VAR GİT HAYDEE DİYOR VAROL UZLU - KozanBilgi.Net

VAR GİT HAYDEE DİYOR VAROL UZLU

VAR GİT HAYDEE DİYOR VAROL UZLU

Haber: Ayça Öztorun

Yaylalar, Karadeniz’in nice çınarlarının baba ocağı olmasına rağmen günümüzde, hikâyelere, türkülere, belgesellere ve destansı efsanelere konu olan yaylacılık gelenekleri de yavaş yavaş kaybolmaya yüz tuttu. Ama yine de bu geleneği sürdüren eski insanlarımız ve onların mirasını sürdüren kuşaklar var. Bir yandan yaylalarda can bulurken, bir yandan can oluyorlar yaylalara. Tıpkı Karadenizli Fotoğraf Sanatçısı ve Belgeselci Sanatçımız Varol Uzlu gibi…
Haziran Ayı’nın başında başlayan yaylalara göç, havaların ısınmasıyla yeşeren en güzel bitkilerle hayvanlar için bir ziyafete dönüşüyor. Süt, yağ ve peynirin en güzelini burada yapmaya başlıyor yaylacılar. Kışın yaklaşmasıyla da en yakın köylerine dönmeye başlıyorlar.

VAR GİT ÇİÇEĞİ NEYİN HABERCİSİ?

Dünyanın en güzel yaylalarında geçirilen dört aylık süre sonunda kışın habercisi olan var git çiçeği beyaz renkte açmaya başlıyor. ‘Doğa anaya artık hazırlan’ demek istiyor. Mora dönüşmesi ile de bu güzeller güzeli çiçek; ‘Haydee var git köyüne!’ diyor.

Varol Uzlu’nun filmi de burada başlıyor.

UZLU’DAN MUHTEŞEM BİR BELGESEL DAHA! YAYLALAR VAROL UZLU’NUN OBJEKTİFİNDE ÖLÜMSÜZLEŞİYOR

Ağasarlı Çoban Ümit, ailesi ve sürüsü ile birlikte beş aydır Kadırga Yaylasında yaşıyor. Ekim ayının ortalarına doğru havaların soğuması ile kar yağmaya başlıyor. Çoban Ümit’in, ailesi ve büyükbaş hayvanlarını bir kamyonla köye gönderme vakti geliyor.
Kendisi de üç gün sürecek köye yolculuk hazırlığına başlıyor. Koyun sürüsüyle zorlu bir yolculuk yapacağı için çok sevdiği Kalecik Köyünden, can arkadaşı Coşkun’u bekliyor.

Yörenin insanı olan Ağasar’lı Coşkun, nam-ı diğer Gara Balta, bu yayla dönüşlerinde Zigana’ya kadar gelip altı saat yürüyerek Kadırgada ’ki arkadaşı Ümit’in yanına destek olmak için gitmektedir.

Ama bu sefer Gara Balta’nın yanında bu dönüşü hikayeleştirmek isteyen ve onlarla beraber üç gün boyunca yolculuk yapacak olan Fotoğraf Sanatçısı, Belgeselci, Yazar Varol uzlu da vardır.

Ödüllü Belgeselci Varol Uzlu ile yaptığım söyleşide, Karadeniz Yaylalarının özelliklerini ve güzelliklerini, sinema filmi tadında belgeselleştireceğini açıkladı. Belgesel yetmiş iki dakika sürecek.

Varol Uzlu, çekimler hakkında bilgi verdi.

“Yönetmenliğini ve oyunculuğunu da yapacağım bu filmde amacım, memleketin güzel naturası ile beslenen basit bir hikâyeyi görsel bir şölen ile izleyiciye aktarmak olacak.

Farklı bir sinema türünü, kendi yorumum ile iki çobanın doğal yaşamını film kareleri gibi işleyeceğim.

Çok zor bir iş yapacağımı biliyorum. Beş günde bir film çekmek zorundayım. Çünkü geri dönüş şansımız yok.

İstanbul’dan gelecek olan çok donanımlı bir ekip le çalışacağım. Hep birlikte yaylaların güzelliklerini yaşayarak çekeceğiz bu filmi.

Yaşarken farkında olmadığımız kaybedince değerini anlayacağımız bu güzel topraklarda, yaşamanın keyfini çıkarırken yaptığımız güzel işleri paylaşmak, insanları imrendirse de bizim amacımız sadece bunun keyfini sürmek değil. Kirlenen ve tükenen bu dünyada bu güzellikleri anlayacak olan insanlara anlatmak ve göstermek. Kaybolan değerleri, kültürleri yeniden canlandırmak için bir gaye edindim ve gelecek olan yeni nesile bir şeyler bırakalım diye çırpınıyorum. Bu nedenle belgesellerle ve fotoğraflarla yaylalarımızı ölümsüzleştirmeye kararlıyım” diyen Varol Uzlu; “Bunu yaparken karşılığını düşünmüyoruz, maddiyatın hesabını yapmıyoruz. Sadece bizi destekleyen birkaç iyi insan olsun yeter diyoruz. Bu coğrafya da binlerce renk ve çeşitli bitkinin, yağmurların, sisin, masmavi gökyüzünün içimize sinmiş güzellikleri var. Belgesellere konu olacak bir sürü yetenekli, zeki ve güzel insanımız var ve yaylalarımızı dünyaya tanıtırken, bu insanların da sesi olacağız.

Çok zor bir iş yapacağım bunu biliyorum. Bütün paramı harcayacağım belki de! Epeyce de borçlanacağım. Hiç umurumda değil. Para kazanmayacağımı biliyorum. Önemli olan güzelliklere dair bir eser daha ortaya çıkarmak. İlk filmim “Mahalle Maçı” çıraklık eserimdi. İmkânsızlıklarla çektiğim bu film, hâlâ bu ülkenin en iyi futbol belgeselleri arasında. Bundan büyük mutluluk olabilir mi?





Benim ruhum mal mülk para edinmeyle mutlu olmaz. İnsanlık için bir şey yapmayla mutlu olur. Hayata tutunmamı sağlayan güzel işleri bırakırsam, nefes alamam. Topluma kültürel donanımlarımızı, yerimizi, yurdumuzu ve güzelliklerini aktarmazsak, örf ve ananelerimiz ölür, yok olur gider. Bu nedenle işime dört elle sarılıyor, sanatımı severek icra ediyorum.” Dedi.

İşte bu kaygıyı taşıyan ve maddiyatı düşünmeyip, sanat adına, nesiller adına elini taşın altına koyarak, enfes bir belgesel için Karadeniz yaylalarına çıkarak olan sanatçımız Varol Uzlu, zorlu bir yolculuk yapacak ve haydee var git! Diyecek.
Varol Uzlu, yaylaların sonsuza kadar var olması adına HAYDE VAR GİT… Yolların açık, başarın daim ola…

Varol Uzlu’nun Objektifine Takılanlar…

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın