer vatanı ve bayrağı sevmek ırkçılıksa ırkçılığın en büyüğü benim. Burada bir yanlış anlaşılma var. Başbakan ya bunu yanlış anlıyor, ya da yanlış anlamak istiyor. Milliyetçilik kelimesi neden rahatsız ediyor? Eğer ciddi manada rahatsız oluyorsa geçmişte mutlaka bir kuyruk acısı vardır. Eğer milliyetçiler olmasaydı, on iki Eylülde 5,300 tane şehit vermezdik.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Sad Suresi'nde Kanuni Süleyman ve Süleyman Demirel 

5,300 tane şehidi biz neden verdik?

Bunu bir defa sayın başbakanın iyi analiz etmesi gerekir. Eğer başbakanımızın okuduğu üniversitede tövbe haşa burada Muhammed’in …. Giremez dediklerinde o ayaklarının altına aldığı o günün milliyetçileri canını siper etti.

Milliyetçilikle, Türklükle alıp veremediğiniz nedir? Bir kerede lütfen çıkıp Türk Milleti de. Gurur duyalım bizde. Sayın başbakan “Ne mutlu Türküm diyene” dese ne olur ya, ne kaybeder? Türkiye Cumhuriyetinin başbakanı olarak “Ne mutlu Türküm diyene” derse çok şey mi kaybeder?

Ben bir Türk vatandaşı olarak, Başbakanımdan gurur duymak istiyorum, Cumhurbaşkanımdan gurur duymak istiyorum, Genelkurmay başkanımla gurur duymak istiyorum. Bu süreçte sesini çıkarmayan, çıkaramayan bütün bürokrasiden, bürokratlardan bütün devlet kurumlarından gurur duymak istiyorum. Ama hepsi kafasını kuma sokmuş kimse sesini çıkarmıyor.

Cumhurbaşkanımız ve başbakanımızın güzel şeyler olacak dediği demek bu TC. yi kaldırmak, Türk kelimesini kaldırmak. Bunlar güzel şeyler olacaksa biz bunu benimsemiyor ve kabul etmiyoruz.

Şimdi her şeyi sil baştan değiştirip bir başkanlık sistemi getirmek istiyorlar. Özellikle seçilmiş olarak dokuz bölgeye paylaştırılmak isteniyor. Bu TC ve Türklük kelimesinin kaldırılması hep bir plan. Bu dokuz bölgenin analizi yapılacak. Bölgelerin nabzını ölçüyorlar. Her bölgenin ayrı statüsü olsun, başkanlık sisteminde, eyalet sisteminde diyorlar. Anayasa değişikliği ona doğru gidiyor zaten. Her bölge kendi idaresini kendi yapacak. Bunun hazırlığı, ön çalışması yapılıyor. O 63 salağın gezileri de bu yüzden zaten. İlk önce büyük şehir yasasıyla belediyeleri değiştirecekler, anayasaya ekleyecekler ve eyalet sistemini getirmeye çalışacaklar. Bu da dokuz bölgenin coğrafi, tarihi, iklimi, kültürü durumuna göre hareket edilip kanun hazırlanacak. Sofraya konulacak olan pişirilen yemek bu. Ve bu pişirilen yemek bu günlerde zorla yedirilmeye çalışılıyor.

Burada konuştuklarımızı aslında mecliste bulunan milletvekillerinin konuşup karşı çıkmaları gerekiyor. Hep merak ediyorum bir sürü milletvekili var ama ne işe yararlar diye.

Vatandaşım da benim bir arabam olsun, işim olsun yeter diyor. Eee! Vatanın olmasa nerede yaşayacaksın? Ben zeytin ekmek yiyeyim ama vatanım olsun. Türk Milleti bunları görecek ama yarın geç olacak. Bayrağın özgürce dalgalanmıyorsa bir ülkede dini inançlarını da yaşayamayacaksın. Vatanla din sevgisi aynidir. Yani dini, seviyorum ama vatanı sevmiyorum benim için sıfırdır ve hiçbir anlamı yoktur.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Sad Suresi'nde Kanuni Süleyman ve Süleyman Demirel 

Şimdi bu teröristlerle pazarlık yapıp onları affeden yetkililer ve Türk Milleti o teröristlerin dini inançlarımızla, namazla nasıl alay ettikleri paylaşım sitelerinden hiç izlemediler mi?

Bu projenin ciddi manada iç savaşa neden olacağı kanaatindeyim. Şimdi bunlar yarın elini kolunu sallaya sallaya Türkiye sokaklarında gezecekler. Çünkü kanunen sıkıntı yok. Şimdi bunlarla karşılaşıldığında gerçek Türk Milleti bunları tanır, onlar bir zafer kazanmış edasıyla bir duruş sergileyecekler bu çapulcular. Şimdi o durumda Türk milletinin neler yapabileceğini kestiremiyorum.

Bunlar sadece belli yerlerde değil orada burada nasıl Türkiye Cumhuriyeti askerini şehit ettiklerini anlatacaklar. Bunun daha ciddi kargaşa, iç çatışma yaratacağına inanıyorum. İnşallah o günleri görmeyiz.

Şu an Türk Milletine, Türklüğe bir saldırı var. Bunu görüyoruz, bunu görmemek için kör, duymamak için sağır olmak gerek. Saldırının sadece bombayla, topla, tüfekle olması gerekmez psikolojik bir saldırı var. Atatürk’ü silmek, yok etmek istiyorlar ama Türk Milletinin kalplerinden silemeyecekler. Ne diyor büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk “Yurtta sulh, cihanda sulh” en büyük sıkıntıları da bu zaten.

Küçük bir kız çocuğu babasına soruyor? “Baba Çanakkale şehitliğine gidelim mi?” diye. Babası “Kızım ne yüzle gideceğiz o şehitlerimizin yanına. Dünyanın en büyük ordularını geçirmediniz biz üç çapulcuya teslim olduk mu diyeceğiz” diyor. Bu gerçekten çok acı bir durum.

İngilizler, Avustralyalılar dünyanın öbür ucundan Çanakkale’ye atalarını ziyaret etmeye geliyorlar atalarını anmak için ama bizler maalesef kalkıp bir Sarıkamış şehitliğine gitmek için üşeniyoruz. Çanakkale’ye gitmek için üşeniyoruz.

Tarihin köküne sarılmayan bir millet çökmeye mahkumdur. Geçmişteki parlak aynalarımız geleceğimizi yansıtır. O geçmişteki parlak aynaları her zaman hafızalarımızda canlı tutacağız. Tutacağız ki geleceğe iyi bakacağız. Uyumayacağız, bunun başka yolu yok.

Aziz Türk Milletinin Üç Mayıs Türkçülük Bayramını kutluyor, en içten sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Türkeş Manga
KozanBilgi.Net Kurucusu ve
Genel Yayın Yönetmeni

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın