Vekillerimize Rağmen Yaşamak Yinede Güzeldir

Vekillerimize Rağmen Yaşamak Yinede Güzeldir

Hani bir söz vardır. Derler ki; “El âlem gidiyor aya! Biz ise gidiyoruz hala yaya!”

Vallahi helal olsun. Atalarımız çok ileri görüşlü insanlarmış. Onların yıllar önce söyledikleri sözler bu gün karşımızda gün ışığı gibi parlıyor.

Peki, bu insanlar nasıl olayları önceden bilerek böyle mükemmel atasözlerini yerine oturtuyorlar? Efendim hiç ileri görüşlü olmalarına gerek yok. Ülkemizi yıllardır aynı siyasiler, aynı beceriksiz zihniyetler, politikacılar yönetmiyor mu ? Kâhin olmaya hiç gerek yok Türk filmlerindeki gibi başlarken olayın sonunu tahmin edebilirsiniz.

Geçtiğimiz günlerde TBMM’deki kavgayı izlediniz mi? Bilmiyorum. Başbakanın ve sağlık bakanının eleştiriye tahammül edememesi ve diğer AKP li milletin vekilleri (?) nin avını parçalamaya hazır bir atmaca gibi muhalif milletvekillerinin üzerine yürümeleri, özellikle Türkiye Büyük Millet Meclisi gibi çok saygın bir yerde bu şekilde çirkin saldırı düzenlemeleri nedeniyle sokak pazarlarında kavga eden Pazaryeri esnaflarından hiçbir farkları yoktu.

1980 yılında yapılan ihtilali hep merak etmişimdir. Acaba ne için yapıldı. Düşünüyorum da ihtilal öncesi bu ülkeyi yöneten insanlar farklı parti kulvarlarında bu gün hala siyasetin içinde ve bizi yönetmeye devam etmiyorlar mı? Bunlar tekrar siyasette olduklarına göre 80 ihtilalini doğrusu bu zamana kadar hiç anlamadım.

Siyasilerimiz bizi yönetirlerken ben şahsen kendimi bir koyun gibi onları ise bir çoban gibi görüyorum, tabii sizler ne düşünürsünüz bilemem çünkü bizim vatandaş olarak söz hakkımız yalnızca seçim zamanları gelir ve yağlı, ballı vaatlerle bu insanlar bizleri kandırarak yine o ceylan derisi kaplı saltanat koltuğuna zevkle otururlar.

Onlar öyle bir lüks içinde yaşarlar ki, bakanların gıcır gıcır, yep yeni araçları dahi bizim vatandaş olarak hayatımızda göremeyeceğimiz çok büyük paralar ödenerek yenilenir. İhalelerde, kayırmacalar da, fesatlarda birçoğunun adı karışır ama askerin dahi sivil mahkemelerde yargılanmasını isteyen gerek iktidar, gerekse muhalefet nedense millet vekili dokunulmazlığı konusunda kıllarını bile kıpırdatmazlar. Madem bu devleti hortumlayanlardan hesap sorulacak. O zaman sizlerinde bekleyen yüzlerce dosyanın açılmasına fırsat verin bakalım ne oluyor.

Şimdi düşünüyorum da meclise gönderdiğimiz vekillerimiz bizi mi temsil ediyor, yoksa başka birilerini mi? Bunu hep kendime soruyorum çünkü bu insanların birçoğu yalnızca seçim zamanları sizin yanınıza gelir ve isteklerinizi bir sigara paketinin veya kibrit kutusunun üzerine yazar, bitince de kaldırıp atar.

Bu insanlar gerçekten bizim vekilimiz mi yoksa parti genel merkezlerinden gelen listeler doğrultusunda her zaman ilk sıraları teşkil eden ve ekonomik varlıkları Türk vatandaşlarının gelir seviyesinin çok üzerinde olan kişiler mi? Elbette ikincisi, neden siyasi partiler erkekçe çıkıp listelerini (yani sıralamayı) vatandaşların oluşturmasını istemiyor. Çünkü çok değişik hesaplar var…

Sonuçta Türk milletinin beli çok güçlü oluyor. Beli çok güçlü oluyor derken lütfen yanlış anlamayın, kemer sıka sıka demir gibi bir bele sahip oluyoruz. Ama nedense bizim belimiz zamlar ve vergilerle incelirken siyasilerimizin göbekleri genişliyor. Bizi yönetenler hiç aksamadan milyarların üzerinde milletvekili maaşı alırken, kıyak emekli maaşlarını alırken, sağlık giderlerini, yolluklarını alırken ve milyarlık ceylan derisi koltuklarında otururken bu harcamaların hesabını hiç bir Allah’ın kulu soramazken, deneme tahtası haline getirdikleri ülkemizi milletimizi vergi ve zam yükü altına sokuyorlar.

Biliyorsunuz ülkemiz borç içinde kıvranıyor, vatandaşımız gerçekten geçim sıkıntısı içinde. Ekmek bulamayan insanlarımız var. Oysa milletin vekilleri kuş sütleriyle besleniyor. Birçoğu ise kaldıkları lüks lojmanları yetersiz buluyor, aldıkları maaşların yetmediğinden şikâyet ediyorlar. Afiyet olsun size beyler. Ama bu milletin vergileriyle hiç bir başarılı icraatı gerçekleştiremeyen sizlere acaba bu millet hakkını helal ediyor mu? Lütfen bunu da düşünün…

Devletimiz siyasi partilerimizin eniğinden cücüğüne kadar trilyonlarca yardım yapıyor, NEDEN?… Seçim zamanları her tarafı parti bayrakları ve posterlerle doldurup çevre kirliliği yapsınlar diye mi? Bu sorunun cevabına hayır demem gerekiyor ama diyemiyorum çünkü maalesef bu savurganlıkla hazine boşaltılıyor. Diğer taraftan ülkemizde otomotiv sektörüyle devleşen Tofaş ve Renault gibi Türkiye şartlarında kaliteli otomobil üreten büyük firmalar var. Eskiden yerli malını kullanmayı teşvik ederlerdi. Şimdi ise Tofaş ve Renault’un arabalarına binmek beyefendiler için çok ayıp. Çünkü onlar 6 silindirli Mercedeslerde, Limuzinlerde, Rols Royce’larda doğmuşlar.

Her şeye rağmen, memleketimizi yıllardır deneme tahtasına çeviren beceriksiz siyasetçilerimize, bürokratlarımıza vs. rağmen yaşamak güzel şey.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın