DOLAR 18,5561 0.25%
EURO 18,1602 -0.02%
ALTIN 995,230,76
BITCOIN 3625700,62%
Adana
27°

AÇIK

16:18

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

Yetişkin…
75 okunma

Yetişkin…

ABONE OL
11 Ağustos 2022 19:14
Yetişkin…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

SELMA ERDAL

Bugünlerde bitik, dengesinden ve de yörüngesinden çıkın tutum ve davranışlar sergilese de bir kaç yıl öncesinde yazılı ve görsel basından yayılan duyumlara göre Arda; Galatasaray’a geliyordu, Milli Takım’a dönüyordu. Gerçi geldi de, döndü de ne oldu ?… Hiç bir şey; çünkü Arda eskisi gibi değildi.

Bırakalım ayaktopçu eleştirmenliğini bir yana, nasıl olsa bilen de, bilmeyen de ayaktopu oyunu ve oyuncuları üzerine sürekli ahkam kesiyor, doğal olarak gerek yok bizim yorumlarımıza…

Ama neden girdik söze Arda üzerinden ?…

Çünkü o günlerde ayaktopçular “abi” beklentisi içindeymiş…

Çünkü o günlerde Arda “abi”leri olmayınca takım; oyun kuramıyormuş…

Çünkü bu ülkede yaşayanlar da yetişkin-yetişkin ilişkisi kuramayan, çocuksu insanlar topluluğu olduğu için ha ayaktopu takımı, ha ülke yönetimi; bu toplulukları oluşturanların başına illa ki bir büyük, bir yetişkin gerekli.

Çünkü bu toplulukların üyeleri, bu toplulukları oluşturan insanlar (onlara “bireyler” demiyorum, diyemiyorum) ki onlar hiç de değilse ergen olsaydılar; ergenler gibi başkaldırır, buyruklara karşı gelir, yanlışlıklara tepki verirdi.

Ne yazık ki bu ülkede yaşayan insanlar çocuk kalmışlar, yetişkin-çocuk ilişkisiyle yaşamın tüm alanlarında ilişkilerini sürdüren insanlar olarak varlıklarını korumaktadırlar; onlar birey olamamışlardır, bireyselleşememişlerdir.

Çünkü birey; ayakları üzerinde duran, kendi kararlarını veren, sentez-analiz ya da kurduğu neden-sonuç ilişkisi sonucunda bilinciyle, özgür istenciyle tutum ve davranışlarını sergileyen, çıkarımlarda bulunan/bulunma yetisini geliştirmiş olan kişilere denir. Toplumsal yapı böylesi yetişkin bireylerden oluşmayınca, toplum çocuk kalınca orada demokratik ilişkilerin oluşması, gelişmesi, yerleşmesi olanaksızlaşır. Dolayısıyla yetişkin-yetişkin ilişkisi kuramayan bu toplumlara da liderlik, Türkçe söyleyişle önderlik edecek birileri gerekir, böyle birilerine gereksinim duyulur ve bir BABA, bir BACI, bir REİS ya da bunların yanı sıra tarikat şeyhleri ve akbabaların USTA dedikleri birileri ortaya çıkar, ülkeyi yönetir.

Yetişkin-yetişkin ilişkisi kurmak ne demektir?… Öncelikle bunu açıklamamız gerekirse… Batı düşüncesi, Batı toplumları; 20 yaşına gelen bireyi yetişkin sayar ve hiç de kalkışmaz ona ayar verme girişimlerine… Onun üzerinde egemenlik kurmaz, vasisi gibi davranışlarda bulunmaz. 20 yaşındaki bir kişi; Batılı toplumlar için yetişkindir, kararlarında özgürdür, seçimlerini kendi özgür istenciyle yapar, kimsenin güdümüne , boyunduruğuna girmez, ola ki akıl sağlığında bir sorun yoksa…
Ve demokratik kişilik özelliklerini edinmek, demokratik bir kişilik geliştirmek de ancak böylesi ilişkilerin olduğu toplumsal yapılarda gerçekleşebilir. Çünkü birilerinin vesayeti altında ya da onlara aklını kiraya vererek; insan ne demokratik bir kişilik geliştirebilir/yapılandırabilir, ne de yetişkin bir birey olabilir. Batı’da yöneten de, yönetilen de karşılıklı olarak birbirlerini “yetişkin” olarak görür, değerlendirir ve birbirlerinin düşüncelerine, kararlarına saygı duyar, önem verir. Böylesi toplumlardaki ilişkiler; yetişkin-yetişkin ilişkisi olarak tanımlanır.

Oysa bizim toplumumuzda; değil 20 yaşındakilere, 20 yaşını çoktan aşmış olanlara bile yetişkin, aklı başında bir insana davranıldığı gibi davranılmaz. Toplum; olgunlaşmamış, uslanmamış insan topluluğu önyargısıyla, tepeden inme buyruklarla yönetilir, topluma hiyerarşik bir örgütlenme algısı aşılanır. Bugün akbabaların egemenliğindeki koyun sürüsü ve çoban ilişkisi örneğinde olduğu gibi… Dolayısıyla da bir türlü olgunlaşamayan toplumsal yapı (yaşlar kemale erse de) çocuksu davranışlar sergiler ve “büyüklerimiz bizden daha iyi bilir, bizden daha iyi düşünür” diyerek özgür iradesini/istencini bu durumu kendince doğru değerlendiren, fırsatı ganimet bilen birilerine teslim eder. Bir başka deyişle; yetişkin-yetişkin ilişkisi kuramamış toplumlar; BABA-BACI-REİS peşine düşerler. Düşünmeyi ve özgür iradelerini de onlara ipotek ederler.
Doğal olarak da hem Galatasaray, hem de Milli Takım; “abi” Arda Turan’ın aralarına katılmasını bekler. Akkoyunlar; USTA bir çobanın onları gütmesini can-ı gönülden ister.

Ülkemizdeki “sözde” ileri demokrasi kuramcılarına ve onların yandaşlarına; yetişkin-yetişkin ilişkisi kavramı üzerine sözlerimiz doğrultusunda üç, beş söz daha etsek nasıl olur acaba?… Sağlar mı bir yarar, bilemeyiz. Ama yine de susmak da, susturulmak da istemeyiz. Ne de olsa kendimizi yetişkin bir birey olarak görmekteyiz. Ve çocuk kalmakta direnenlere de ne çok sözler söylemek istemekteyiz; yeter artık onlar da birer yetişkin olsunlar diye…

Bırakın ileri düzeyde “demokrasicilik” oynamayı; içselleştirin, özümseyin, öğrenin demokratik kişilik özellikleri taşıyan yurttaşlar olmayı. Yoksa daha çok DARBE Dedeler görürsünüz; daha çok DARBEDER olursunuz. Değiştirin bu kafaları !…
Gidilen her düğünde en az 5 çocuk istemek de neyin, nesi?… Amerika’nın başka nerelere BARIŞ GETİRME üzerine varsa hevesi, siz de pek iştahlısınız yoksulun Memedi’ni bu sömürgenler için ölüme göndermeğe…

Yeter artık!…Türkiye; AMERİKA’nın ileri karakolu olmamalı.

Bu ülkenin varoluş belgesi Lozan’ı tanımayanlar; vazgeçmezler, bize daha çok DARBELER pazarlar.

Kim bunların ataları?…17 ve 18 yüzyılda ipten, kazıktan kurtulan hırsızlar, katiller, fahişeler…

Ve onlardan doğan bu nesil bugün olmuş Dünyalı’ya jandarma mı yoksa yağmacı mı?…

AMERİKA yoktu; TÜRKİYE, RUSYA ve İRAN vardı.

Bir kez olsun İsmet Paşa’yı dinle; YENİ BİR DÜNYA KURMAK İÇİN RUSYA ve İRAN’la yürüyün güçlü bir geleceğe…

Rusya ve İran’la barış; Dünya egemeni olmak isteyenle yarış!…

Komşu, komşunun külüne muhtaç; uzaktaki “sözde” dostun başına takma taç!…

Biliyoruz ne desek boş; bu içi boşaltılmış beyinlere…

Şu cübbeli ve sarıklı erkan-ı harb; bir türlü öğrenemedi, öğrenemeyecek de… ÜMMET-İ MUHAMMEDLİK; Allah’la kul arasında… TC Yurttaşlığı; sağlam kalabilmek için gereklidir uluslararası arenada… Bilinmelidir ki TC Yurttaşlığı’nın hakkını vermek de ancak gerçekleşebilir yetişkin bir birey olmakla…

Ve son bir söz daha sana yetişkin-yetişkin ilişkisi kuramayan insanlar topluluğu; 18 yaş altındakine yasaklıyorsun da alkollü içecek ve sigara satışını çocuktur diye, ama onlara taciz ve tecavüzü yasaklamıyorsun, niye?…


Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.