DOLAR 9,5848-0.19%
EURO 11,1400-0.5%
ALTIN 556,490,55
BITCOIN 6069303,24%
Adana
25°

AZ BULUTLU

05:54

İMSAK'A KALAN SÜRE

Üçüncü Mustafa Han

Üçüncü Mustafa Han

ABONE OL
04 Ekim 2016 12:40
Üçüncü Mustafa Han
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Osmanlı padişahlarının yirmi altıncısı ve İslam halifelerinin

doksan birincisidir.

Sultan üçüncü Ahmed’in oğlu, üçüncü Selim hanın babasıdır.

1717 de doğup, 1774 de vefat etti. 1757 de halife oldu. Yaptırmış

olduğu Laleli camiinin yanındaki türbededir. Dört kerimesi ile iki oğlu

da buradadır. Fatih camiini yeniden yaptırdı. Çakmakçılar

yokuşunda kendi adında bir camii vardır. 1759 da Kadıköy İskele

camiini yaptırdı. 1763 de Paşabahçe İncirliköy camiini yaptırdı.

Üsküdar’da Ayazma camiini de 1760 da yaptırmıştır.

Üçüncü Mustafa Han, çalışkan ve azim sahibiydi. Devlet işlerini

iyi takip ederek, mali ve askeri sahalarda ıslahatlar yapmak istedi.

Saltanatının ilk yılları sulh ve sükun içinde geçti. İlk sadrazamı Koca

Ragıb paşayı tahta çıkışından vefatına kadar vazifesinde tuttu.

Avrupa devletleri arasında cereyan eden (1756-1763) ”Yedi Yıl

Harbleri”nde müttefiklerden her biri Osmanlı Devletinin kendi safına

katılmasını teklif etti. Prusya ve Fransa ittifaklarına katılmaları

halinde, siyasi, askeri ve mali vaadlerde bulundular. Teklifleri

dikkatle takip eden Mustafa Han ve devlet adamları, ittifak

sahiplerinin menfaatkâr ve planlı hareketlerini yerinde teşhis edip,

onları ustalıkla oyaladılar.

Süratle ordunun, donanmanın techizine ve yenilenmesine,

maliyenin iyice düzeltilip, takviyesine başlanıldı. Huduttaki Hotin,

Bender ve Özü kaleleri ihtiyaten takviye kuvvetlerle tahkim edildi.

Tophane ıslah edilerek yeni toplar döktürüldü. İstanbul ve

Çanakkale boğazlarının tahkim ve müdafaası için boğaz içindeki

kalelerin planlarının tanzimiyle Hasköy’de yeni bir top dökümhanesi

yapılması, orduda kullanılan kayık köprü sisteminin tadili ve top

arabalarının yeni tertip üzere düzenlenmesi gibi yenilikler yapıldı.

Üçüncü Mustafa Han yapılan işleri bizzat kontrol eder ve görürdü.

Avrupa’da Yedi Yıl Harpleri bitip, iki ayrı ittifaktan olmalarına

rağmen, Prusya ve Rusya’nın antlaşmasıyla, Lehistan paylaşıldı.

Rus işgal ve zulmüne karşı hürriyet ve istiklalin vazgeçilmez

savunucusu Osmanlı Devletinden yardım isteyen Leh milliyetçileri

(Polonezk) Osmanlı hududundan geçerek Balta’ya sığındılar.

Bunları, Rus ordusunun takip etmesi ve tecavüz ettikleri topraklarda

Lehlilerle beraber Osmanlı ahalisini de kılıçtan geçirip, kasabayı

yakıp yıkmaları 18 Eylül 1739 da Belgrad’da kabul edilen süresiz

Osmanlı-Avusturya-Rusya Antlaşmasının bozulmasına sebep oldu.

Osmanlı Devletinin hükümdarlık hakkını korumak, Rusya’nın

Lehistan’a yerleşmesine engel olmak ve sahte beyanatlarla Lehistan

işgalini dünya kamuoyunda geçiştirmeye çalışıp dostu Kont

Stanislaw Doniatowski vasıtasıyla Balta da zulüm yaptıran Rus

Çariçesi İkinci Katerina’ya haddini bildirmek için toplanan divanda

Rusya’ya sefer için karar verildi. 8 Ekim 1768 de Rusya’ya savaş

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Adana’nın Kurtuluşu

açıldı. Rusya’da bulunan Osmanlı ticaret heyetinin iadesi için

İstanbul’daki Rus sefiri Obreskoff Yedikule’de hapsedildi. Osmanlı

Devletine tâbi Kırım Hanı Kırım-Giray’ın orduları 1769 Şubatında

Güney Rusya’ya girerek Rusları yendi ve yüz binden çok esir alarak,

döndü. Tarihte ahlaksızlığı ile meşhur olan Çariçe Katerina Kırım-

Giray Hanı, Bahçesaray şehrinde saray hekimi olan bir Rum doktoru

vasıtası ile zehirleterek öldürttü. 27 Mart 1769 da serdar-ı ekrem

vazifesiyle Rus seferine çıkan Sadrazam Yağlıkçızade Mehmed

Emin paşa, 1 Mayıs 1769 da ilk Hotin Zaferini kazandı.

Lehistan’ı himaye için girişilen savaşta Birinci Hotin Zaferinin

ardından tekrar saldıran Ruslara karşı 12 Ağustos 1769 da Hotin’de

ikinci bir zafer daha kazanıldı. Yağlıkçızade’den sonra sadrazamlığa

getirilen Moldovanlı Ali paşa, Rus seferine serdar tayin edildi. Ali

paşa, Turla Nehrinden orduyu geçirirken köprünün yıkılmasıyla

büyük bir facia meydana geldi. Ayrıca yeniçerilerin artan itaatsizliği

ile muharebelerden kaçması, ateşli silahların gereği gibi

kullanılmamasından, Rus orduları Kırım Hanlığı topraklarına ve

Romanya’ya girdi. 21 Eylül 1769 da Hotin Rusların işgaline uğradı.

İngiltere ve Fransa’nın askeri yardım ve siyasi desteğiyle, Baltık

Denizinden gönderilen Rus Donanması Cebelitarık Boğazını

geçerek Akdeniz’e girdi. Bununla, Çar Deli Petro (1682-1725)

tarafından sistemleştirilen sıcak denizlere inme projesi Batıdan da

destek ve yardım görmüş oldu.

Bir Osmanlı ülkesi olan Mora Yarımadasında ortodoksluğun

hamisi rolüyle slavlık propagandası yapan Rus donanmasındaki

subaylar, Koron, Modon, Navarin, Patras, Anabolu, Tripoliçe,

Kalamota ve Isparta’da asi Rumlar ile işbirliğine girerek, buradaki

Müslüman ahaliye müttefikleri Avrupa devletlerince de tepki gören

vahşice katliamlar yaptırdılar. Bunun üzerine Mora Serdarlığına

tayin edilen Kaptan-ı Derya Mandalzade Hüsameddin paşanın Mora

çıkartmasıyla Rumlar geri çekilip, yetmiş bin kişilik Maynot-Rum

ordusu, Tripoliçe’de 9 nisan 1770 de bozuldu. Hüsameddin paşaya

”Mora Fatihi” ünvanı verilip, bölgedeki asiler temizlendi. Ruslar geri

çekildi.

Akdeniz’deki Rus donanması, Osmanlılar tarafından devamlı

taciz edildiyse de fırsatlardan istifade eden Ruslar, İngiliz

subaylarının da yardımı ile Çeşme limanındaki Osmanlı

donanmasını yaktılar.

Osmanlı donanması yanarak imha olunca İngiliz amirali ve Rus

donanma komutanı, Boğazları tehdit etmek istediler. Fakat tahkim

ve müdafaadan ürküp, cesaret edemediler. Çeşme faciasından

sonra, Tuna boyundaki Kartal ovasında bulunan Osmanlı ordusu

Yeniçerilerin itaatsizliği yüzünden 1 Ağustos 1770 de bozguna

uğradı. 1771 yazında Kırım’ın işgalinden başka General Tatloben

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Adana’nın Kurtuluşu

idaresindeki Rus ordusu Ahıska bölgesinde bozguna uğrayıp, geri

çekildi.

2 Ağustos 1771 de Özü (Kırım), 12 Eylül 1771 de Yerköyü

(Romanya), 29 Haziran 1773 de Varna (Bulgaristan), zaferleri

kazanıldı. Sultan Üçüncü Mustafa Han, beş yıldan beri devam eden

Rus seferini neticelendirmek için hazırlanırken, 21 Ocak 1774 de

vefat etti.

1768-1774 Osmanlı-Rus Harbi, Birinci Abdülhamid Han

devrinde, zafer kazanılmasına bakılmaksızın, 21 Temmuz 1774 de

imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşmasıyla aleyhte neticelendi.

Üçüncü Mustafa Han devrinde, Osmanlı ülkesi içeride sulh ve sükun

içindeydi. 22 Mayıs 1766 İstanbul zelzelesinden başka tabii afet

olmadı. Osmanlı Rus Harbi esnasında, Mısır’da Kölemenli Cin Ali

Beyin Suriye, Filistin ve Arabistan’daki isyanı, 1 Mayıs 1773 de

Salihiyye’de mağlubiyetiyle bastırıldı. Balkanlarda Rus yayılma

siyasetinde ortodoksluğun hamisi rolüyle Mora’da Slavlık

propagandası yapılıp, isyan çıkarıldı. Kısa zamanda bastırılıp,

Osmanlı ordusunun 9 nisan 1770 zaferiyle neticelendirilerek,

bölgede sulh ve sükun sağlandı. Dış politikada, devletlerin büyük

menfaatleri karşılığı teklif ettikleri siyasi ve askeri ittifaklar kabul

edilmedi. Osmanlı-Rus Harbinde de görüldüğü gibi ittifak tekliflerinin

samimiyetsizce ve menfaatkâr olduğu meydana çıktı.

Lehistan (Polonya) milliyetçilerinin ”Türk atları Vistül’de

sulanmadıkça Polonyalılara hürriyet yok” sözü Osmanlılardan

yardım istemelerinden kalmıştır.

Bütün Osmanlı sultanları gibi yüksek din ve fen ilimlerinde

devrin en iyi hocalarından ders görerek yetiştirilen Üçüncü Mustafa

Han, dindar, adil, çalışkan, azimli hamiyetli, metin, hassas ve ilme,

âlimlere hürmetkârdı. Devrin âlimleri seviyesinde ilmi vardı. Güzel

konuşur ve yazardı. Çok kitap okurdu. Dış ülkelerden yazılmış

kitapları da getirtir, incelerdi. Doğu ve Batı kültürüne vakıftı. Yapılan

icraatları bizzat yerinde kontrol ederdi. Askeri ve donanmayı teftiş

etmeyi, tebdil gezmek, ata binmek, avlanmak ve gezi yapmayı

severdi. Askeri, idari ve mali birçok ıslahatlarda bulundu. Çok

hayırseverdi. Âlimlere ve ahaliye cömertçe ihsanlarda bulunurdu.

Süveyş’te kanal açmak, Sakarya Nehrini, Sapanca Gölü üzerinden

İzmit Körfezine bağlamak gibi düşünceleri vardı.

Birçok hayır müessesesi, askeri ve sivil eser yaptırdı. 1773 de

Deniz Harp Okulunun temelini teşkil eden Mühendishane’i Bahr-i

Hümayun ve teknik üniversite mahiyetindeki Mühendishane-i Berr-i

Hümayun açıldı. Zamanında Tüfeklere süngü takıldı. Islahatçı bir

hükümdar olan Üçüncü Mustafa Hanın icraatlarını oğlu Üçüncü

Selim Han devam ettirdi.

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.