Ver odunu, at tırpanı…

Ver odunu, at tırpanı…

Adamlar “Ben olmazsam hiç olmasın, benim dediğim olmayacaksa zaten gereği yok” felsefesiyle hareket etmeye aynen devam ediyor.

Bu kafayla değil köy, mezra bile olamazsın.

Altı okçuluk bu değil.

Sosyal demokratlık hele hiç değil.

Halkçılık kavramını benim adamım, benim çevrem diye yorumlarsan,

Milliyetçilik kavramını faşist olurum diye ağzına bile almazsan,

İnkılapçılığı her şeye karşı gelelim, hep ana muhalefette kalalım diye algılarsan,

Laikliği sarımsaklı süzme yoğurt ile buzlu rakı içmek olarak değerlendirirsen,

Devletçiliği “Devlet Bahçeli” olarak bilirsen,

Cumhuriyetçiliği ADD’den ibaret sanırsan;

Evet, bu kafayla  mezra da değil, “dağın başında ki o ev” olarak kalmaya mahkumsun.

 

Ver odunu, at tırpanı…

Uzaklardan gül kokusu geliyor,

Sarı sarı gül kokusu ciğerimi deliyor.

 

Halkın partisi halka inemiyor yıllarca.

Kıralım zinciri ulaşalım halka;

Derken güzel bir başlangıç yaparak şaşırttılar insanları.

Şölen havasında Aslanpaşa Mahallesinin sosyal demokrasi özlemine aç insanları ile buluşuverdiler genç başkanla.

Halkla  buluştular, kaynaştılar sonunda.

İnanın, ben de bu işi yapacaklar sandım.

Sonra ne oldu bilmiyorum.

Birileri dizginleri çekti.

Dinazorlar devrede.

 

Ver odunu, at tırpanı…

Uzaklardan gül kokusu geliyor,

Sarı sarı gül kokusu ciğerimi deliyor.



Adana’nın on dört milletvekili kontenjanı var Türkiye Büyük Millet Meclisinde.

İktidara oynayan partinin hedefi en az yedi milletvekili olmalı Adana’da.

Bu da ayak oyunları ile adam harcamakla değil, omuz omuza ya hep, ya hiç mantığı ile başarıya ulaşır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  AKIL TUTULMASI, ÖLÜ İNSANLAR ÜLKESİ

Parti binasında mahalle temsilcisi seçip, “Aloooo, seni mahalle temsilcisi seçtik ha!” demekle olmaz. Karpuz seçerken bile bire bir temas şart. Memur mu atıyorsun, ulufe mi dağıtıyorsun?

 

Ver odunu, at tırpanı…

Uzaklardan gül kokusu geliyor,

Sarı sarı gül kokusu ciğerimi deliyor.

 

Size göre partili olmak için ne yapmak lazım beyler?

İlçe kongresinde ilgili ilgisiz herkes konuştu, bir çift laf da sen et bile demediniz.

Ülkücüler bile oldu da, il delegesi bile yapmadınız.

Sırelif tepesinde onore(!) ettiniz.

Şimdi de “Hadi iktidara muhalefet et, belediyeye muhalefet et, et de et…”

Tırpan kimin elinde?

 

Ver odunu, at tırpanı…

Uzaklardan gül kokusu geliyor,

Sarı sarı gül kokusu ciğerimi deliyor.

Politikacı “Ben halkla buluşuyorum, ben her zaman halka gidiyorum” diye övünmez. Bunu her zaman her yerde dillendirmez. Veya birilerine söylettirmez. Ve de söyleyenleri de ikaz eder.

Gideceksin kardeşim, bu senin görevin.

Halkı kazanmak istiyorsan, halka gi-de-cek-sin.

Ver odunu, at tırpanı…

Uzaklardan gül kokusu geliyor.

Sarı sarı gül kokusu ciğerimi deliyor.

 

Baltayı taşa vurmuşsun YEŞİL!

Cemaatçi derin devlete özenme.

Eskidi artık, yasal değil bu yollar…

 

Ver odunu, at tırpanı…

Uzaklardan gül kokusu geliyor.

Sarı sarı gül kokusu ciğerimi deliyor.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın