Unutmayalım; Karalar’ı da gördük…

Unutmayalım; Karalar’ı da gördük…

Sapla-saman, atizi-itizi birbirine karışınca, ‘egemenin’ söylediği her şeyin ‘o’ olduğuna inanmaya başlanır oldu ya; bu durum genelden yerele de sıçradı!

Yerel yönetimin, olayla en küçük bir ilintisinin-bağının olmamasına karşın söyledikleri ‘basın sorumlularınca’ gazetelere gönderildiğinde kimilerince iyiden bilinmesine karşın, ‘çevresinde’ bulunan şişirme alkışlılardan gelen ‘yönetim’ onaylı alkışlar aslında başta başkanı yanıltıyorlar!

***

Şuradan başlayalım…

Sosyal devlet nedir, hangi eylemler ‘sosyal devlet’ anlayışıyla örtüşür? Yıllardır görüp yaşıyoruz…

Oruç aylarında, ya da kış mevsimi yaklaşırken zaman zaman duyuyoruz.

Bir belediye, bir kamu kurumu, bir dernek, bir oda, bir zengin işadamı kamyona yüklediği yiyecek-içeceği ‘yardım’ adı altında; belirlenen bir alana götürüp bir de çığırtkanını buldu mu her şey tamam!

Etraftan koşuşmalar, büyüklerin altında kalan çocuklar, kalabalığa giremeyen kadınlar, tüm bunları deklanşöre dokunarak fotoğraflayanlar, çekimleyenler…

Adı kamuya, belediyeye göre ‘sosyal devlet’ anlayışı; özele sektöre, derneklere göre ‘yardımlaşma… Hükümetin ‘kömür dağıtımı’ adı altında ‘sosyal devlet anlayışımız’ dediği, belediyelerin servisledikleri haberle daha üç-beş gün öncesinden duyurdukları bir ‘sosyal devlet’ terimleri yüklü bültenler gibi…

Sevsinler bizi; bir seçimin öngününe yaklaşılıyor her şeyden önce!

***

‘Sosyal devlet’ yoksulların varsıllar, güçsüzlerin güçlüler yanında ayakta tutunacağı, korunacağı eşitlik ilkesine uyumlu, toplumsal denge…

Ayrıca bireylerin özgürlüklerine odaklı, ekonomik-sosyal yönden yaşama tutunmaya zorlanan katmana olanak sağlanmasına destek olmak…

İnsan onurunu zedelemeden özgürlüklerden yararlandırmak…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  SEN DÖNÜNCEYE KADAR!

Yapılan eylem öyle olacak ki güçsüzü güçlüye, yoksulu varsıla, işçiyi patrona, küçüğü büyüğe, küçük balığı büyük balığa; ne ezdirecek, ne boyun eğdirecek, ne yalvartacak, ne ikiye bükecek, ne yutturacak, ne boğduracak! Yapılan eylem öyle olacak ki kimsenin onuru yerle bir edilmeyecek, kamyon yanında ezilmeyecek, bir görevlinin çektiği bir fotoğraf ‘üstünlükmüşçesine’ gazetelere geçilmeyecek, yapılacak olan bir dağıtım günler öncesinden duyurulmayacak, birileri o fotoğrafı göstererek ‘caka’ atmayacak!

Yapılan eylem öyle olacak ki ‘el uzattık’ denilenin özgürlüğünün kısıtlanmasına neden olmayacak, bunu gerekirse yan komşusu bile bilmeyecek, marketten alış-veriş yapabilecek, bir mağazadan gereksinmesini giderebilecek, çocuğunun elinden tutup gidebilecek! Yapılan eylem öyle olacak ki; ‘adam gibi’ olacak…

***

Seyhan Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın şöyle bir açıklaması var: ‘Sosyal yardım lütuf değil görevdir. Şuna dek duyurmadığımız yardımlardan biri de dağıttığımız binbeşyüz Halk Kart. Amacımız bu sayıyı beşbine çıkarmak…’

Halk Kart’a her ay belli bir miktar yükleme yapılıyor.

Ancak kartla yapılan alış-verişler izleniyor. İçki, sigara alımları dışında kalan gereksinmelerde kullanılması salık veriliyor.

Öyle ki binbeşyüz kart dağıtacaksınız; ancak kimseye günler öncesinden duyurup toplantı düzenlemeyeceksiniz, haberler yaptırmayacaksınız, etrafınızdaki görevlileri buna odaklamayacaksınız…

Öyle ki ‘o kartları’ dağıtırken düğmesini ilikleyip karşınızda ‘esas duruş’ konumunu bozmayanı, gözleri yaşla dolanı, kiminin yükselttiği amigo seslerini hiç ama hiç önemsemeyip; ne fotoğraflanmasına, ne görüntülenmesine kapı aralamayacaksınız…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  PANDEMİ OLMUŞUZ!

Öyle ki şu an adını, adresini bilmediğiniz, ama vermeden önce araştırmasını yaptığınız ‘Halk Kart’ sahiplerinin salt sayısını artırabilmek için; herkesin alabileceği, indirimlerden yararlanabileceği ‘Seyhan Kart’ı tanıtım sırasında açıklayacaksınız…

Oldu mu ya?

***

Bu ‘sosyal devlet’ anlayışı; olur, bal gibi olur elbet… Alanlarda ‘yardım ettikleri’ sayıyı şişirerek bolca yineleyenleri gördük!

En düşük nitelikteki ısınmak için dağıtılan kömürü ranta dönüştürenleri gördük!

Belediye salonunda dakkalarca işsizliğini ağlayarak anlatan bir kadının durumunu izleteni gördük!

Gazetelere bir yardım paketinin veriliş-alınış fotoğrafında bir yoksul kadının ezikliğinin servis edilişini gördük! Sapla-saman, atizi-itizi; daha neler görmedik ki?

Unutmayalım; Karalar’ı da gördük…

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın