DOLAR 15,8769 0.2%
EURO 16,8435 -0.21%
ALTIN 945,160,54
BITCOIN 467021-3,22%
Adana
29°

AÇIK

17:02

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

Üretici korunmadan tarımın sürdürülebilmesi olanaksız!
32 okunma

Üretici korunmadan tarımın sürdürülebilmesi olanaksız!

ABONE OL
09 Mayıs 2022 09:40
Üretici korunmadan tarımın sürdürülebilmesi olanaksız!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

OKTAY EROL

Buğday hasadının yaklaşmasıyla birlikte; öncesinde yapılması gerekenler, daralan ekime karşın üreticinin rahatlayacağı bir taban fiyatı beklentisi gündeme gelmeye başladı!

Geçtiğimiz yıllarda ekilen alanların birçoğu bugün ya boş bıraktı, ya da daha az masraflı ekime yöneldi!

Bunu Adana/ Kozan arası bir kez bile yolculuk yapanlar gördü/ biliyor!

Yurdun başka bölgeleri bundan ayrı değil; tahıl ambarı denilen Çukurova, Konya ovası gibi bölgelerden gelen görselli haberler de bunun kanıtı…

Üretici buğday ekmekten uzaklaştırıldı; tıpkı bir zamanlar Çukurova’da pamuk ekimi bozguna uğratıldığı gibi…

Girdi fiyatları artırıldı, taban fiyat düşük tutuldu, hasat öncesi dış alım yapıldı!

Üreticinin ana damarına basmak için başka da bir şey kalmıyordu!

***

Hasada sayılı günler kaldı!

Bir süre önce, sanki bir “ödül” sunuluyormuş gibi, TMO’un bu yıl hasat öncesi dış alım yapmayacağı belirtildi; bu olguyu taban fiyatının yüksel olacağı biçiminde yorumlayan oldu!

Unutmadık, geçtiğimiz yıl yerli üreticiden 2250 liraya alınan buğdayı, dışarıdan 5700 lira ödenerek getirmişler, ayrıca TMO yılbaşından bu yana ortalama 6500 liradan Birbuçuk milyon ton buğday dışalımı yapmıştı!

Böyle bir “yönetim” anlayışı dünyanın bir başka yerinde var mı, bir başka yerde dışalıma bu denli ödün veren yer var mı, bu denli kendi üreticisine kumpas kuran bir başka yer…

Şunu düşünebiliyor musunuz?

Verimli ekim alanlarının, kıraç/ verimsiz topraklardan örnek alarak sanayi bölgesi yapıldığını okumuştum!

Bugün, bazı stratejisiler, “böyle giderse parası olan bile ekmek bulamayacak” öngörüsünde bulunuyor! Canlıların sanayiyle, demirle, plastikle değil “tahılla” doyabileceğinin altını kalın çizgilerle çizmeye çalışıyor!

***

Soru şu “taban fiyat ne olmalı”?

Öyle bir taban fiyattan söz edeceksiniz ki; üreticiyi “umsuluk” edeceksiniz, “destek” sözü vereceksiniz, “beklentiye” sürükleyeceksiniz…

Üreticinin; üretim girdileri göz önünde bulundurulmayınca, yeterli taban fiyatı açıklanmayınca, emeğinin karşılığı alınmayınca “durum” ortada…

Toprak ekilmiyor, üretim yapılmıyor, gereksinen miktar dış alımla sağlanıyor, üreticiler yaşam alanlarından kentlere sürükleniyor, toplumsal uzlaşı bozuluyor, karmaşa büyüyor, işsizlik artıyor, yeni kent sorunları ortaya çıkıyor…

Eğer, hasat öncesinde üreticinin beklediği taban fiyatı gerçekleşmezse kaygıların daha da artacağını söylemek akıldışı değil!

***

“İktidarın”, her şeyde olduğu gibi “tarımda” da “desteklemenin” daha da artacağını sıkça yinelemesi, sorunu çözmekten öte, yeni “teslimiyetçi” sorunların ortaya çıkmasına neden olacağı üzerinde hiç durulmuyor nedense…

Emekçi, üretici, emekli, dar gelirli “destekleme” konusundan oldukça rahatsız…

Hak etmediklerini, hak ettiklerinden çoğunu isteyen yok!

Çalışmalarının, üretime kattıkları değerin karşılığında, insanca/ temel gereksinmelerini karşıladıkları/ kimseye el açmadıkları/ onurla yaşayacakları şekilde “emeklerinin karşılığını” almak istiyorlar; hepsi o!

Hiçbir emekçi, üretici, emekli, dar gelirli “ekonomiyi” dara koyacak biçimde ne bir yaşam, ne de bir gelecek peşinde…

Oruç ayının ortalarında, daha on gün kadar önce, AKP Adana il örgütü “bilmem kaç bin kişiye” yardım ettiklerini övünç sayarak açıklamıştı! Sanki insanlar “desteklemelere” boyun eğmek için varlardı, el açmak için o günü bekliyorlardı, bu yazgılarına boyun eğmek zorundaydılar! Kötü yönetimin, beceriksizliklerin sonucu değil de yazgıydı sanki!

Tarım Bakanı her ekranlara çıktığında “desteklememiz sürecek” iletisi vermekten geri durmuyor, sanki “hakları” verilmiş olsa “desteklemelere” gerek kalacakmış gibi…

Ürünün girdileri, verilen emek göz önünde tutularak oluşturulacak “taban fiyat” konusunda biraz tutarlı olsalar, hasat dönemi kumpas kurarak dış alım yapmasalar sanki üretici “desteklemeye” boyun eğecek!

***

Şunu unutmayalım:

Buğday üretimi onyebibuçuk milyon ton geriledi, yaklaşık sekiz milyon ton dışalım yapıldı!

Dünyada gerek kuraklığın egemen olmasından, gerek geçtiğimiz yıl ekonomileri alt/ üst eden salgının, gerekse Rusya- Ukrayna savaşı nedeniyle özellikle tarımsal ürünlerde düşüş var!

Bizde, elverişli ekim alanları olmasına karşın girdilerdeki acımasız yükselişten, üreticinin masrafları karşılama zorluğundan, hasat sonrası taban fiyat belirsizliğinden dolayı ekim alanı daralıyor!

“İktidar”, görev süresi boyunca üretenin, katma değerli ürünler ortaya koyanın, ekonomiye katkı sağlayanın, yurttaşı mutlu edenin değil; her şeyi zora sürükleyenin yanında olmayı, onları büyütmeyi, onları korumayı erek edindi!

Bunca betondan yapıların, bunca tarım alanlarının bozulmasının, bunca yoksullaşmanın/ üretimden kopmanın başka anlamı/ tanımı yok!

Üretici korunmadan tarım, tarım olmadan da yaşamın sürdürülebilmesi olanaksız!


    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


    HIZLI YORUM YAP

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.