Yar-Adana kurban!..

Yar-Adana kurban!..

Ah güzel Adana, şirin Adana…

Bir zamanlar Türkiye’nin dördüncü büyük kenti idin Adana.

Nüfusunla değil, sanayinle de büyüktün sen.

Şimdi mi güzel Adana?

Kutlarım seni !…

Daha dün, yıl 2011;

İşsizlikte Türkiye birincisi olmuşsun.

Bilmem şimdi nerelerdesin?

Yıl 2012;

Koruma verilen kadın sayısında birinci olmuşsun.

Sebep, kadına şiddet.

Ne yapsın adam, işi yok gücü yok.

Olan gücünü de karısında tüketmeye çalışıyor.

Doğru mu?

Hayır…

İşsizlik psikolojik sorun yaratıyor, aklını oynatıyor.

Aklı erse sandıktan alır zaten hıncını!..

Ve devam ediyor; daha yeni.

Kredi kartı batağında birinci olmuşsun.

Peynir ekmek gibi kredi kartı dağıtılıyor.

Vatandaş da başbakana, hükümete güvenip çekinmeden alıyor.

Niye almasın?



Ekonomimiz tavan yapıyor, kişi başı milli gelir arttı, Dünya sıralamasında on yedinciyiz.

Ve bu sözlere aldanarak “Yıllardır kemer sıktık, gayrı da harcayalım artık” diyerek olmayan parayı harcadı Adanalı.

Güvendi hükümete, zengin olduk diye.

Dur aslanım, biz bu rakamları veriyoruz ama siz hemen harcamayın diyen yok.

  1. Koalisyon hükümeti geçmişten ders çıkartarak ve bugünleri görerek 2000 yılında BDDK’yı kurdu. Yani Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunu.

Bu kurumun görevi ne? Şu;

“Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Türkiye’de tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerini korumak, bankalar ve özel finans kurumlarının piyasa disiplini içerisinde sağlıklı, etkin ve dünya ölçeğinde rekabet edebilir bir yapıda işleyişi için uygun ortamı yaratmak bu sayede ülkenin uzun vadeli büyümesine ve istikrarına katkıda bulunmak amacıyla kurulmuş özerk bir kurumdur.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  “Her şey” iyice anlatılmış olsa…

Neden vatandaşı korumak için gerekli tedbirler aldırılmadı BDDK aracılığı ile?

Kurumlar sadece iktidarı korumak için mi varlar?

Daha bitmedi;

Boşanmalarda yerin tartışılmaz Adana.

Cuma hutbelerine konu olmuşsun.

Boşanmalara sebep hep şiddetli geçimsizlik.

İşsizlikte birinci olan bir ilde herhalde şiddetli geçimsizlik olacak.

Kadına şiddet olacak.

Kredi kartı batağı olacak.

Ve en sonunda yuvalar dağılacak ve boşanmalar artacak tabi.

Çıraklık dönemi değil, kalfalık dönemi değil, ustalık döneminde yaşadın sen bunları Adana.

Ne diyeyim? Sığınıyorum YAR-ADANA!

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın