‘Yeni’ böyle bir şey…

‘Yeni’ böyle bir şey…

Şunu diyebiliyor muyuz?

İktidar kanadında Muharrem İnce’nin adaylığı belli olmasıyla birlikte, özellikle de onyedi yıldır buradan rant elde edip-beslenen katman rahatsızlıklarını dile getirmeye başladı!

Buna işadamı mı dersiniz,

Buna bazı milletvekilleri mi dersiniz,

Buna bazı bürokratlar mı dersiniz,

Buna kimi ‘karanlık’ medyada köşe yazanlar mı dersiniz,

Buna ‘ne’ derseniz deyin; tedirginler, kaygılılar…

Muhalefetin ‘iktidarın’ yeniden seçimleri kazanması durumunda taşıdıkları kaygılar, tedirginlikler gibi…

***

Bazıları konuşurken ağzımız açık, gözlerimiz faltaşı gibi kocaman, aklımız sarmaşık dalları gibi birbirine dolanmış oluyor ya…

Piyasa araştırması yaptığını, başarılı çalışmalara imza attığını söyleyen bir ‘iktidar’ rantçısı açıklıyor, diyor ki:

‘Muharrem İnce’nin kürsüde bisiklet sürmesi bazı yerlerde hoş bulunmadı.’

Yanıt Ahmet Hakan’dan geliyor, beklemediğim biçimde:

‘İnce’nin bisiklet kullanması değil, fotoşapla cami içerisinde biniyor gösterilmesi hoş bulunmadı’ diyor.

Araştırmacı rantçı ısrarla ‘sorduğumuz bazıları’ diyor, suçlayıcı bir dille…

***

Bir Milletvekili, bir başbakan, bir cumhurbaşkanı ya da adayı; bu ülkede yaşayan yurttaşının elindeki süpürgeyi alsa yolu temizlese, traktöre binse tarla sürse, orağını alsa otunu biçse, oklavasını alsa beze hamuru açsa, taksite binse yolcu taşısa olmaz mı?

Biliyorsa,

Eline yakışıyorsa,

Önceden deneyimi de varsa ‘ne’ sakıncası var ki?

Biliyorum, yaparım diyerek ‘korumaların’ arasında bindiğinden düşmeyecekse eğer…

Ne yanlışı var?

***

Muharrem ince konuşurken, bu ülkenin tüm yurttaşı kulağını az-çok veriyor, diye düşünüyorum.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  AKIL TUTULMASI, ÖLÜ İNSANLAR ÜLKESİ

Kentlinin, köylünün, çiftçinin, esnafın, memurun, işçinin, işsizin, öğrencinin ‘her’ konuşmasından kendinden ‘bir şeyler’ bulduğunu düşünüyorum.

Ya konuşmasının özünde,

Ya konuşmasının anlatımında,

Ya konuşmasının vurgusunda,

Ya konuşmasının biçiminde…

Bugün ‘iktidara’ geçmişte oy vermiş olan bazı tanıdıklarım bile, ‘bu kez ben de kararsızım’ diyor.

Dün, iktidarın yeni medyası Hürriyet Gazetesi’nin yazarı Abdulkadir Selvi yazısında, yedi haziran ile onaltı nisandaki kırılmanın yirmidört haziran seçiminde de görülebileceğinden, söz etti…

Muharrem İnce’nin üzerine milletvekiliyle, bakanıyla, bürokratıyla, araştırmacısıyla, kısaca tüm rantçısıyla birlikte gelinmesinin nedenlerinin ‘en büyüğü’ de bu!

***

Şunu kimse yadsımıyor:

Muharrem İnce’nin ‘aday’ olmasıyla birlikte ‘bazı’ taşlar yerinden oynadı.

Yerinden oynayan taşlar da, onyedi yıldır ülkeyi yönetenleri telaşlandırdı, kaygılandırdı.

Yeni, yurttaşını kucaklayacağının güvencesini verebiliyorsa önünde durabilen olamaz!

Bu geçtiğimiz günlerde Fenerbahçe spor kulübün yaşandı. Ali Koç, Aziz Yıldırım karşısında takımın umudu oldu, büyük çoğunlukla başkanlığı kazandı.

Bugün Fenerbahçe’de oluşan ‘umut esintisinin’ ülkemizde de yaşanması, bu ülkede yaşayan ‘çok’ az bir katman dışında herkesi sevindirecek, rahatlatacaktır.

‘Yeni’ böyle bir şey…



ADAYIN SEÇMENLE ‘ÖYKÜ BİRLİĞİ’

Seçim çalışmalarını sürdüren adayların gezdikleri yerleri anlatırken, sanki karşılaştıkları herkesin kendilerine ‘oy’ verecekmiş gibi beklenti içerisinde olmaları akılcı değildir. Bir süredir çeşitli siyaset bilimcilerin de sıkça yineledikleri ‘öykü’nün ‘destek’ konusunda etkili olacağını düşünüyorum. Adaylar, yaptıkları gezilerde ‘manifestoyu’ anlatmaya geniş yer verdiklerinden söz ediyor! Doğrusu bu mu, derseniz; ‘kanımca hayır’ diyecek olanlardanım! Seçmen, elinin altındaki teknolojiyle adayın bile görmediği açıklamaları izliyor. Yalnız, kendini ilgilendiren bölümünü daha çok irdeliyor. Bir ev hanımı pazarı, bir emekli ay sonunu zor getiren maaşını, bir çiftçi üretimdeki girdi artışlarını daha çok araştırıyor. Adayın da buna dikkat etmesi gerektiğini düşünmekle birlikte, daha çok ‘kendi öyküsüne’ yer vermesinin yararlı olacağını düşünüyorum. Yapabiliyorsa köy kadınlarıyla bazlama açıp-pişirmesinin, bir aşçıyla soğan doğramasının, bir üreticiyle bider atmasının seçmenle ‘öykü birliği’ olabileceğine inandırmasının yararlı olabileceğine inanıyorum.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Duhan Suresi'nde ll.Bayezit ve Kurtarılan İsrailoğulları

Muharrem İnce’nin de yaptığı bu değil mi?

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın