Türklerin En Çok Madalya Aldığı Bir Spor Dalı

Türklerin En Çok Madalya Aldığı Bir Spor Dalı

Güreş Dünya tarihinde Türklerin en çok madalya aldığı bir spor dalıdır.

Türk güreşi ülkemize 27 Olimpiyat,37 Dünya ve 50 Avrupa şampiyonluğu kazandırmıştır. Bir zamanlar dünya arenalarında Türkün yenilmezliği konuşuluyordu.

Hatta Türklerin karşısına çıkmak talihsizlik olarak nitelendiriliyordu. Türk ismi ile güreş kelimesi adeta özdeşleşmişti. “Türk gibi kuvvetli,siyah saçlı kuvvet ilahları, Bir Türk’ten kuvvetli kimdir? İki Türk” gibi atasözleri bu başarının ürünü idi. Bu nedenle Türkiye için güreşte başarılı olmak kaçınılmaz bir sonuçtur.

1936 Berlin olimpiyatları ile başlayan başarı grafiğimiz 1970’li yıllarda çöküşe geçmiştir. 1987 yılında başlatılan karakucak projesi ve güreş eğitim merkezleri öncülüğünde biraz kıpırdanma olmuştur. Ülkemizde sanayileşme ile birlikte sosyo-ekonomik,sosyo-kültürel,iç göç, iletişim teknolojisi gibi değişimler yaşanmıştır.




Bir çok sosyal kurum gibi Türk güreşi de bu değişimden etkilenmiştir. Özellikle güreşin kaynağı yer değiştirmiştir. Güreşin kaynağı artık zeki ve yetenekli çocukların okuduğu ilköğretim okulları olmalıdır. Özellikle yatılı bölge ilköğretim okulları. Günümüz şampiyon güreşçilerin geçmişini incelediğimizde çocuğun güreşe erken yaşta başlayarak pedagojik bir eğitim ve antrenman sürecinden geçtiğini görürüz.

Bu nedenle güreşte başarılı olmak için ilköğretim okullarına güreşi bilimsel olarak sokabilmek durumundayız. Güreş eğitim kurumlarına giremezse bireysel uygulanmalarımız bilimsel metotlar karşısında başarılı olamayacaktır. Karakucak projesi olarak başlayan güreş eğitim merkezlerine öğrenci seçimi Milli Eğitim Bakanlığı ile Türk güreş federasyonunun ortaklaşa yaptığı başarılı bir organizasyondur. Yetenekli çocukların seçilerek organize bir program ile okul- spor olgusunun sağlıklı bir şekilde yürütülerek Türk güreşine madalya olarak yansıyabildiği görülmüştür.

Erken yaşta yetenekli çocukların seçimi ve onların Milli eğitim amaç ve ilkeleri içerisinde hem eğitilmeleri hem de şampiyon güreşçiler doğması arzulanan bir durumdur. Bu amaçla Türk Güreş Federasyonu; erken yaşta güreşe başlama, güreşte yetenek seçimi, okul- güreş eğitimi ve organizasyonu konularındaki 12 yıllık deneyimden hareketle güreşi ilköğretimin ilk basamağından başlatarak, Ata sporumuzda sürekli başarıyı teminat altına almayı hedeflemektedir. Ayrıca güreşin büyük kitlelere yayılması ve ülkemizin moral değerinin yükseltilmesi de amaçlanmaktadır.

Güreş insanın tüm özelliklerini geliştirmesini zorunlu kılan bir spor dalıdır. Yıllarca Dünya ve 3 kez Olimpiyat şampiyonu olan büyük güreşçi Medvet’e güreş size ne kazandırdı şeklinde bir soru sorulduğunda “Bana ait olan her şeyi” şeklinde cevapla güreşin bireye kazandırdığını özetlemiş oldu.

Uzmanlar diğer spor branşlarına nazaran güreşin gençlerin motor kapasitelerinin geliştirilmesinde çok daha etkili olduğunu ispatlamıştır. Plato gibi filozofların, Atatürk, Abraham, Lincoln gibi devlet adamlarının, Lav Tolstoy, Pushkin, Albert Dürer gibi yazar ve ressamların güreşe olan tutkuları tesadüf değildir. Güreş sadece hız, kuvvet ,esneklik, dayanıklılık gibi fizik özellikleri mükemmelleştirmekle kalmayıp, cesaret, alçak gönüllülük, kendine güven gibi özellikleri de geliştirir.




Diğer spor dallarında vücut yapısı sporcuların başarısını sınırlayan faktördür. Fakat ideal spor olan güreşte bu değişiktir. Zeki bir güreşçi eğer kısa boyluysa bu özelliğini, eğer uzun boyluysa bu özelliğini avantaj olarak kullanabilir. Aslında güreşçi zeka ve yaratıcı gücü ile tüm özelliklerini avantaj olarak kullanabilir. İnsanın yaratma gücüne böylesine açık başka bir spor yoktur. Bir İtalyan atasözü sanki güreş antrenmanını tanımlamaktadır “Antrenman bir çok ilacın yerini tutabilir, ancak antrenmanın yerini tutacak hiçbir ilaç yoktur”.

Güreş insanlara birçok özellikler hatta diğer sporlardan daha fazla şeyler kazandıracaktır. Bunun için disiplinli bir çalışma, düzenli antrenmanları takip etmek ve teknikleri dikkatle izlemek gerekmektedir. Güreşte “Kazanmak isteyen her şeyden önce kendini yenmelidir” temel prensiptir.

Sosyal Medyada Paylaşın:
Önceki Yazı
Sonraki Yazı

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın