DOLAR 16,1050 1.12%
EURO 17,2738 1.35%
ALTIN 961,851,40
BITCOIN 471048-2,31%
Adana
26°

PARÇALI AZ BULUTLU

17:03

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

Uğur Öztürk MHP Milletvekili Aday Adaylığını Açıkladı
83 okunma

Uğur Öztürk MHP Milletvekili Aday Adaylığını Açıkladı

ABONE OL
08 Mart 2015 11:41
Uğur Öztürk MHP Milletvekili Aday Adaylığını Açıkladı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

MHP Adana Millet vekili aday adayı Uğur Öztürk Adana İl Başkanlık binasında aday adaylığını açıkladı. Basın açıklaması şöyle;

Uğur Öztürk Milletvekili Aday Adaylığı Basın Açıklaması Metni

Sayın İl başkan yardımcım,  aziz dava arkadaşlarım, muhterem hanımefendiler, beyefendiler, kıymetli basın mensupları. Öncelikle buraya teşrif eden tüm hemşerilerimi sevgi ve saygıyla selamlıyor ve hepinize hoş geldiniz diyorum.

Malumun ilanından başka bir şey olmasa da ülkemizin içinde bulunduğu bugünkü durumu kendi penceremden kısaca özetlemek istiyorum. Zira burada bu konuşmayı yapıyor olmamın nedenlerinden biride budur.

Bahsedeceğim sıkıntılar, küçükten büyüğe hepimizin hayatına şiddetle nüksetmiştir. Sokağa çıktığımda,  çevremdeki  insanları  izliyorum.  Mutlu insanlar göremiyorum.  İnsanımız mutsuz, kimse çocuklarının geleceğinden emin değil.  Kadını, erkeği, genci, yaşlısı, işçisi, memuru, köylüsü, şehirlisi, okumuşu ve okumamışı herkesin üzerinde bir ölü toprağıdır gidiyor.  Küçük esnaf kepenk kapatma noktasına gelmiş, sanayici borç batağında, çiftçinin hali harap. Birileri Aksaraylarda sefa sürerken gemicikler, yatlar, katlar havalarda uçuşurken, kasalara sığmayan paralar ayakkabı kutularına doldurulurken, askerimiz şehit, gazetecilerimiz tutuklu, sınavlarımız şaibeli, mizahımız sansürlü, paşalarımız yargıda, teröristler şehirlerde, pilotlarımız uçan tabutlarda, üniversitelerimiz  pkk işgalinde, gençlerimiz uyuşturucunun pençesinde, türbelerimiz seyyar, başbakanımız kukla, işçimiz köle, köylümüz amele, kadınlarımız şiddet mağduru, çocuklarımız ise bırakın geleceklerinden, hayatlarından dahi emin değiller.

DSCF1153

Bakınız ben bir öğretmenim, kendi meslektaşlarımdan ”atanamadık işsiziz sözlerini”, sınava hazırlanan öğrencilerimden, Suriyeli gençlerin sınavsız üniversiteye yerleştirilmelerinden dolayı, bu adaletsiz yarıştan rahatsızlıklarını işitiyorum. En acısı da meslek sahibi olan öğrencilerimin feryadı.

Hukukçular,  hocam adaletin şirazesi kaydı

Doktorlar, hocam parası olmayan hastaya hizmet yok. Devletin hastanesinde çalışmayan doktorlara özel hastanelerde üç kuruşa eziyet var, sömürü var.

Milli eğitimde çalışanlar, hocam yandaş değilseniz üveysiniz. Akşam bir okula gönderiliyorsunuz rotasyon bahanesiyle sabah uyandığımızda bir başka  okula. İki tenefüs arası tayin emrimiz geliyor.

Bunlar mesleği olanlar. Ya işsizler onların hali yürek burkan cinsten. Ülkenin yarısı hala açlık sınırının altında yaşam mücadelesi veriyor.  Avrupanın en düşük asgari ücretini veriyoruz, en pahalı benzinini satıyoruz.  Bir de taşeron işçilerimiz var hani seçim yaklaştı ya, Sayın Çalışma Bakanının ağzından hiç düşmüyor  kadroya  alacağız vaatleri. Sayın bakan siz,  2002 de iktidara geldiğinizde kamuda çalışan taşeron işçi sayısı 20 bin idi. Şimdi milyonlarla ifade ediliyor. Bu durumun müsebbibi sizsinizsiz. Yandaşlarınıza devlet işlerini ihale etmek için taşeron işçinin sırtına binen de onların emeğini gelecekleri ile ilgili korkuları üzerinden sömüren sizsiniz.  Şimdi kendi yarattığınız, sayılarını 20 binlerden milyonlara çıkarttığınız köleleştirdiğiniz taşeron işçiler üzerinden bir de siyaset yapıyorsunuz. Yalan söylüyorsunuz. Öyle ya bunlara yalan söylemek nefes almaktan kolay.

Benzer bir olay da Meb’de yaşanıyor arkadaşlar.  Gazeteci soruyor, Milli Eğitim Bakanı açıklıyor. Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde çalışan ücretli öğretmen sayısı yaklaşık 39 bin. Ertesi gün Kamu-Sen 81 ilin valilerinden konu ile ilgili  görüş istiyor ve açıklıyor; Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde çalışan ücretli öğretmen sayısı 81 bin. Bu ne yaklaşık bir sayı imiş sayın  bakan, 39 bin nere  81 bin nere. Şimdi Milli Eğitim Bakanımı bu sayıyı bilmiyor, yoksa danışmanları sayın bakanla dalga mı geçiyor ya da sayın bakan aziz milletimle mi dalga geçiyor.

Dış politikaya bakıyorsunuz içler acısı; Bunlar 2002 de ilk iktidara geldiklerinde ne demişlerdi hatırlayalım ”Komşularımızla sıfır sorun.” Yüzyıllık dış politika argümanlarımız bir kenara itildi. Yunanla dost, Ermeni ile kardeş oldular. İran’a gülücükler atıp, Kuzey Irak’a selamlar yolladılar. Esat ise bizim öz kardeşimiz dediler.  Arap dünyasıyla yakınlaşacağız dediler. Avrupa Birliğine bu ülkeyi  biz sokarız dediler.  Gelinen noktaya bir göz atalım, hatta komşu ya da yakın ilişkide olduğumuz bazı ülkelerin kendi ağızlarından dinleyelim isterseniz;

_Yıl 2012 İran: “Türkiye ülkemizin iç işlerine karışmakta, kaçakçıları korumaktadır.”

_Yıl 2013 Irak: “Türkiye ülkemizde mezhepçilik yapmaktadır.”

_2013 ten bu yana Suriye:”Türkiye ülkemizdeki katliamın ve savaşın baş sorumlusudur.”

_Yemen :”Türkiye ülkemize gizlice silah göndermektedir.”

_Yıl 2014 Mısır: “Türkiye bizim seçim ve yönetim işlerimize müdahale etmekte ve ülkemizi karıştırmaktadır.”

_Yıl 2015 Libya: “Türkiye iç işlerimize karıştığından ,tüm Türk vatandaşlarının ve şirketlerinin ülke dışına çıkartılmasına karar verilmiştir.”

_Azerbaycan: “Türkiye Karabağ konusunda bizi yalnız bıraktı ve Türkiye’de oynanan maçta Azerbaycan bayraklarını toplatarak çöp kutularına attırdı.”

_Rusya: “Türkiye-Suriye gerginliğinde Türkiy yi Suriye’nin iç meselesine karışamazsınız “diyerek sert bir dille uyardı.

_ABD ve AB ülkeleriyle ilişkilerimiz zaten malum.

_3 milyon nüfuslu  Ermenistan bize kafa tutuyor.

_Tarih  1 Ocak 2015 Yunan başbakanı helikopterle gelip Ege’de daha önce yaklaşmaya cesaret edemedikleri adacıklara havadan çiçekler atıyor.Şu anda Ege’de 7 tane adacığımız Yunan işgali altındadır. Balıkçılarımız uluslararası sularda bile balık avlayamaz  haldeler. Türkiye’nin şimdiki dostları ise Süleyman Şah türbesine naklettiğimiz toprağın sahibi Bozan Osman ve ticari ilişkilerimizin son 10 yılda 5 kat arttığı İsrail.

İç politika da bu aralar pek hatalı karar almıyorlar. Çünkü iç işlerimizi  imralıdaki ortaklarına bırakmışlar. Düne kadar pkk ile pazarlık ediyorlar, açılım projesi dedikleri ihanet projesiyle ülkeyi adım adım bölünmeye götürüyorlar diyorduk .Şimdi  ise pazarlık çoktan bitmiş kapalı kapılar ardında sözler verilmiştir. Akp-pkk ilşkisinden bir ucube çocuk doğmak üzeredir. Bakınız birkaç gün önce yaşanan ve basına da yansıyan bir olayı nakledeyim. Zübeyde Hanım bulvarında bir grup bölücü kadın kendilerince “bir etkinlik” düzenliyor. Bu esnada polis,bebek katilinin ve öldürülen kadın teröristlerin resimlerinin bulunduğu bir paçavraya müdahale etmek istiyor. Ancak HDP li Pervin Buldan araya giriyor. Bu pankart yasak değildir.”Ben Öcalan ‘la görüşüyorum , sen pankartın açılmasına izin vermiyorsun” diyerek pankartı polisin elinden geri alıyor.

Bu devletin polisi kendisine kurşun yağdıran ,binlerce arkadaşını şehit eden,30 yıldır mücahale ettiği , kırkbine yakın insanımızı katleden eli kanlı terör örgütünün ve kurucusu İmralı canisinin paçavralarına dahi müdahale edemez hale gelmiş.

Bakınız ülke ekonomisi her ne kadar üstü örtülmeye çalışılsada eşi görülmemiş bir darboğazın içine düşmüştür. Dolar almış başını gitmekte, özel teşebbüs yatırımları durma noktasına gelmektedir. Bu arada kamuda  israf almış başını gitmiştir. Daha yakınlarda teğet geçti dedikleri ama aslında delip geçen krizden sonraki açıklamaları hatırlayın. Efendim kamuda ki araç sayısı azaltılacakmış. Bu kadar makam aracı olmazmış. Gelinen noktayı söyleyeyim şuan da kamudaki araç sayısı ikiye katlanmış 200.000 civarındadır.  Bu rakama kiralananlar dahil değildir. Japonya nın  20 katı, Fransa nın  25 katı. İsrafa dayalı, hizmet sektörünü suni olarak şişiren üretime dayanmayan,  sığ ekonomi politikaları iflas etmiş durumdadır.   Şu anda ise çareyi işi rakamlarla bir süre daha kamufle etme niyetiyle merkez bankasıyla kavga etmekte aramaktadırlar.

DSCF1158

Gördüğünüz gibi liste uzayıp gidiyor.  Hırsızlıklar, yolsuzluklar, din adına yapılan namussuzluklar.

Peki böyle mi devam edecek. Hayır.  Ülkeyi sarmış bu ihanet çemberi yerinde mi kalacak elbette hayır. Sizlere Gazi Mustafa Kemal  Atatürk’ün bir sözünü hatırlatayım.  ‘’Arkadaşlar gidip toros dağlarına bakınız; Eğer orada bir tek Yörük çadırı görürseniz ve o çadırda bir duman tütüyorsa, şunu çok iyi biliniz ki bu dünyada hiçbir güç ve kuvvet asla Türk’ü yenemez.”

Allah ‘a hamdolsun kıl çadırlarımızdan tüten duman bu ikiyüzlü ihanet çetesini boğmaya yetecektir.

Bunların ülkede siyasete alet etmediği hiçbir şey kalmadı. Daha geçen seçimlerde kanunların yasak etmesine  rağmen Türk bayrağı üzerinden reklam filmleri çektirip şirinlik yapıyorlardı. Peki ya ermeni öğrenciler üzerinde yürüyüş yaparken neredeydiniz? Güneydoğu da askeri birliklerimizin içine girilip indirilirken neredeydiniz?  Bölücü  örgüt eylemlerinde yakılırken neredeydiniz? Osmanlıda son dönemlerde padişahlar ne zaman yenilikçi bir hamle yapmaya kalksa gerici bir güruh din elden gidiyor. Nidalarıyla  muhalefetlerine taraftar toplamaya çalışıyorlardı. Şimdi ise bu  güruhtan farkı olmayan ihanet çetesi bir yerden vatandaşlarımızın temiz din duygularını sömürerek  din üzerinden  siyaset yapmaktadır. Peki bu kadar dindarsınız da dinler arası diyalog projenizin bir parçası olarak neden  Cuma hutbelerinden “Allah indinde  tek din İslam”dır. İbaresini kaldırma girişiminde bulundunuz da tepki alınca çark ettiniz. Neden kutsal kitabımızla  bakara-kakara diye dalga geçen birini hala partinizde tutuyorsunuz. Sizin her tarafınız yalan her tarafınız riya.

Oy uğruna vatan şiirleri okudunuz meydanlarda.  Peki Mehmetçiğe moral olsun diye dağlarda yazan “Önce Vatan” nidalarını neden sildirdiniz. Nedir sizin öncelikleriniz?

Türkiye Cumhuriyeti  ibaresini resmi kurum tabelalarından kaldırmaya çalıştınız. Ne yazacaktınız Tayyip Babanın Çiftliğimi?

Bakınız üzerinde  oynamaya çalıştıkları dört şey:

  1. Türkiye Cumhuriyeti
  2. Din
  3. Bayrak
  4. Vatan

Bu dört kelime bizim geçmişimiz, bugünümüz  ve yarınımızdır .Sildirmeyiz. Ne dağlardan, ne taşlardan ne tabelalardan.  Türk Milliyetçileri olarak her fırsatta haykırdığımızı bir kez daha haykırıyorum;  Türk adı silinmez,  Vatan bölünmez,  bayrak  inmez,  ezan dinmez.

DSCF1161

Ülküdaşlarım, değerli misafirler, güzel ülkem bu haldeyken, gözünü Ülkü ocaklarında açmış, Ülkü ocaklarının her kademesinde görevler alıp, hayatının hiçbir evresinde Türk milliyetçiliği ülküsünden taviz  vermemiş bir eğitimci olarak;  7 Haziran 2015 genel seçimlerini Türk milleti için yeni bir milli mücadele olarak görmekteyim.  Başta Türk milliyetçileri olmak üzere , kürdü  ,lazı, çerkeziyle, alevisi, sünnisiyle bu milletin ayrılmaz parçaları olan tüm unsurların atam Bilge Kağan’ın dediği gibi titreyip kendine gelmesi gerekmektedir. Bu mücadelede Türk milleti Milliyetçi Hareket Partisi çatısı altında birleşmeli ve Milliyetçi Hareket Partisini tek başına iktidar yapmalıdır. İnancım o  ki gün tek yürek olma günüdür. Gün 40 çerisiyle çin sarayını basan Kürşad ın yüreğini kuşanma günüdür. Gün ya İstanbul beni alacak ya  ben İstanbul u diyen Fatih’in azmini kuşanma günüdür. Gün,  Boğazda İngiliz gemilerini gördüğünde,  gözlerinden kıvılcımlar  saçarak, geldikleri gibi giderler diyen Gazi  Mustafa  Kemal  Atatürk’ün mücadeleye imanını  kuşanma günüdür. Gün tabutluklara atılıp işkencelere maruz kaldıktan sonra, eylüllerde gonca güllerini idam sehpalarında  gördükten sonra dahi  12 eylül zindanlarından ülkücülere,

“Kendinizi küçük görmeyiniz. Sizler büyük kuvvetsiniz. Vasiyetimi  hiçbir zaman unutmayınız. Kuvvet birliktir. Davamızın geleceği birliktedir. Birlik, beraberlik içinde olmaktır. Şeklinde seslenen Başbuğ  Alparslan Türkeş ‘in vasiyetini  yerine getirme günüdür.  Gün,   Sayın Genel Başkanımız,  Bilge Liderimiz  Devlet Bahçeli’nin  bayrağı altında yılmadan, yıkılmadan ve bir an bile tereddüt etmeden koşma günüdür.

İşte bu duygular içerisinde,  bu  milli mücadele de yerimi alarak taşın altına elimi değil gövdemi  sokmak niyeti  ve azmiyle Milliyetçi Hareket Partisinden 25.dönem Adana Milletvekililiği  Aday Aday’lığımı açıklıyor. Partimin Değerli  Büyüklerine arz ediyorum.


    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


    HIZLI YORUM YAP

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.