Yangın Var Söndürülsün Deniyor 

Yangın Var Söndürülsün Deniyor 

Ülkede dersaneler konusuyla kıvılcımlar çakılmış, kıvılcımlar yönetim kademesine sıçrayıp, rüşvet ve yolsuzluk adındaki yangına dönüşmüş. Millet tedirgin mi bilmem ama, iş dünyası ile finans sahipleri tedirgin. Borsanın düşüşüyle milyar dolarlar uçtu gitti vaveylesi duyulur oldu.

 

Cemaat’in yazarlarından Hüseyin Gülerce belirli kesimin vaveylasına sebep olan bu yangının söndürülmesini istiyor. Yangın söndürmeyi isteyen takdir edilir. İyi ama, yangının suyla mı yoksa kumla mı söndürüleceği bilinmezse yangın genişlemesine sebep olunur.
Hüseyin Gülerce yangın söndürme isteğinin gerekçesini şöyle belirtiyor: ”12 Eylül 2010’daki demokratik ittifak, Türkiye’nin önüne yeni kapılar açtı. Bu kapıların muhafazakar, demokrat, özgürlükçü, liberal kesimlerden oluşan büyük kitlenin üzerine kapanmaması gerekir”.
Demokratik ittifak olmuş; kapılar açılmış… Demek ki açılmış kapıların bu yangın sebebiyle kapanma ihtimali var.
Kapıların kapanma ihtimali var ise, kapıları açanların, -belki- sıkmayın canımızı, kapatırız kapıları ha, biçiminde uyarısı var.
Hüseyin Gülerce böyle bir uyarıyı farketmiş olmalı. Öyleyse kapıları kimlerin açtığını biliyordur Hüseyin Gülerce. Hangi beğenilmeyen isteklerin gerçekleştirilmesi için açıldığını da…
Hırsızlık ve yolsuzluk var iddialarıyla yönetimdeki bazılarının yakınlarına yapılan son operasyon ve bu operasyonla meydana gelen siyasi ve ekonomik çalkantı, anılan büyük kitleye kapıların kapatılacağının sinyalini veriyor mu acaba? Eğer öyle ise, 12 Eylül referandumu ile kapılar açılması, kapılardan geçenlerin, kapıları açanlardaki hırsızlık, yolsuzluk, bilmemnecilik tavırlarını görmez, duymaz, bilmez olunacağını öngörüyordur. Onlar, ”açılan kapılardan bunu bilin de geçin efendiler” dediler galiba!.. Belki de şunu dediler: ”Yapın camilerinizi, doluşun içine; açın Kur’an’ınızı okuyun. Okuyun ama anlaşılması için uğraşmayın sakın”. Şunu da dediler belki: ”Muhafazakarsınız ya; siz kendinizi muhafaza edeceksiniz, biz de kendimizi. Siz demokratsınız ya; siz bildiğinizi okuyacaksınız biz de bildiğimizi. Özgürlük istiyordunuz ya; bundan böyle siz de özgürsünüz, biz de… Ama bizim özgürlüğümüz sizin özgürlüğünüzü bir yerde kesermiş, bize ne?”.
Hüseyin Gülerce, yangın söndürme çağrısı yaptığına göre, ülkedeki yangının söndürülecek olmasına inanıyor belli ki. Bunun için üç temel ilkeyi ileri sürüyor: 1) Yolsuzluk, rüşvet, devletin malına göz koyma, yetimin hakkının çiğnenmesi karşısında kimseye taviz vermemeli. 2) Bu durumda ucu kime gidiyorsa üzerine gidilmelli. 3) Hukukun içinde kalarak kimseyi suçlu ilan etmeden gereği yapılmalı.
Yangının sönmesini, belli bir kesimin vaveylasının durmasını isteyen aklıselim kimseler için benimsenecek, üzerinde hassas olunacak teklifler bunlar. Fakat, akla hemen şu geliyor: Bunların yokluğu ülkeyi çalkalamış, yangın yerine dönüştürmüştür.
Hüseyin Gülerce’nin vesayetten kurtardı deyip savunduğu 12 Eylül referandumunun üzerinden geçmiş üç yıl. Sormak gerek: Zaman gazetesinin yayınıyla, Cemaat liderinin mezardakilere bile oy kullandırma çağrısıyla millete onaylattırılan Anayasa Değişiklik Maddeleri, şimdi Gülerce’nin ileri sürdüğü unsurları kapsamıyor muydu? Şikayetçi olunan yangının bir tarafında bulunan yönetim, referandum sürecinin tüm safhalarında, millete ”mutlu günler geliyor” derken, mutluluğu millet için değil de çevresinde kümelenen yalakalar için mi öngörüyordu?
Başbakan Erdoğan, yangının söndürülmesine taraftar olduğunu belli etti gibi. Yolsuzluk ithamına uğrayan dört bakanını görevden alıp yenilerini atadı ve dedi ki: ”Kötüleri içimizden ayıklıyoruz”. Ne kadar ilginç!.. Dindar bilinen Başbakan kötülerin kötü olduğunu, ülkede yangın çıkınca anlamış!.. Başbakan’ın kendine en yakın bildiği ama ‘kötü’ deyip görevine son verdiği bakan, NTV ekranından ”Ne yapıldıysa Başbakan’ın talimatıyla yapıldı; yapılanlarda onun imzası var” deyip bütün dünyayı şaşkına çevirdi.

Hüseyin Gülerce ve Cemaat, yangın söndürme isteğiyle bu yangının söneceğini mi sanıyor?
İbrtahim Faik Bayav

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Emekli Zahit

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın