DOLAR 18,6452 0.01%
EURO 19,6449 0.07%
ALTIN
BITCOIN %
Adana
21°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Web Tasarım

Web Tasarım

ABONE OL
09 Kasım 2022 12:57
Web Tasarım
0

BEĞENDİM

ABONE OL

KONFERANS

2.11.2001
—-0—–

BUĞRA ANILDI – Genel olarak web tasarımı üzerinde konuşacağız; web tasarımı nedir, nelere dikkat edilmesi gerekir, bunu konuşacağız. Ben, DNA Firmasından geliyorum; DNA, web çözümleri sunan bir firma. Web çözümlerinin ilk adımı web tasarımıyla başlar ve bu uygulamalarıyla devam eder. Zaten web tasarımı dediğiniz zaman, web uygulamaları da işin içine giriyor, interaktivite de işin içine giriyor, yazılımlar da işin içerisine giriyor; yani her şeyden biraz bilmek zorundasınız.

Ben biraz firmamızı tanıtayım: Firmamız, Yalova ITCT bünyesinde kurulan ve 3 senelik sektör tecrübesi olan, 3 kurucu ortak tarafından kurulmuş olan bir web çözümleri firması. Şu anda 30 kişilik bir ekibimiz var orada ve oradaki ekibimizi yerleştirmeye çalışıyoruz. Bilmiyorum Yalova ITCT Projesini duymuş olanlarınız var mı aranızda?.. Bu projeyi, Türkiye’de bugüne kadar gördüğümüz ayağı en çok yere basan ve Silikon Vadisine en çok benzeyen, Türkiye’nin yazılımının bir kurtuluşunu sağlayacak bir proje olarak görüyoruz ve biz de şirket olarak bu proje içinde bulunduk. Ben Şirketin Pazarlama ve Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısıyım. Sektör genç, şirketimiz de genç; şu anda biz kurucu ortaklar olarak Citibank, Danone, Baymak, Mithat Selection, Saral gibi birçok projeyi yürütmüş kurucu ortaklarız. Şu andaki müşterilerimiz arasında da Alcatel e-ticaret, DYO ve Mac Kenzi İstanbul Ofisi de bulunmakta, bunlara web alanında çeşitli çözümler sunuyoruz.

Internet dediğiniz zaman, zaten işin içine çok geniş bir kapsam giriyor, Internet uçsuz bucaksız bir deniz. Web tasarımı dediğiniz zaman da ilk önce web tasarımıyla başlarsınız, müşteriye gidersiniz, kendileri çeşitli web tasarımı öğeleri isterler sizden, siz de bunun üzerine onlara çeşitli çözümler sunarsınız. Genelde hayallerindekiyle sizin sunduğunuz aynı şey olmaz, ama yavaş yavaş web’e ısınırlar; iş süreçlerini azaltmadan tutun, tasarımdan tutun, web üzerinde yer almadan tutun, tanıtımdan tutun birçok alanda da siz onlara çeşitli çözümler sağlarsınız.

Bugün web tasarımı konusunda teknik bir bilgi vermeyeceğiz size; yani HT makkoding nedir, gif’leri nasıl hazırlarsınız gibi çeşitli bilgiler yok tabii ki. Bizim buradaki amacımız, web tasarımı konseptini biraz anlatabilmek, web tasarımı üzerinde yapılabilecek birtakım uygulamaları size biraz daha iyi anlatabilmek; web üzerinde kullanılabilirlik nedir, bunu size anlatabilmek; interaktivite nedir, insanlarla nasıl bir interaktif ilişki içerisine girebilirsiniz web üzerinden, bunları anlatabilmek. Arkadaşlarım geldiği zaman bir prezantasyonumuz var, onları da koyacağız, ondan sonra da çeşitli sorularınızı alacağız.

Web tasarımı, tasarım boyutu olarak web çözümlerinin ilk adımıdır, insanlar ve şirketler ilk adımda web’de yer almaya çalışırlar; yani bir web’de bir yer alma, bir kişiliğinizin olması gerekir. İkinci adım, genelde kendi iş süreçlerini kısaltma uygulamalarıdır; bunlar “business to busines” dediğimiz, şirketlerin kendi satış ağları içerisindeki birtakım uygulamalardır. Üçüncü adım ise BTC adımıdır, bussines to consumer’dır; yani son adımımız, firmalar kendi tüketicilerine bir mal satmaya çalışırlar. Benim dünyada gördüğüm trend, BTB’ye yakalanmadan, kendi iş süreçleri kısıtlanmadan, direkt olarak business to consumer, yani tüketiciye satışa geçtiler. Bu da kesinlikle yanlış bir süreçti ve bu sürecin yanlışlığı da -benim deyimimle- dünya çapında kendi içinde bazı facialara neden oldu; ama dünya şu anda çok başarılı örneklerle kendi iş süreçlerini Internet üzerinden nasıl kısaltabileceğini, bilgi mimarisini nasıl hazırlayabileceğini öğrenmeye başladı. Yani Internet devri bundan 3-4 yıl önce başlamadı, şu anda başlamakta ve şu anda Internet’e dökülen bütçeler bir karşılık bulmakta.

Sanırım buharlı makineler ilk çıktığında, insanlık bunun bir devrim olacağına inanıyordu, gerçekten de devrimdi; fakat çok hızlı paralar döküldü, Amerika’da sanırım 450’nin üzerinde otomobil fabrikası açıldı, otomobilin üretimi, buharlı otomobillerin üretimleri gibi, şu anda Amerika’da kalan otomobil firma sayısı 3. Bunun gibi Internet’te şu andan sonra kalanlar da en güçlüleri olacak, en doğruları olacak; iş süreçleri kısaltılacak, firmalar için yüzde 2-3 gibi büyük tasarruflar edilebilecek.
İş süreçlerini aldığınız zaman, B to C iş sürecinden sonra; tabii bunların çok dallanıp, çok budaklandığını da biliyor. Yani herkes değişik bir şekilde kendi metodolojisi içerisinde bunu anlatıyor; “B to B” diyoruz, “B to C” diyoruz, “ilk etaptaki tasarım” diyoruz; fakat işin özünde iletişim ve Internet’i iletişim kanalı olarak en doğru şekilde kullanmak var. Bizim bugünkü konuşmamız, daha çok işin birinci ayağı üzerinde; yani Türkiye’nin en çok haşır neşir olduğu ayak diyeyim; çünkü Türkiye’deki firmalar maalesef şu anda kendi yapıları itibariyle B to B ve B to C’ye açık değiller, birçok firmada B to B ve B to C alanında kendi teknik yetersizliklerini yaşıyor. Gerçi çok başarılı örnekler de görülmüyor değil; ama yine de Türkiye henüz ilk aşamada.
Belli bir tanıtım projesi bize geldiği zaman, “Biz web üzerinde yer almak istiyoruz” denildiği zaman, ilk sorduğumuz soru, “Niçin yer almak istiyorsunuz, amacınız ne, hedef kitleniz ne, bu bilgi mimarisinde neleri kuracaksınız, kendi şirketiniz içerisinden buna ne kadar bir kaynak aktaracaksınız?” Bu tip soruları sorduğunuz zaman, genelde cevap alamıyorsunuz, insanlar susuyor. Bu bir trend ve insanlar ilk etapta o trendi yakalamaya çalışıyorlar, kendi içlerinde bunun bir fizibilitesi hazırlanmış değil. Internet’te yer almanın onlara ne kazandıracaklarından da çok fazla emin değiller gerçi, buna kendi sektörümüz içerisindeki bazı yanlış yönlendirmeler de işin içerisine katıldığı zaman, bazen beklentiler çok yüksek geliyor. Bazen hiçbir beklentiyle gelmiyorlar; fakat ilk etapta firmaların kendi içlerinde cevaplandırmaları gereken veya Internet üzerinde yer almak isteyen insanların cevaplandırması gereken soru, “Ben buradan ne bekliyorum?”

Internet bir oyuncak değil, Internet chat alanı da değil, Internet en güzel tasarımlarını görebileceğiniz bir alanda da değil; Internet çok ciddi bir yatırımdır, Internet çok ciddi bir iletişim aracıdır ve siz bu iletişim aracı içinden ne bekliyorsunuz? Hedef kitlesi, çok fazla Internet’i kullanmayan firmalara bazen Internet’te yer almayı tavsiye etmiyoruz bile veya mesela 10 tane ürün gamı sahibi olan bir firmanın bir ürünü yalnızca Internet’i kullanan bir kitleye hitap ediyorsa, sadece o bir ürünü açmasını tavsiye ediyoruz.

İkinci etapta, neler bekleniyor sorusundan sonra şirketin neler vereceği, yani firmaların neler vereceği çok önemli. Bu konuda zaten yaşadıklarımızı burada anlatsam, herhalde burada hep beraber çok eğlenceli 5-6 saat geçirirdik; ama genelde hazır olmadıklarını hissediyorum. Firmalar, bunun için mutlaka ve mutlaka kendilerinin neler verebileceğine, ne kadar içerik yaratabileceğine, bilgi mimarisinin nasıl kurulması gerektiğine karar verip, öyle bu işe devam etmeliler. Bu aşamadan sonra, “Kendiniz ne koyabilirsiniz, beklentileriniz nedir?” sorusundan sonra beraber çalışmaya başlıyoruz, belli bir uyum çizgisini de yakalayabildiysek tabii. Dünyaca ünlü bir gıda firmasına ilk gittiğimde, “Internet’ten ne bekliyorsunuz?” sorusuna ilk gittiğimde, toplam 9 kişilik bir toplantıydı, 9 kişiden bir cevap alamadık. Bazı anlar olur, herkes birbirine bakar, bir 5 dakika kadar herkes birbirine baktı. “Ne koymayı planlıyorsunuz?” dediğimde de yine herkes birbirine baktı ve kâbus gibi bir proje yaşadık. Sonunda çıkan sonuç gerçekten güzeldi; fakat ne olursa olsun, bu sorulara doğru cevap bulunamadığını hissettim.
Daha sonra gelen birkaç müşterimiz de ilk etapta bir satış istediler, “Biz hemen ürünlerimizi Internet’ten satmak istiyoruz, biz bundan çok büyük bir gelir bekliyoruz.” Bunun yanlış olduğunu kendilerine anlattık; “Bu doğru bir olay değil, bu şekilde bir sistemle, bu şekilde bir çalışmayla kesinlikle başarıya ulaşamazsınız” dedik ve onları üçüncü aşamadan ilk aşamaya aldık ve bence kaynakların israfını kesinlikle önledik. Ondan sonra işin projelendirme aşaması geliyor, beraber çalışmaya karar verdik ve işin projelendirmesine başladık.

Projelendirme aşamasında işin bilgi mimarisini hazırlamak çok önemli; o sitenin kullanılabilir olması, Internet’teki yüzünüzün çok kullanılabilir olması gerekiyor. Basılı materyali insanların eline verirseniz, insanlar saatlerce inceleyebilirler sıkılmadan, bir kitabı saatlerce okuyabilirsiniz, belki televizyonu saatlerce izleyebilirsiniz, bir gazeteyi saatlerce okuyabilirsiniz; ama Internet’te insanların geçirdikleri vakit bir dakika; size geliyorlar, bir dakika içerisinde, eğer ilgilendikleri şeyi görmezlerse, ilgilendikleri bilgiyi almazlarsa, başka bir siteye geçiyorlar. Internet, bunun için dünyanın en nankör medyası ve bu nankör medya üzerinde bilgi mimarisini o kadar iyi hazırlamanız gerekiyor ki insanlar orada kalsınlar ve Internet kullanıcısı giderek daha şımarık olmaya başlıyor. Bu dakika da çok iyimser bir tahmin, iyimser bir süre, bunu da söylemem gerekiyor; bazen bir dakika değil, 30 saniye içerisinde başka bir yere kendilerini yönlendirebiliyorlar. Fakat tabii ki medya olarak Internet’in çok daha büyük bir avantajı var, interaktif bir medya, sizin temas haline geliyorlar. Oradaki bir insan değil, ondan bir cevap alamazlar; fakat bilgi mimarisini iyi bir şekilde hazırlarsanız, karşılıklı kullanıcıyla konuşabilirsiniz, karşılıklı sohbet edebilirsiniz, o size sorular sorabilir, siz ona cevaplarınızı söyleyebilirsiniz.

Gittiğim konuşmalardan bir tanesinde şöyle bir sahneye rastlamıştım: Bir adam, konuşmacılardan bir tanesi sahneye çıktı, elinde bir sürü kâğıt ve sahneye çıkarken düştü, elindeki kâğıtlar etrafa saçıldı; şöyle kâğıtlara bir baktı, “Kahretsin” dedi, ardından irticalen nefis bir konuşma yaptı. Hep özendim bu arkadaşımıza, irticalen konuşma yapmaya, ta ki ikinci bir konferansta aynı hileyi tekrarladığını görene kadar.
Şu ana kadar irticalen konuştum, bundan sonra sanırım sunumdan devam edeceğiz, daha doğrusu Serkan bey devam edecek.
Buyurun.

SERKAN DURUSOY- Teşekkür ederim.

Konumuz, tasarım ve web projeleri; bu web sitelerini projelendirme işlerinin hangi aşamalarda, nasıl yapıldığını, nelere dikkat etmemiz gerektiğini, bu çalışmadaki temel taşlarını, ön hazırlıklarını, proje safhalarını ve sonrasını burada sizlerle birlikte tartışacağız. Tasarımı konuşacağız, web projesinin başarı kriterlerini konuşacağız; bir başarı üçgenimiz var, onu konuşacağız, -bu üçgeni hiç unutmamanızı rica edeceğiz sizden- proje ekiplerini konuşacağız, metodolojilerini konuşacağız. Proje öncesi sorulması gereken soruları, projelerdeki hataları, bilgi mimarisini toplayıp, en sonunda bir sonuca birlikte ulaşacağız.
Öncelikle başarı üçgenimizden bahsedelim: DNA’nın da kesinlikle üzerinde durduğu, bahsettiği bir üçgenimiz bu; strateji, teknoloji ve tasarım, bunları biraz açacağız. İşimiz Internet; işimizin bir kısmı görsellik, -belki sanat yapıyoruz- bir kısmı teknoloji, yazılım, entegrasyon. İşimizin bir kısmı da tamamen stratejiyi oluşturmak; bir iş yapacağız, bir site yapacağız, bir e-ticaret uygulaması yapacağız ya da sonuçta Internet üzerinde herkesin görebildiği bir mecrada bir şeyler sergileyeceğiz, bunun da bir stratejisi olması lazım.

Web tasarımı nedir, nasıl yapmak lazım, neleri göz önünde bulundurmak lazım? Öncelikle site ziyaretçilerinin birtakım ihtiyaçları var, bu ihtiyaçları birlikte belirleyeceğiz. Tasarım işini yapan partiyle bu işi ihale eden partinin bir araya gelip ihtiyaçları karşılıklı belirlemesi lazım. En önemli kriterlerden bir tanesi nedir; bilgi vereceğiz, bu bilgiyi en kısa yoldan, en kolay şekilde ulaşmayı sağlayacak bir tasarıma gitmemiz lazım; sade ve kullanılabilir ve de stratejik hedefler doğrultusunda site ziyaretçisini yönlendiren ve bunları biraz toparlayalım. İhtiyaçları karşılıklı bir araya getirdik; en hızlı, en kolay ve en kullanılabilir sade tasarım nedir? Bir siteye girdik, karşımıza bir yerde haberler kayıyor, bir tarafta çok güzel, dönen bir e-mail logosu var, “Hadi buradan bana e-mail atın” diyor; biri diyor ki, “Hayır, önce haberleri okuyayım, dikkat çekmeye çalışıyorum” diyor; bir tarafta bir kuşumuz var, uçuyor, görüntüye bir güzellik katmış ve saire…

Kullanılabilir tasarım, yani neye dikkat çekmek istiyorsak onu gösteren tasarım; sade, anlaşılır bilgiyi veren, tabii ki bir createviteyi de içeren. Neden bir web sitesi isteniliyor, sitenin genel bir varoluş sebebi ve stratejisi var mı, sitenin hedef kitlesi nedir? Bununla bizler zamanında çok karşılaştık; “Bir web sitesi istiyorum, 3 sayfa olsun, 5 sayfa olsun, bir tanıtım yapalım, bir şey yapalım.” Öncelikle kişinin ne istediği konusunda bilinçlendirilmesi lazım, bu da bizlerin üzerine düşen bir görev. Web sitesi, önce bu kişinin işini, hizmetini, ürününün -bu bir eğitim olabilir, bir ticaret işi olabilir, sanat olabilir, her şey olabilir- ne olduğunu karşılıklı öğreneceğiz ve bu siteye neden ihtiyaç duyduğunu; “Neden bir web sitem olsun ki” bu soruyu birlikte cevaplandırdıktan sonra, bu sitenin genel bir stratejisini çizeceğiz. Hedef kitlesi kim, kim girecek bu siteye, neden girecek; bunları cevaplandırmamız lazım.

Kullanılabilirlik; az önce de üzerine basa basa anlatmaya çalıştığım, daha doğrusu girişini yaptığım konu, biraz daha bunu detaylandıralım: Dediğim gibi, bu en önemli başarı kriterlerinden biri; web sitesine girdik, orada bir şeyler var, burada bir şeyler var, bulmak istediğim şeye ulaşamıyorum, ilerliyorum sitenin içerisinde, kayboluyorum; geri dönüyorum, bulamıyorum site içerisinde ve bir yerden sonra karman çorman bir sitede ne aradığımı bulmak da istemiyorum artık, o siteyi de bir daha görmek istemiyorum ve çıkıp gidiyorum. Bu, sitenin sahibi açısından ciddi potansiyel büyük bir kayıp, belki yüksek hacimli e-ticaret işi yapan bir yerin hakikaten yüksek potansiyelli bir müşterisiydi ve kaçtı gitti.

Odak grup, focus grup çalışmaları; yani sitenin hedef kitlesini teşkil eden kişileri karşımıza oturtup, onlarla kısa mülakatlar; “Nasıl bir site istiyorsunuz, bir sitede ilk önce aradığınız önemli kriterler nelerdir” veya ön birtakım tasarımları yaptıktan sonra karşısına oturup, “Sakin olun, oturun, şu anda sitede en çok ne dikkatinizi çekiyor?” Yani bu konu, usebility testi dediğimiz aşama. “Şu anda nereye girmek istiyorsunuz, girdiğiniz ve ne bekliyorsunuz karşınızda? Sizce bu site sizi rahatsız ediyor mu, herhangi bir şekilde rahatlatıyor mu, sizde uyandırdığı fikir ve hisler neler?” bunları hedef kitlemize birkaç kısa mülakatla veya testlerle üzerinden geçmemiz, işimizin başarısını daha da ileriye taşıyacaktır.

Yeni proje yönetimi: Proje, içerik, kapsam ve gereken teknolojileri tanımlayacağız. Başarı üçgenimiz; strateji, teknoloji, tasarım. Projeyi yönetirken stratejimizi çizeceğiz -içeriği, teknoloji altyapısını, hepsi bunların birbirine uygundur, uygun olması şarttır- ve buna göre planını hazırlayacağız.

Projenin zamanında tamamlanabilmesi: Burada bir söz vermek durumundasınız, “Biz şu gün şu saatte bu işi teslim edeceğiz.” Projeyi süreçlere ayırmak gerekiyor; yani “İşe başladık, bundan 8 hafta sonra da teslim ediyoruz” değil; işin düzgün bir planı, kademe kademe, belki ana tasarımlarının çıkartılması, alt tasarımlarının çıkartılması, içerik atölyesinin, yani içeriğin toparlanması, bilgi mimarisinin oluşturulması, yazılım altyapısının kurulması, yazılımla entegrasyon süreçleri, test süreçleri, görsel süreçler, yazılımla ilgili testler, işlevsellikle ilgili testler ve saire… Bunların hepsinin basamak basamak planlandığı durumda, çalışmamız çok daha ciddi anlamda başarılı oluyor. Neden; çünkü her aşamada kendimiz otokontrol ile sürenin devamı konusunda belirleyebiliyoruz ve denetleyebiliyoruz.

Projenin onaylanan bütçeleri aşmadan tamamlanması; kaynak planlaması, maliyet hesapları, bütçeleme: Özellikle Türkiye’de bu sektörün içerisinde çok ilginç fiyatlarla karşılaşabilirsiniz. Herhangi bir firmayı temsilen birkaç skalada firmaya telefon açın ve fiyat isteyin, karşılaşacağınız cevaplar; “Ağabey ayıp ediyorsunuz, biz bu işi sayfası 15 dolara yaparız”dan başlayıp, “Sizin projeniz şu şu şu stratejiler açısından çok iyi değerlendirilmeli, biz bunun danışmanlık ücretini yapıp proje boyunca alacağımız ücretle beraber vesaire” gibi bir konuşma sonucunda birkaç 100 bin dolarlık bütçelere de ulaşabiliyorsunuz. Bunun doğrusu nedir; tabii ki bir kaynak ve maliyet hesaplaması. Bu firmadan firmaya değişir; işi planlayan, daha doğrusu işi, ihaleyi alan tasarım ajansına veya yazılım firmasına göre değişir.

Bu işin planlaması esnasında da karşı tarafın mutlaka karşılaşacağı birtakım başka maliyetleri de göz önünde bulundurmak gerekiyor. Neler; altyapı… Belki bu işi yapan firma olarak bu altyapıyı siz tedarik etmek zorunda değilsiniz; ama bu konudaki danışmanlığı vermek sizin birincil göreviniz. Neden; çünkü zaten o alınacak altyapı üzerinde siz yazılımınızı, tasarımınızı ve sairenizi geliştireceksiniz ve bunların toplam maliyeti, tipoloji aşamalarında önemle dikkat etmek gerekiyor.

Çalışanlardan etkin yararlanmak, organizasyon planlaması: Proje safhalarında dikkat ederseniz, birçok kişi de günlerce boş oturuyor; diyelim ki 5 kişilik bir ekip, 2 kişi günlerce boş oturur, 2 kişi feci bir şekilde çalışma yapar, gecesini gündüzüne katar. Neden? Madem 5 kişilik bir ekip, bu 5 kişinin belli saatler altında düzgün bir şekilde çalışmasını planlamak lazım; bu hem firmanın çalışanları açısından, hem dışarıya verdiğiniz, yani müşterinize verdiğiniz geri besleme ve ona verdiğiniz hizmetin kalitesi açısından önemli unsurlar.

Koordinasyon, projenin detaylı bir planının yapılması, uygulanması ve proje planında değişikliklerin eklenmesi: Her şeyden önce işleri kurmak; yani mutlaka ve mutlaka bir proje yöneticisinin bulunması gerekiyor. Türkiye’mizde maalesef özellikle bu sektör içerisindeki birçok firmada “proje yöneticisi” kavramı henüz oluşmuş değil; satıcı, pazarlamacı, yönetici, aynı zamanda projeyi yöneten, aynı zamanda işi yapan, aynı zamanda gidip testlerini gösteren ve saire kişiler olarak çalışan birçok firmamız var. Bunların bir şekilde planlanması o kadar zor değil; bunu kişi anlamında planlayamıyorsak, zaman anlamında da planlayabiliriz.

Başarı kriterlerimiz: Mümkün olduğunca küçük bir proje takımı… Mümkün olduğunca küçükten kastımız, “bir kişi, iki kişi çalışsın” değil, gerçekten projeyi en etkin şekilde yapacak proje takımı. Bunun tabii ki tecrübeyle ve öngörüyle projenin baştan stratejisinin ve altyapısının, kaynak planlamasının iyi yapıldığı durumda, gerekli ekip oturtulabiliyor.

Kullanılacak Internet terimlerinin proje başlangıcında tanımlanıp yazılı olarak tüm proje ekibine dağıtılması: Proje ekibindeki herkes, sizin kullanacağınız terimin ne olduğunu bilmek zorunda değil. Mesela birisi “XDSL nedir” bilmek zorunda değil, bunu ben de bilmek zorunda değilim; ama o proje içerisinde gerekliyse, proje içerisindeki herkesin bu terimin ne anlama geldiğini öğrenmesinde fayda var. Çünkü bu, o projenin lisanı haline geliyor.

Projelerin kademelere ayrılması, kişi ve sorumlulukların netleştirilmesi: Kişi ve sorumluluk, insan yönetiminde de başarılı kriterlerden biridir, bunu eminim benden çok daha iyi bilen birçok katılımcı var aramızda. İnsanlara sorumluluklarını verdiğiniz ölçüde, -tabii ki denetleme mekanizmasıyla beraber- başarıyı arttırmaya yönelik inisiyatiflerle adımlar atıyorsunuz. Kişilerin sorumluluklarını, “Siz buradan sorumlusunuz takım arkadaşım” şeklinde yönlendirmek, belirtmek, ona göre takım halinde oynamak, başarıya giden en hızlı, en etkin yolu gerçekleştiriyor.

Gerçekçi hedefler: “Biz bunu da yaparız, şunu da hallederiz, 3 günde de yaparız” hayır; gerçekten bu iş eğer 10 haftada yapılıyorsa, gerçekten bu işin maliyeti mesela 25 bin dolarsa, bunu müşterinize gittiğinizde, “Bu 10 haftadan önce yapılmaz ve de 25 bin dolar maliyeti vardır” diye söylemeniz lazım. Maliyet, sizin kişisel stratejiniz; ama 10 haftayı aşağı çekemezsiniz, müşterinizde yaratılan beklentiler daha kötü sonuçlara gidebilir. Mesela hemen çok kısa bir örnek vereyim: Bundan üç hafta önce Haspro Intertoy’un … Projesini yapıyoruz, havlayan, robot bir köpek, güzel bir oyuncak. Projenin that line’ı ayın 12’si, bizim bitirmemiz gereken gün ayın 11’i; teslim edelim, kontrol her şey yapılıp piyasaya dağıtılsın, bütün basın, finansman, her şeyi yapılacak ve bu işin sözünü verirken, baştan “Bu iş iki haftadan önce yapılmaz” dedik. Yani bu iki hafta süreci ayın 17’sine denk geliyordu, baştan bunu açık açık söylemek durumunda kaldık; ki müşterimiz de buna göre ayın 12’sini ön plana; ama geri beslemeli bir plan olarak da acil durumda ayın 17’sinde tekrar …. biçimde kendini planladı. Biz yine yetiştirdik; ama yetiştiremeyebilirdik, bunu baştan söylemek gerekiyor.

Stratejik web projelendirme ekibi, kreatif web projelendirme ekibi, teknik web projelendirme ekibi: Ekiplerimizi de birbirleri içerisinde proje anlamında tabii ki bir işbölümüne yönlendirmemiz gerekiyor.

Stratejik web projelendirme ekibi: Bu ekipte bulanabilecek kişiler, bir proje yöneticisi, müşteri ilişkileri yöneticisi, ikisi birbirinden farklıdır. E-iş uzmanı, interaktif strateji uzmanı, interaktif pazarlama uzmanı; stratejinin en genel anlamda temel taşları bunlar. Tabii ki bunları detaylandırabiliriz; ama içeride projeyi yönetecek, firmanızda müşterinizin ilişkisini kuracak ve en iyi, en sağlam iletişimi sağlayacak bir müşteri ilişkileri yöneticisi; projenin basamaklarında eğer elektronik iş varsa -ki artık günümüzde web sitesi katalog anlamında kullanılmıyor, herkes e-iş kavramının içinde olmaya çalışıyor- dolayısıyla bir e-iş uzmanı, interaktif anlamda stratejileri ve bu sitenin bitişinden sonra pazarlama stratejilerini geliştirecek bir uzman. Kreatif anlamda bir proje yöneticisi, müşteri ilişkileri yöneticisi, tabii ki diğer ekiple ortak olabilir bunlar; ancak kreatif web projelendirme ekibinin yaptığı diğer işler üzerinden iletişimi de sağlayacak.

Tasarım ve strateji anlamında bilgi mimarisi, web tasarımcısı ve uygulayıcısı: Tasarımcı ve uygulayıcı aynı insanlar olmak zorunda değil; bir sanatçı ve bir teknik uygulayıcı, tekniker diyelim, daha başarılı sonuçlara yol açıyor.

Tasarım artı içerik: Yani günümüzde artık bir kişinin baştan alıp sonuna kadar götürdüğü web siteleri çalışması hem kaynak açısından, hem sonuçta elde edeceğimiz kalite açısından, hem de süre açısından birçok dezavantajları ortaya dökülmekte.
Teknik web projelendirme ekibi, teknik proje yöneticisi: Projeyi yönetecek teknik kişinin, tüm bu ekipteki insanların inisiyatiflerini değerlendirebilecek ve yönlendirebilecek derecede bilgi sahibi ve deneyim sahibi olması gerekmekte.

Network uzmanı, veri tabanı tasarımcısı, bir e-ticaret altyapı uzmanı ve ek modül programcıları: Web projesi öncesi sorularımız neler olmalı; projenin temel amacı ve hedefleri nelerdir, hangi ürün ve hizmetleri sunmayı planlıyorsunuz? Projenin başarı kriterleri nelerdir, web sitenizin başarısını hangi kriterlere göre ölçmeyi düşünüyorsunuz? Kendinizin bir başarı kriterleriniz olabilir, bu başarıyı ölçümündeki farklı kriterleriniz olabilir. Başarınız, bir ürünü satmak olabilir; bunu ölçmekle ilgili kriter, aynı kişinin dönüp bir ürün daha alması olabilir.

Web sitenizin hedef kullanıcı kitlesi nedir? Online ve ofline işleriniz arasında farklılıklar olmasını öngörüyor musunuz? Web sitenizin hedef kitlesi nedir, hemen şu an içerisinde çok bulunduğumuz sıcak bir örnek vereyim: Makenzi İstanbul Ofisi… “Hedef kitleniz nedir?” sorusuna verdikleri cevap: “Biz şu ana kadar kariyer anlamında; yani üniversite mezunları veya bize iş başvurusunda bulunacak arkadaşları hedefliyorduk; fakat şu anda kurumsal anlamda birtakım hizmetlerimizi verecek şekilde hedeflerimiz lazım, ama kariyer için düşüneceğimiz kişileri de kaybetmememiz gerekiyor.” Hangisi; ikisi beraberse, o zaman buna uygun bir proje mimarisi çizmek gerekiyor. Nasıl yapıldığını anlatmayacağım, bu güzel bir know how’dır.

Web projesi öncesi sorular: “Web sitenizden ticari beklentileriniz var mı, varsa neler?” Doğrudan bir gelir olabilir, müşteri sayısında artış olabilir, marka geliştirmek olabilir veya pazardan birtakım geri dönüşler, pazar araştırmasını yapıyor olabilirsiniz. “Sitenize reklam almayı planlıyor musunuz, sitenizi nasıl tanıtmayı planlıyorsunuz?” Sitenin tanıtılması, Türkiye’de en az yapılan çalışmalardan bir tanesidir. “Siteyi yaptık, kendi kendini tanıtır” hayır, tanıtmaz. Mahir ayrı; ama Mahir’i de tanıtanlar vardı. Online, ofline reklamlar, PR ve romutırına kayıt ve saire… Güncelleme ve genişleme ihtiyaçları nedir? “Bir siteyi yaptık ve bıraktık” olmaz. Internet, anında birtakım şeyleri geliştirebileceğiniz, genişletebileceğiniz ve sürekli değiştirebileceğiniz bir ortam, bundan neden faydalanmıyoruz? Bir firma yerinde sayıyorsa, web sitesini güncelememesi normal ya da bir kuruluş; hiçbir gelişme yok, hiçbir üretim yok, hiçbir yeni ürün yok, hiçbir satış yok, hiçbir şey yok, tabii ki o zaman web sitesi de yerinde dursun. Ama bunların hepsi varsa, neden web sitesi güncellenmiyor? Türkiye’de tamam, birçok ilişkilerimiz, karşılıklı oturup biraz çay içerek, şıkır şıkır çayları karıştırarak geçen kişisel ilişkilere dayanan birtakım beşeri münasebetlerden geçiyor birçok yerde. Öte yandan yurtdışında iş yapmayı planlayan firmalar, kuruluşlar ve saire veya üniversiteler, bilgi vermeyi planlıyorsunuz; onlar sizin sitenize bakıp, sitenizdeki imajın, sitenizdeki bilginin sizle eşdeğer olduğuna inanıyorlar. O zaman öyle olmasında fayda var; yurtdışıyla çalışacaksak, ülkemize geliri biz dışarıdan getireceksek, -ekonomik kriz ve saire konuştuğumuz konular- o zaman bu da önem verilmesi gereken konulardan bir tanesi.

Zaman, insan ve finansman bazında proje için ayırdığınız kaynak miktarı nedir? Bunları mutlaka önceden belirleyip, ona göre alternatif çözüm ve sonuçlara ulaşmak gerekiyor.

Hızlıca aşamalara geçelim:

Üretim öncesi aşamalar; web projesi hedeflerinin netleştirilmesi, bir çözüm önerisi ve proje planının hazırlanması: Bunları yaptık, üretim aşamasına geçiyoruz; içerik editörlüğü, öncelikle içeriği toplayacağız.
Tasarım ve programlama: Tasarım ve programlama aşamaları, birlikte yürüyebilen aşamalar tabi ki.
Testler: Test çok önemli, test işi bitirip sonradan bakmak değil; testi her an, her bitirdiğiniz modülde sürekli test ve en son bittiğinde hem kendiniz, hem de müşteriniz tarafında bu işin testinin yapılması gerekiyor ve en son yayına açacağız.

Açılış Sonrası Aşamalar:

Teknik eğitim: Varsayalım biz içerik yönetimi yazılımıyla bir hizmet veriyoruz, içerik yönetimi yazılımının nasıl kullanılacağını müşterinize anlatmanız gerekiyor. Sitenin nasıl kullanılacağını, müşteriniz her zaman Internet’i kullanan insanlar olmak zorunda değiller, o anlamda da bir eğitimi vermek, tabii ki bizlerin görevi. Güncelleme konusunda, güncellemede iş akışlarının, bilgi akışının nasıl olacağı konusunda bir eğitim ve daha sonra da bu güncellemelerin devam ettirilmesi ve ek modül geliştirmeler; siteyi genişletilebilir, ilerletilebilir seviyede tutmak ve bunu başarmak.

Projeyi değerlendirmek: Kimse “Benim yoğurdum ekşi” demez; ama kendinize bir not verin. Bu 10 üzerinden 10 olmak zorunda değil, bazen 10 üzerinden 1 de alabilirsiniz; ama hedef 10 üzerinden 10 alacak noktaya gelmektir. Ulaşabileceğinizden fazlasını hedefleyin, ulaşmak istediğinizi de daha rahat hedeflersiniz.

Proje stratejisinin ve hedeflerinin proje başlangıcında netleştirilmemiş olması bir hata; web projesinin bütçe ve zamanlamasının doğru şekilde saptanmamış olması çok daha büyük bir hata. Para ve zaman, bunlar çok değerli. “Sitenin şirketin üst yönetiminin talepleri doğrultusunda yapılandırılmış olması” hayır, bu siteyi şirketin üst yönetimi doğrultusunda değil, sitenin hedeflediği kişilerin doğrultusunda yapılması gerekiyor. Bu sitenin ziyaretçisi, yani potansiyel müşterisi veya her neyse, bu her kimse, sitenin o hedefler doğrultusunda ve kullanılabilirlik kriterlerine de uyumlu olarak yapılması gerekiyor.
Sitenin, şirketin varolan organizasyon yapısının direkt olarak yansıtması: Az önce de söylediğim şeyin aynısı; bir şirket neyse, web sitesi de odur. Web sitesi neyse, yurtdışından gelen insanlar, o kültürü edinmiş insanlar, şirketi de öyle kabul ediyorlar.
“Sitede şirket ürünlerinin ve kimliğinin müşteri ihtiyaçlarının önüne çıkartılması” hayır, müşteri ihtiyaçları her zaman birinci plandadır. Bakın aynı şeyi tekrar tekrar söylemiş olduk, üç defa, “müşteri, müşteri, müşteri” yani site ziyaretçisi.

Stratejinin şirketin genel stratejisinden bağımsız olarak düşünülmesi: Neden ki; bir web sitesi diye bir şey yoktur, şirketin bir stratejisi vardır ve bunun Internet üzerinde bir projeksiyonu vardır. Bizler gibi firmalar da bu projeksiyonu en doğru çizecek ve en net aktaracak stratejide yardımcı oluyoruz; bu, sizlerin de, bizlerin de birincil görevlerinden bir tanesi.

“Internet’in bir gelir kanalı olarak değil, bir ek tanıtım mecrası olarak görülmesi” hayır, Internet üzerinden ciddi gelirler de elde edebilirsiniz. Bunun şu an yeri ve zamanı mı; evet yeri ve zamanı ve geliyor ve daha da artacak. Eğer hâlâ yurtdışıyla iş yapmak, -bakın yurtdışını da aşağı yukarı 6 kere söylemiş olduğum şu anda- biz de DNA olarak yurtdışıyla bir şeyler yapmaya çalıştığımızda, ilk baktıkları ve bize geri besleme verdikleri fikirleri, “Web sitenizde şunu okuduk, demek ki bu böyle; web sitenizde bunu okuduk, demek ki bu böyle.”

Birçok farklı şirketin reklam ajansı, web uygulama ajansı, şirketin kendi bilgi-işlem bölümü ve saire, koordinasyon çalışmaları yapılması. Koordinasyon; müşteri ilişkilerini yöneten kişi gerekirse müşteri gibi yönetecek, yani onun bölümlerine birer süpervizör atayarak onları yönlendirecek. Çünkü bu kişiler bu işi yapmayabilselerdi, zaten bu işi bize ihale etmezlerdi.
Web projesinin süreçlerini ve bu süreçlerin kimlerin sorumluluğunda olduğunun net tanımlanması; artık herhalde bu şüphe götürmez nokta. Yeterince ekip çalışmasının olmayışı, pazar araştırmasıyla site kullanılabilirlik araştırmasının ayrıştırılmaması. Site kullanılabilirliği başka şey, pazar başka şey.

Proje ekibi, biraz daha detaylandıralım: Proje yöneticisi, müşteri ilişkileri direktörü, bunlardan bahsettik. Interaktif strateji uzmanı, ınteraktif pazarlama uzmanı, bilgi mimarı, grafik tasarımcı, web uygulamacısı; daha detay durumlarda flash veya üç boyut animasyon yapabilecek kişiler, HTML programcı, veri tabanı programcıları.

Biraz da bu işin projesinin zaman çizelgesine bakalım: Çok örnek bir zaman çizelgesi şu olabilir, tabii projeden projeye ciddi farklılıklar göstermekte: Önceliklerin netleştirilmesi; mesela yedi haftalık bir planda, ilk iki haftada bunun çalışmasını yaparken, ilk birinci haftadaki ön analizin sonucunda, hemen ikinci hafta, yine iki haftalık bir süreçte navigasyon şamasını hazırlamaya başlayabiliriz. Aynı zaman içerisinde içerik editörlüğü de olacaktır; çünkü içerik ve nevigasyon, birbirini tamamlayan bütünler, nevigasyon, içeriğe ulaşmak için var sonuçta.

Grafik tasarımın hazırlanması: Bilgi mimarisi ve nevgisyon şemasının çıkışından sonra grafik tasarımlara başlayabiliyoruz.
Kullanıcı testleri: Kullanıcınıza siz projeyi bitirmeden önce şöyle bir sorarsanız, “Siz burada nereyi kliklemeyi arzu ediyorsunuz?” dediğinizde, hiç düşünmediğiniz bir yeri klikliyorsa, zaten orada bir hata vardır, bir sorun vardır, işte böyle cevaplar alabileceğiniz bir zaman.

HTML programlama, veri tabanı programlama, kalite kontrol ve sunucuya aktarım: Çok ufak projelerde iki haftalık veri tabanı programlama ve HTML programlama süreçleri olabilir, tabii ki büyük birtakım projelerde bunu 5-6-7 haftalara yaymamız da gerekebiliyor.

Kalite kontrol, sunucuya aktarım: Tabii ki az önce söylediğim gibi her aşamada kalite kontrol, her aşamada test; ama en son mutlaka her detayıyla, her harfiyle, her santimetresiyle siteyi her işleviyle kontrol etmekte yarar var.

Proje süreçleri ne; mesela ajans mantığında bir toplayalım: Operasyonel süreçler ve destek süreçlerimiz var. Operasyonel süreçlerde pazarlama, teklif, planlama, sözleşme, tasarım, site açılış, değerlendirme, satış sonrası hizmetler süreçleri var. Tasarım ve site açılışı arasında tabii ki web uygulama ve programlama süreçlerimiz. Pazarlamadan site açılışına doğru giderken, içerik ve hammadde yönetimi ve proje yönetimi, bunları kapsayan ana birimler. Destek süreçlerimize geçince, bilgi sistemleri ve teknolojilerinin yönetimi ne; insan kaynakları yönetimi, üçüncü kişiler ve kurumlarla iletişim, mali ve fiziki kaynakların yönetimi ve araştırma-geliştirme konuları. Buradakilerden en sonuncusu, araştırma ve geliştirme; “Biz bunu biliyoruz, bunu çok güzel uyguluyoruz” değil, her zaman gelişmeye açık olmak lazım. Bizim gerçek rakiplerimiz, Türkiye içerisinde bu sektördeki rakipler değil; çünkü biz kimin ne yaptığını, nasıl yaptığını çok iyi biliyoruz ve bu sektör içerisinde çok güzel bir ahenk var, herkes ciddi bir dayanışma içerisinde, öte yandan bizim çok ciddi rakiplerimiz var. Her web ajansının, her teknoloji firmasının mutlaka ve mutlaka takip ettiği yurtdışında forumlar, yayınlar ve saire, birtakım kaynaklar var ve hep oraları örnek almaya çalışıyoruz. Artık örnek almaktan bir adım ileriye gidip, biraz da araştırma-geliştirme, “o sonuca kendimiz nasıl ulaşırız”ı araştırırsak, belki çok daha hızlı, belki de çok parlak bir fikirle ortaya çıkıp ciddi bir projeyi çok kısa bir zamanda bitirebiliriz.

Proje çeşitlerine biraz girelim: Kurumsal tanıtım siteleri; HTML olabilir, flash olabilir, bunların dengesinin iyi kurulması lazım. Flash demek, “Şu resmi şuradan şuraya götürelim, biraz hoplatıp zıplatalım, biraz da üç boyutlu yazılar koyalım” değil, flash’ı kullanmanın da bir adabı var, bir görgüsü var. Neden; işin içerisindeki grafik, tasarım, bunlar tamamen görgü işidir. Sizlerin yanında çalışan tasarımcı arkadaşlara sanat tarihini sorun mesela; 3-5 program bilmek, “Diur’u biliyorum, flash kullanmayı biliyorum ve saire” tasarımcılık değildir, tasarımcılık bir görgüdür, bir yetenektir, bir tecrübedir, bunu unutmayalım.

İnteraktivite ağırlıklı siteler; karşılıklı etkileşimin olduğu e-ticaret siteleri, prozentel portaller, vortaller, dikey portaller, -yani belli konularda uzmanlaşmış portallerden bahsediyoruz- veri ağırlıklı siteler, interaktif reklam kampanyaları.

Bilgi mimarisi nedir? Başarılı bir web projesi, projenin hedefleri bu şekilde geliştirilmiş bir bilgi mimarisiyle başlıyor. Bilgi mimarisini, projenin altyapısını gösteren şematik bir plan olarak hazırlamamız gerekiyor ve site tasarımındaki ilk adım olarak mutlaka bunu kullanmamız gerekiyor. Günün birinde ortaya çıkıp, proje başladıktan 3 hafta sonra, “Ben buraya menüaytım daha istiyorum, bir navigasyon öğesi daha istiyorum ve bunun üzerine altına şöyle 3-5 sayfa koyacağım, bu arada şuradan veri tabanına bir bağlantı yapmak istiyorum” değil, bunların geleceğinin olduğunu bilmek ve bunları görerek önceden planlanmış, ilk etapta yapılmasa bile, daha sonra yapılabilir, genişleyebilir bir şekilde bilgi mimarisine uygun bir tasarım ve yazılım.

Ziyaretçilerin nereden nereye gitmelerine karar verme aşamasında sitenin bilgi mimarisi geliştiriliyor. Siteyi her zaman, ilk başta da söylediğimiz gibi, siteyi ziyaret edecek; yani potansiyel müşteriniz, potansiyel işbirlikçileriniz, potansiyel bizden bilgi alacak ve bize bilgi verecek kişilerle temas halinde yapmamız ya da onların öngörülerine göre toparlamamız gerekiyor. Sitenin hedeflerini belirleyeceğiz, kullanıcı senaryoları geliştireceğiz; tasarım, içerik, fonksiyonalite olarak farklı modüllerin ve modüllerin site içerisinde yerleşimini belirleyeceğiz. Nedir; hedefler, hedeflere uygun bir senaryo, bunu tasarım, içerik ve fonksiyonalite açısından değerlendirip modüllere ayırmak, modüler site içerisinde de yerleşiminin nereler olacağını belirlemek.
Örnek bir site yapısına geçelim: Mesela ana bir nevigasyon olmaz, birbirinden düzgün ve mantıklı alanlarda ayrılmış. Logomuz, sitemize reklam almak isteyebiliriz, bir üst nevigasyon ve nevigasyon içerisinde bir alt başlığı toparlayabilecek şekilde ikinci bir alt nevigasyon mönüsü, içerik alanı ve en aşağında bir nevigasyon mönüsü daha olabilir veya bir tekst nevigasyon mesela. Hiç düşündünüz mü, birtakım grafikler yüklenmiyor sitede. Mesela ana mönünüzde kurumsal tarihçe ve saire birtakım mönüler var, bunlar grafik olarak çok güzel hazırlanmış. Internet bağlantımız Türkiye’de çok çok çok hızlı değil ve bir resim yüklenmedi; o link nedir, onun üzerine açıklamak için bir yazı yazılmış mı? Yazılmadıysa en alt tarafa mutlaka sitenin tüm linklerini tekst halinde koymak, kullanıcının rahatlığı açısından veya kullanıcının beklenmedik durumlarda işini görmeye devam edebilmesi açısından olması gereken durumlar.

Ana sayfamız mesela, günlük veriler ve “Üye olun” bölümlerimiz var. Ana bölüm ve onların alt bölümlerine girecek bir nevigasyon şeması, alt bölümler birden fazla olabilir tabii ki. Örnek; bir mönü sıralamasına bakalım: Mesela hakkımızda bölümü, bunun altında bir tarihçe olabilir, genel müdürümüzün mesajı gibi bir bölüm olabilir veya ürünler, ürünlerin kategorisi, o kategori altında mesela alt gruplar, renkli ürünler, onun altında mavi sarı ürünlerimiz. Hizmetler, hizmetleri kategorilere ayırmak; bayi organizasyonumuz var, bayileri bölgelere göre ayırmak veya belki bayileri ürünlere göre ayırmak, bu da bir ikilem. Hangisi bu sitenin ve tedarikçisinin müşterisine hedefleyecekse, o anlamda ayırmakta fayda var. E-ticaret ve onun alt kategorileri.

Ana sayfadan genel ilgi sayfalarına yönlenme, spesifik ilgi sayfaları olabilir, spesifik ilgi sayfalarını toplayacak genel bir ilgi sayfası yaratacağız; yani ana sayfadan ortak bir bölüme, onun spesifik bölümleri. Mesela ana sayfamızda “firma” diye bir link var ve onun altında “kurumsal tarihçe” ve de “iş ortaklarımız” diye üç bölüm var diyelim. Bunları ana mönüden açtık, alt alta açıldılar; üçünden her birine tıkladığınızda, bir sayfa geliyor. Peki bu firma linkine tıkladığımızda ne olacak; ya hiçbir şey gelmeyecek ya orada link olmayacak. Ama orası bir link, ne olursa olsun orada bir hareket var, üzerine geldiğinizde bir mönü açılıyor. Demek ki firma hakkında diğer alt spesifik bölümleri; yani tarihçeyi, kurumsal linkini ve iş ortaklarınızı anlatan çok kısa bir yazının da orada bulunması ve altında tekrar o linklerin verilmesi, ziyaretçinin kaybolmasını engelleyecek etkinlerden bir tanesi.

Sonuç: Kullanıcının aradığı bilgiye hızlı ve kolay ulaşması. Bir web sitesi yapmak, katalogunuzu en harika, en renkli, en cıvıl cıvıl şekilde göstermek değil, hedef kitlemizi istediği bilgiye hızlı ve kolay ulaştırmak. Stratejik, teknik ve kreatif ekipleri doğru seçmek; her ekip, her kişi her işin insanı değildir, işe göre de ekibimizdeki insanları yönlendirmeniz ve seçmeniz gerekebiliyor. Kimisi e-ticaret konusunda uzmanlaşmıştır, kimisi bilgi verme konusunda uzmanlaşmıştır; tasarım anlamında bakarsak, kimisi çok eğlendirici siteleri tasarlamak için uzmanlaşmıştır, kimisi de belki bir e-ticaret sitesinin genel görsel yapısını kurabilecek şekilde uzmanlaşmıştır. Proje metodolojilerini de mutlaka belirlemeyi unutmayacağız.

Çok teşekkürler, herhangi bir sorunuz varsa alabilirim.

SALONDAN- (Soru banda yansımadığından yazılamamıştır)

SERKAN DURUSOY- www.dna-tr.com/i-net-tr/indeks.htm.

SALONDAN- Büyük bir satış firmasına web sitesi yaptığınızı söylediniz; o birkaç tane web sitesi adresi verebilir misiniz, yani sizin hem tecrübenizi görmek, hem kafa yapınızı anlamak açısından.

SERKAN DURUSOY- Daha önceki deneyimlerimiz arasında yönettiğimiz projelerden bir tanesi, www.citibank.com.tr.

SALONDAN- Daha sektörel olarak; yani “9 kişiyle toplantıya girdim, onlardan hiçbirinden doğru yanıt alamadım” dediğiniz, sonra “çok güzel bir proje” dediğiniz site…

SERKAN DURUSOY- Müşterimizi kötülemek istemem, isterseniz o biraz bende kalsın; çünkü o iç bilgiydi, sektörde büyük bir firmadır kendileri.

SALONDAN- Hayır, o kişilere ben bilgi-işlemi tam bilmedikleri için sizin söylendirmeniz açısından…

SERKAN DURUSOY- O zaman vereyim: www.danonesa.com.tr.

SALONDAN- Ben bir şey soracaktım: Web site çeşitlerinden bahsedildi; HTML, flash filan. Aşağıda vortal, ilk defa duyduğum bir şey. Onu açıklar mısınız?

SERKAN DURUSOY- Bu portal dediğimiz yapıdan sonra ortaya çıkan bir kavram. Portaller şöyle başladı: “Her konuda her bilgiyi verelim.” Sonra ortaya çıktı ki, her konuda her bilgiyi veremiyoruz; “bazı konularda ya da özellikle seçilmiş bir konuda her bilgiyi vermeye çalışalım” işte vortal kavramı bunu açıklıyor.

SALONDAN- Portalin bir alt kümesi gibi?..

SERKAN DURUSOY- Portalin bir alt kümesi gibi düşünmeyelim bunu, yani şu anlamda: Şarap portali diye bir şey duydunuz mu ya da futbol portali; aslında bu bir vortal.

SALONDAN- Bir horizantıl, öyle bir şey gördüm.

SERKAN DURUSOY- Horizantıl vortical. Portal dediğimiz, horizantıl; yani yatay bir yapı, yatay bir yapı içerisinde bütün kavramları bulundurup aşağı doğru tekrar her kavramın alt bilgilerini vermek. Vortal, dümdüz bir şekilde tüm aşağı detaylarıyla aynı kavram içerisinde çalışıyor.

BUĞRA ANILDI- Bir örnek vermek gerekirse, Türkçe içerikli olarak mynet.com var. Bu my-net’in içinde hem spor, hem para bilgilerine ulaşabiliyorsunuz; bu bir portal, çünkü çok kapsamlı konuları içeriyor. Ama mesela “sportta kal” var, bu sırf sporla ilgili bir portal olduğu için, bu bir vortal, vortical portal. Aynı şekilde finansal piyasalar için Yapı-Garanti’nin yaptığı para.garanti.com var, bu da bir vortal, parayla ilgili. Aynı şekilde işte.yatırım.com. bu da bir vortal, sadece parayla, finansla ilgili olduğu için.

SALONDAN- Bir de web projesi altında çalışanlardan bir interaktif vardı, bir de veri tabanı için olan vardı, bir de HTML olan vardı. Peki bu PHP, ASP gibi aktif web programlama dilleri interaktif kısma mı giriyor?

SERKAN DURUSOY- İnteraktifi biraz şöyle açabiliriz: İnteraktif olması için tam anlamıyla bir ASP, PHP ve saire gibi bir yapıyla olması şart değil; mesela bunun bir altyapısı olabilir, basarsanız, bir şey oynar veya bir flash bir çalışma yapmışsınızdır, üzerine geldiğinizde bir şeyin, hareket eder ve arkasında bir başka şey görürsünüz. Mesela bir oyun oynuyorsunuz, bu bir aktivitedir, oyuna katkıda bulunuyorsunuz. Tabii bu kavramların hepsi birbirinin içinde aslında, tamamıyla birbirinden ayırmak çok zor. Fakat veri tabanı dediğimiz zaman, işin içerisine belli bir bilgi mimarisini, belli bir veri mimarisini tutabileceğimiz, planlayabileceğimiz ve onu yayınlamak için kullandığımız yazılım araçlarıyla birlikte sunduğumuz bir bölüm ortaya çıkıyor.

SALONDAN- Pek açıklayıcı olmadı ama…

SERKAN DURUSOY- Sorunuzu tekrar alayım, daha açıklayıcı olmaya çalışayım.

SALONDAN- Bir HTML için çalışan insan var, ondan sonra veri tabanı uygulamaları için çalışan birisi var. HTML salt sayfa yapıyor, veri tabanında direkt veri tabanından bilgiler aktarıyor; ama PHP ve ASP yapan kişi, hangi ad altında projede yer alıyor?

SERKAN DURUSOY- Bu kişiler yazılım uzmanı olarak düşünülüp interaktiviteyi de sağlayan bölümle ve yazılım, veri tabanı altyapısını yapan bölümle ortak kişiler olabiliyor -proje büyüklüğüne göre- veya tamamen ayrı olabiliyor. Eğer projemiz çok geniş bir veri tabanını kapsıyorsa, salt veri tabanını düzenleyecek ve yönetecek bir veri tabanı ekibiyle o veri tabanından bilgiyi çekip sunacak bir yazılım ekibine ve o bilginin sunulduğu HTML, hazırlayacak bir grafik veya HTML ekibini ayrı ayrı bulundurabiliyoruz.

SALONDAN- Demek ki arada gizli olan, başka ad altında çalışan insanlar da var. Aynı kişi, mesela o web programlama dillerinden sorumlu kişi, aynı zamanda web veri tabanı altında ya da interaktif kısmın altında da çalışıyor; yani gizlenmiş bir kimlik var.

SERKAN DURUSOY- Bir nevi. Aslında doğru olan bu değil; proje boyutuna göre, projenin detaylarına göre, belli bir skaladan sonra bunları ayırmakta fayda var ve biz genellikle bu yönde çalışıyoruz. Bizim mesela DNA olarak ekibimizin birçok firma gibi 10-15 kişi değil de, 30 kişi olmasının sebebi tamamen bu, herkesi belli alanda, bu alanlarda uzmanlaştırmak ve ilginç bir şekilde çalışan sayısı artmasına rağmen, şu anda projelerde maliyetlerimiz çok daha düşüyor.

BUĞRA ANILDI- Başka sorusu olan?

Daha detaylı sorularınız olursa bize e-mail’le geçebilirsiniz, isteyen kişilere e-mail yoluyla kartımızı veya sunumu da gönderebiliriz.

Çok teşekkür ederiz.
SERKAN DURUSOY- Katıldığınız için çok teşekkür ediyoruz, umarım hepiniz için faydalı olmuştur.
—-&—-


Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.