Uçuruma Doğru Giden Araçtan Teğet Yazı

Uçuruma Doğru Giden Araçtan Teğet Yazı

Ramazan bayramı biraz dünyalık sorunlardan uzaklaştırdı hepimizi.
Bayram ziyaretlerinin getirdiği nostaljik manevi atmosfer çocukluğumuzdan bu güne anıların tazelenmesi iyi geldi çoğumuza, en azından bana iyi geldi. O nedenle bu hafta suya sabuna dokunmayan, sorunlardan uzak, biraz anı biraz gırgır şamata bir şeyler yazmak istiyorum ama zorlanıyorum. Kendimi cenaze evinde halay çeken densiz gibi hissediyorum. Memleket fırtına öncesi sessizliği yaşarken, direksiyonu kilitlenmiş  araç gibi uçuruma doğru son sürat giderken başka şeylerden bahsetmek zorluyor insanı…..

Sebebi ne olursa olsun ülkemde ellerinde Türk Bayrağı ile demokratik tepki hakkını kullanmaya çalışan gençler  toplanıyor, nezarete alınıyor hatta bir kısmı tutuklanıyor….

Bir komşu ülkede çıkan iç savaş nedeniyle sınırlarımız yolgeçen hanı olmuş, serseri kurşunlar insanlarımızı öldürüyor… Bombalar sınırlarımızın içine düşer oldu…

Açılım aşkına KCK lıları serbest bırakmışız adamlar gitmiş büyük Kürdistan’ı nasıl kurarız konulu konferanslara katılıyor…
Hukuk mu intikam mı tartışmasına konu olabilecek bir kararla genel kurmay başkanına müebbet hapis  cezası vermişiz….

Savaşmadan esir düşen bir TSK’mız olmuş.

Apo resmi, Kürdistan bayrağı paçavraları ile meydanlarda slogan atan çakallara göz yumarken gezi gibi demokratik tepkilere katlanamıyoruz..

Barış gelecek aman Türk Bayrağı açıp tahrik etmeyin, Barış gelecek T.C. yi kaldıralım ne olur sanki Anayasanın ilk dört maddesi değişse ne olacak sanki gibi insan olanı çıldırtacak söylemler gündemde dolaşır olmuş…

Dil birliği bitirilmiş, katledilmiş,Kürtçe levhalar rahatlıkla kullanılırken Türk, Türkiye gibi isimle başlayan tabelalar izne tabi olmuş..




Resmi kurumların başındaki T.C. ya da Türkiye Cumhuriyeti başlıkları silinmiş…

Her birimiz için birer değer olan ilköğretim öğretisi olan andımız yasaklanmış..

Ülkemizin güneyinde Kürdistan’ı kurmakla görevli PYD nin başkanı MİT tarafından misafir edilerek kendisine bilmediğimiz sözler verilmiş ve mutlu bir şekilde ülkemizden ayrılmış..

Ülkemiz de yıllarca kan dökülmesine sebep olan PKK nın aklanması için her türlü taviz verilirken, göz bebeğimiz Türk Silahlı Kuvvetlerinin bitirilmesi için her türlü entrika çevrilmiş…

Adli sistemin vazgeçilmez bir ayağı olan barolar “Hukukun üstünlüğü ilkesi çiğneniyor, yargı siyasallaştı” diye meydanlara inmiş..

Açılım ayağına asker polis çekilirken, sözde ülke dışına çıkacak olan teröristlerin bir kısmının şehir yapılanmasına geçmesi ve teröristler için bir zafer havasının oluşturulduğu bu dönemini psikolojik üstünlüğü sebebi ile kurtarılmış şehirler oluşmuş, işi azıtan  PKK lı çakallar kimlik kontrolü yapar hale gelmişler..
Kırk yamalı bohçayı geçen sorunlarımızda mızrak çuvala sığmaz hale gelmişse de sorun yok!

Asayiş berkemal , Garp cephesin de yeni bir şey yok…..

Tamamen sistemin, hakim güçlerin maşası olan, satın alınan medya nedeniyle her biri bir isyan sebebi olan yukarıda yazdıklarım sıradanlaştırılmış olaylar gibi yansır medyamızda….

Yahu şu Eylül ayı bir gelse de kurtlar vadisi, Karadayı gibi diziler, o ses Türkiye, yetenek sizsiniz gibi yarışmalar bir başlasa idi hayırlısı ile… Ne güzel uyuyorduk bunları izlerken. En azından memlekette neler oluyor diye fazlaca kafa yormamıza lüzum kalmıyordu.

Ey RTÜK, sana açık şikâyette bulunuyorum. Yukarıda yazdıklarımın sebebi, yaz sezonunda doğru dürüst proğram hazırlamayarak bizi uyutmayı başaramayan malum medyadır.. Ayıp oluyor ama ne güzel uyumaya alıştırdığınız insanlarımızı uyanma eğilim göstermeye ne hakkınız var!

Lütfen doğru dürüst programlar yaparak uyutun bizi…  Uyutun ki PKK – PYD amacına ulaşsın, Kürdistan kurulsun, Esad’ı devirmek için gerekiyorsa savaşa girilsin…

Bak ne güzel şehit haberleri de gelmiyor….

Satın, bölün, parçalayın ülkeyi…

Akan kanlar durdu ya, önemli olan bu…

Sahi o zaman niye bu işi iktidar olur olmaz yapmadınız, niye binlerce Mehmetçik şehit oldu diye kafa karıştıranları ciddiye almayın… Hele “ Ülkem bölünecekse  bırakın gidip şehit olayım daha iyi, Vatan namustur  Namus satılmaz, Üniter Devlet yapısından taviz vermeyiz, Vatan bir, Bayrak bir, Dil bir” diyenler kesin örgüttür.. bunları diyen sayısı artarsa yeni bir dalgalar silsilesi gelsin, hatta bu dalgaya birde isim bulalım.. Ergenekon’dan sonra  Dede Korkut dalgası da yakışır hani….

İşte böyle dostlar, suya sabuna dokunmamaya çalışarak teğet bir yazı yazma gayretimin sonucu çıktı bu satırlar. Aslında her birine bir kitap yazacak kadar içerik katabilir, yorum yazabilirim ama boş verin. Bu hafta böylesine olsun….

Selam ve muhabbetle……..

Şükrü IŞIK / ADANA

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın