Yeni Bir Eğitim – Öğretim Yılı Başlarken

Yeni Bir Eğitim – Öğretim Yılı Başlarken

Çocuğa kim demiş küçük bir şey

Bir çocuk, belki en büyük bir şey

Abdulhak Hamid

Yaz tatili bitti artık herkes işinin başına. Birçoklarımız biz zaten işimizin başındayız diyebilir. Ama bu zaman dilimi öğrenci durumundaki yavrularımız için çok ayrı bir mana ve önem taşıyor. Geleceklerini şekillendirmeleri adına hayati adımların atıldığı, tatlı hayallerin kurulduğu ve kararların alındığı bir dönem.

Gençlerimizin işi gerçekten çok zor. Bir taraftan dünya nüfusu artıyor, diğer taraftan istihdam alanları azalıyor. Bir gencin gelecekte kuracağı yuvada eşi ve çocuklarıyla mutlu ve huzurlu bir hayat sürdürebilmesi için, şimdiden tedbirlerini alıp planlarını yapmalıdır. Aksi halde boşa harcanan ömür, kıymetini bilmediğimiz nimet, farkına varamadığımız zaman gelecekte en büyük hasretimiz olacaktır.

Anne-babalar, öğretmenler, hatta toplumdaki her sorumlu kişi gençlerimizin bu hassas durum ve dönemi bilmeli,  gücü nispetinde destek vermeli, katkı sağlamalıdır. Onlara geleceklerini planlama adına yol gösterici, yardımcı ve cesaret verici bir görev üstlenmelidir. Unutmayalım ki bir milletin en büyük hazinesi iyi yetişmiş, dünyayı ve çağı okuyabilen insanlarıdır. Eğer gelecek söz konusu ise bu değer gençleridir. Artık önümüzdeki günlerde evlatlarımızın eğitim-öğretim meseleleri üzerine yoğunlaşmalıyız. Çocuklar tarafından biraz geç anlaşılsa da, şüphesiz her anne ve baba hayatlarını evlatlarına adamıştır, acaba onlara ne kazandırabilirimin hesabını yapmaktadır.




Onlara miras olarak bırakacağımız daire, tarla, bağ, bahçe, araba, vs. önemli ama eğitim ve terbiye olmazsa bunlar pek fazla önem taşımayabilir zira iyi idare edilmezse bir gecede yok olabilir.

Peygamber efendimiz(a.s) bir hadisi şeriflerinde “Hiçbir anne ve baba evladına güzel terbiyeden daha değerli bir miras bırakamaz” buyuruyor.  Öyleyse eğitim, öğretim ve güzel terbiyeyi anne- babalar olarak bir peygamber tavsiyesi olarak  ve emaneti olarak kabul edip bu hassasiyet içinde görevimizin peşinde olmalıyız.

Herkes bilir ki, her insanın zekâ ve kabiliyeti bununla beraber istek ve kabiliyetleri de farklıdır. Hakkıyla yapıldığı takdirde her meslek şereflidir ve değerlidir. Çocuklarımıza illa da şu mesleği seçeceksin diye bir zorlama yapılmamalıdır. Okuldaki öğretmenlerinin de görüşü alınarak, çocukların zekâ ve kabiliyetlerinin yönü iyi tespit edilmeli ve o yönde gelişmesine katkı ve destek sağlanmalıdır. Çocuklarımızı sevmedikleri ve istemedikleri alanlara zorlamak eğitim ve öğretimin ruhuna uygun düşmez. İnsanın hayatta mutlu olabilmesi için birkaç önemli husus vardır, bunlardan birisi de “sevdiği işi “ yapmasıdır. Bunun için de çocuklarımıza fırsat tanımalıyız.Çocuklarımızı “yara bandı” olarak kullanmamalıyız.

Yani ben geçmişte şunu olamadım şimdi sen olacaksın mantığı. Başarıya ulaşma adına anne-babalara birkaç önemli hususu hatırlatmak isterim.

1)Anne- babalar olarak çocuklarımıza evde huzurlu bir çalışma ortamı hazırlamalıyız. Zira her gün kavga ve gürültünün olduğu bir ortamda, çocuğun başarılı olması çok zordur.

2)Her gün belirli bir saatte yatma ve belirli bir saatte kalkma alışkanlığı kazandırılmalı. Televizyon seyretme ve arkadaşlarıyla oyun oynamayı yasaklamak yerine, uygun zamana ve zemine planlamalıdır.

3)Özellikle sabahları iyi bir kahvaltı ile yavrularımızı okula gönderelim. Haydi, yavrum Allah (c.c) zihin açıklığı versin deyip saçlarını okşayarak okuluna   uğurlayalım.

4)Unutmayalım ki anne ve babanın göstereceği sevgi, sabır ve hoşgörü onlar için en önemli gıdadır.

5)Okul sonrası eve gelince, sıkmadan ve sığaya çekiliyorum hissini vermeden, bu gün  okul nasıl geçti diyerek kısa bir sohbet yapmaya gayret edelim.

6)Mümkün oldukça okulda, dershanede öğretmenleriyle görüşüp işbirliği içerisinde olalım. Unutmayalım ki dünyanın en zor işlerinden birisi belki de birincisi insan yetiştirmektir bu önemli görev tesadüflere bırakılmamalıdır.




Bütün sivil toplum kuruluşları ve inisiyatif sahibi kişiler olarak, konferans ve seminerlerle  gençlerimizin moral ve motivasyonunu güncellemeli ve geliştirmeliyiz. Bununla birlikte anne ve babaların bilgi ve birikimlerini de ilgi alakalarını da canlı tutmalıyız. Bu satırların yazarı olarak bir görev istenecek olursa yerine getirmekten sevinç duyacağımı ifade etmek isterim.

Çocuklarımız geleceğimizin güvencesi olduğu gibi hayatımızın neşesi, gülü ve hoş kokusudur. Şairin dediği gibi;

ÇOCUKLAR 

Gözleri yıldızlara
Dilleri bala benzer
Erenler anlattı ki
Çocuklar güle benzer

Tam severler sevince
Duyguları ne ince
Solar örselenince
Çocuklar güle benzer

Can gelirdi cihana
Anlaşılsaydı mana
Büyükler bahcivana
Çocuklar güle benzer

A.efe

Çocuklarımızın bir gül gibi dünyamıza renk ve koku saçmalarını istiyorsak, bir bahçıvan sorumluluğunda çocuklarımıza karşı görevlerimizi yerine getirmeliyiz. Hünkar Hacı Bektaşi Veli Hazretleri Makalat isimli eserinde “su bahçe için ne ise bilgi de insan için odur” diyor.Onun için yavrularımızın sağlıklı olarak, sağlıklı bilgilere ulaşması için bütün imkanlarımızı seferber etmeliyiz ve de cenab-ı Allaha bolca dua ve niyazda bulunmalıyız.

Bu duygu ve düşüncelerle okulda veya okul dışında bütün yavrularımıza istedikleri hedefe ulaşabilecekleri başarıları Rabbimizden diliyor, yolları ve bahtları açık olsun diyor ve Allah (c.c)’nin ilk emri olan ilim yolunda, onları Yüce Yaratıcımıza emanet ediyorum. Mevla’mız yar ve yardımcıları olsun.

———————————————

Türkeş Manga kimdir?

Bazılarına göre Türkeş Manga bir esnaftır, bir mühendistir, bir cami cemaatidir,  bir vatandaştır eyvallah. Bana göre Türkeş Manga eğitim gönüllüsüdür.

Kurmuş olduğu siteyle insanlarımızı aydınlatıyor. Gayretlerine küçük bir katkı olsun diye yeni eğitim yılı münasebetiyle kaleme aldığım görüş, dua ve temennilerimi kendisiyle paylaştım.

Selam, saygı, sevgi ve dualarımla.

Ali Kılınç
Eski Kozan Müftüsü
Tarsus İlçe Vaizi

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN