Türkiye İslamsız Düşünülür mü? 

Türkiye İslamsız Düşünülür mü? 

Dün

(23.02.2013) Yeni Asya’da ‘İslam kardeşliği uyanmalı’ başlığı altında bir yazı vardı. Yazıda Bediüzzaman’ın İslam’ın şartlarından olan hac hikmetinin ihmaliyle zulmet-i alem oluştuğu fikri dikkate verilmişti. Yeni Asya’nın İslam kardeşliği uyansın arzusu güzel olmakla beraber, uyandıracak kriterler açıklığa kavuşturulmamıştı yazık ki. Ben ‘İslam Kardeşliği Nasıl Uyanır’ başlığı altında yorumumu yaptım.

Bugün
(24.02.2013) Yeni Asya Alman siyasetçi Thorsten Schaefer- Gümbel”in Türkiye hakkındaki görüşlerini yansıtıyor. Yansıtılan görüşte İslam kardeşliğinin oluşup oluşmayacağını belirleyen cümle şu: ”Türkiye’nin halletmesi gereken konular var. Hukuk devleti, basın özgürlüğü ve demokrasi sorunlarını çözmesi gerekir”.

İslam’ın özü hukuktur.
Hukukun oluşmasıyla demokrasi de otomatikman oluşur. Öyle bazılarının ‘demokrasi istiyoruz’ diye yıllarca bağırmasına da gerek kalmaz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti hukuk işlerliğini dünyaya gösteremiyorsa, İslam’ı da gösteremiyor demektir. O zaman dışarıdan duyulan ”Müslümanlık en iyi Türkiye’dedir” lafı palavradır. Dikkat edilirse İslamlık iddiasında olanlar yönetimdedirler. Ama haksızlık yapma, yandaş kayırma, zaruri ihtiyaçları karşılamada zorluk çekenleri iki paket makarna, bir kaç torba kömürle kandırma had safhada. En az üç çocuk isterim denip çocuk başına biçilen 15 lira gibi komik meblağla çocukları değersizleştirme de…

İslam’ın gösterilmediği yerde İslam kardeşliğinden bahsedilemez
ki.

Alman siyasetçi Gümbel’in tespiti şu: ”İnsanlar karşılıklı olarak birbirini zenginleştirirler”.

İşin içine İslam girmezse, zenginleşme kuvveti elde tutanlarda gerçekleşir, kuvvetsiz yığınlar ezilmeyle, sömürülmeyle yüz yüze bırakılırlar. Bu da hukukun bozuk işlediğinin işaretidir. Bozuk hukuk eşittir zulümdür. Gümbel, Türkiye’den hukuksuzluğu halletmesini isteken, İslami hasletlere taraftarlığını belli ediyor gibi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Furkan Suresi'nde 'Furkan' Nedir? 'Nezîr' Kimdir?

Önerisi şu Alman Siyasetçi Gümbel’in: ”Avrupa kültürünün Türk, İslam ve Arap kültüründen beslendiğini Avrupalıya anlatmak gerek. Bunu gerçekleştirmek bizim elimizdedir”. Bkz:
http://www.yeniasya.com.tr/haber_detay2.asp?id=50679&blnKayit=True

Meselenin künhüne vakıf olanlar, ne yapılması gerektiğini iyi biliyorlar. Alman siyasetçi Gümbel ”İslam, Türk ve Arap kültürü” derken, geçmiş yüzyıllardaki hakşinaslığı dikkate almış olmalı. Geçmiş yüzyıllarda Avrupalılar, anlaşılıyor ki, ”Türklerden hak hukuk medeniyet öğrenelim” çabası gösteriyormuş. Başarmışlar demek ki. Avrupa kapısında 50 yıldır bekleyen Türkiye yöneticilerine, ”Bizimle birlik olmak istiyorsanız hakkı hukuku bir güzel belleyin” nasihati veriyorlarsa, bundan, başka anlam çıkmaz.

Son söz: Türkiye’nin Müslüman bilinenleri İslam’ı adam gibi dünyaya anlatamazlarsa, İslam’ı anlatma Avrupalılara kalır; bize de Avrupalılara özenip Müslüman olabilmek düşer.

İbrahim Faik Bayav

 

Bu makale 27 Şubat 2013 tarihinde yayımlanmıştır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın