“Tüyü bitmemiş yetimin hakkı”

“Tüyü bitmemiş yetimin hakkı”

Yaz aylarının Adana sıcağında, ovanın zemheri soğuğunda toprağın doğurganlığını değerlendirmek için çaba harcayan emekçileri gördüğünde düşünmeyen var mıdır, diyeceğim de…

Kimi zaman alnından süzülen ter kayar gider, toprakta tohumun üstüne örtü bile olur. El derisinin kalınlaşmasına aldırmadan/ alnını yırtarcasına acıtan dokunuşlarını hiçe sayarak…

Kimi zaman dışarı çıkılmaz sabahların en “er” anlarında ayaza karşı durarak/ burun çekerek/ ovarak ellerini ısıtarak/ yağmur-çamur demeyerek/ don demeyerek/ toprağı umut bilerek…

Bunları “yaşamayan” demeyeceğim de; bilmeyen, görmeyen var mı?

Her toprağa, her tohuma, her ürüne dokunuşlarında yaşamlarından “iz” bırakan emekçileri bilmeyen…

Toprak “acı veriyor” emekçilere şimdi/ şu aralar!

Toprak “doyurmuyor” emekçileri şimdi/ şu aralar!

Emeğinin karşılığı “doyamıyor” emekçiler şimdi/ şu aralar!

***

CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut’un yaptığı açıklamada “Bakanlıkça sunulan dönem sonunda Mali Tablolar ile verilmesi gereken; Kasa sayım tutanağı, Banka mevcudu tespit tutanağı, Alınan çekler sayım tutanağı, Menkul kıymet ve varlıklar sayım tutanağı, Teminat mektupları sayım tutanağı ve Değerli kağıtlar sayım tutanaklarının verilmedikleri anlaşılmıştır” sözleri yer aldı.

Sayın Barut’un, olmayan/ yaşanmayan bir olguyu dile getirdiğine inanmıyorum; ileri sürülen bilgilere göre de, “Tarım ve Orman Bakanlığının 2019 yılı mali tablolarında, Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği ve Devlet Muhasebe Standartları uyarınca, mali tablolar ile birlikte sunulması gereken açıklama ve notların bulunmadığı görülmüştür” sözlerini de doğru buluyorum!

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  İNSALIK SUÇLARINIZA YENİSİNİ EKLEDİNİZ

Son söz: “Sayıştay’ın Tarım ve Orman Bakanlığı raporunda yer alan bulgular ve denetçilerin tespit ettiği eksiklik, yanlışlık ve uygulama yapılan hatalar çok dikkat çekici ve çarpıcıdır. Kamunun mali yönden denetim görevini yürüten Sayıştay’a bakanlığın mali rapor ve tablolarının tam olarak sunulmaması izah edilemez.”

***

Emeğinin karşılığı “doyamıyor” emekçiler şimdi/ şu aralar; nasıl doysun ki?

Sayıştay, yaptığı inceleme sonucunda Tarım- Orman Bakanlığı’nın eksikliklerini/ yanlışlarını/ uygulamalarını saptıyor. Bakanlığın geçtiğimiz yıl açıklamış olduğu mali tablolarında olması gerekmesine karşın/ bulunmayan bilgilerin “ne” anlama geldiği öyle susulup geçilecek, öyle sümen altına itilecek, öyle halının altına süpürülecek bir konu değil;

Bu ülkenin, bu ülkenin toprağının, bu ülkenin insanının, bu ülkenin insanının toprakla/emekle/ üretimle doyumuna “leke” düşürecek bir olgu!

***

Bu ülkenin insanı toprağın cömert ellerinden tutacak, ellerin verdiğiyle de; hem kendi, hem gereksinen herkesin doyumunu sağlamak için çaba harcayacak…

Tüm yaşananların ardından, bu gün bile; “üretim” neden gerekli, bireye/ topluma yararı “ne olacak” diyenler var olmalı ı ki;

Toprakla uğraşan doymuyor/ doyurulmuyor!

Ya tohuma ulaşmasındaki “kolaylıklar” ortadan kaldırılıyor, ya da tohumu güçlendirecek tarım ilaçlarının sağlanması zorlaştırılıyor!

Ya ekim alanları bozguna uğratılıyor, ya da ürüne katma değer katacak birimler kapatılıyor!

Ya ürünün hasat zamanı taban alım fiyatı açıklanmıyor, ya da üreticinin boğulması pahasına aynı ürünün dışalımının önü açılıyor!

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  “Her şey” iyice anlatılmış olsa…

Üreticiye yapılan bunca zorlama yetmiyor; Sayıştay, yaptığı inceleme sonucunda Tarım- Orman Bakanlığı’nın eksikliklerini/ yanlışlarını/ uygulamalarını saptıyor.

Olan bu ülkenin üreticisine oluyor, olan bu ülkenin üretimine oluyor, geleceğine oluyor!

***

Başta “yaz aylarının Adana sıcağında, ovanın zemheri soğuğunda” diye başlarken, üreticilerin hangi zorluklarla “tohumu/ ürüne” dönüştürdüklerini betimlemek istedim.

Halk arasında “bunu yapanın hakkı yenmez evlat” diye büyüklerin uyardıkları küçükler, “o” sözlerin ne denli anlam taşıdığını bilirler.

Üreticinin yaşadıklarını bilen/ anlayan “hakkını yemez”!

Sayın Barut, Adana çocuğu… Mesleğinin dışında bile toprağın/ toprakla uğraşanın ne anlam taşıdığını, Sayıştay Raporu’nun bu ülkenin insanını ilgilendirdiğini/ etkilediğini dile getirirken “Tüyü bitmemiş yetimin hakkını savunmak en temel görevlerimizden biridir. Bu milletin dişinden ve tırnağından artırıp ödediği vergilerle maaş alanlar, halkın oylarıyla bakanlığı ve memleketi yönetenler, görevlerini yürütürken saydam olmalı, şeffaflık ilkesi içinde hesap verebilmelidir” diyor.

“Tüyü bitmemiş yetimin hakkı” denince “anlamsız” bulan var mı?

Şunun altını çizmek doğru olur: Sayıştay Raporu’nda salt toprak konusu yok; destekleme, hayvancılık, mera alanları, tüm toprağa dayalı konular yer alıyor. Unutulmamalı…

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın