KozanBilgi.Net 15 Yaşında... SİZLERLE BİRLİKTE NİCE 15 YILLARA...

Yıl 1998…Anılardan Damıtılanlar…

Yıl 1998…Anılardan Damıtılanlar…

Bu yazımın içeriği yakın geçmişimizde toplumsal yaşamımızda yaşanan, yorumlanan, bazan da bizleri yoran olaylar dizininden oluşmaktadır.

Dünü anımsamanın; günümüzdeki pek çok olay, olgu ve oluşumun anlaşılmasında önemli bir işlev göreceği kanısıyla paylaşıyorum…

1.Ocak.1998, ATV; SİYASET MEYDANI

Seher Dilovan; Kürtçe Türkü söylemek istediğini belirtiyor Siyaset Meydanı’nda…
“TÜRKÜ” adı üstünde Türkçe’dir…
“TÜRKÜ” Türkçe söylenir…
“KÜRDÜ” değil ki, Kürtçe söylensin…

Dilovan’nın APO’su bile Kürtçe değil, Türkçe ile Roma’dan açıklamalarını yaparken; ATV yansılarından parmağını sallayarak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne kafa tutan “Türkücü değil kuşkusuz” Kürdücü Kadın, hangi kültürün diliyle söylenmiş halk ezgilerini savunuyor?…

Türkücü; Türkçe, Türkü söyler…
Kürdücü ise, Kürtçe Kürdüsü’nü, ezgisini, sezgisini, sözünü, özünü kültür birikiminden süzülmüş olanı söylesin, almasın diline Türkülerimiz’i…
Böylelerine Türkü söylemek yasaklanmalı…

“a”ları, “e” diye okuyan, Türkülerimiz’i kirleten Tatlıses ve benzerlerine de…

8.Ocak.1998, Kanal D; “AİLELER YARIŞIYOR”

Yarışma programında soru; ATATÜRK’ÜN DEVRİMLERİ…
Ankara’dan katılan “BAŞKENTLİLER AİLESİ” yarışmacı…
5 kişilik takım DEVLET MEMURU ve ancak aşağıdaki yanıtı veriyorlar:
-Şapka-kıyafet Devrimi
-Harf Devrimi
En önemlisi; LAİKLİĞİN KABULÜ uslarından dillerine gelmiyor.

Böyle devlet memurlarına; ATATÜRK İLE VE DEVRİMLERİ için hizmetiçi eğitimlerin gündeme getirilmeli…
Zaman zaman kurumlarda toplantılar düzenlenmeli…
Bu konunun DSP’lilere, özellikle de memurlara ilgi duyan, onlarla ilgili çalışmalar yapan Hayati Korkmaz’a iletilmeli,Rusya’ya gidip-gelmekten zaman bulursa, belki ilgilenir, kendisi de bilmiyorsa memurlarla birlikte öğrenir ( Ne de olsa BALGÖÇ’ün oyları için KOÇ’un TOFAŞ’ında mühendisken, Bulgaristan kökenli olduğundan milletvekilliğine görevlendirilmiş bir Bursa vekilidir)…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Saffat Suresi'nde Polis Gücü, Bariyer, Bilgisayar

Yarışmacı aileye gelince; “AİLENİN REİSİ” kafadan ( hesap makinası kullanmadan) üç rakamlı kare almayı beceriyor ama ATATÜRK İLKE VE DEVRİMLERİ’ne sıra gelince sınıfta kalıyor.
Devlet’in memuru böyle olursa,”Bu ülkenin yarınını nasıl güvende görebileceğiz?” sorusu; yarışmada sorulması gereken bir başka soru olmalıydı…

19.Mart.1998, NTV; DÜNYA HALİ Programı

Tütün koktuğu savıyla üniversiteye alınmayan erkek; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurmuş…

Sonuçta;
“Acaba tütün kokma hakkı olacak mı, olmayacak mı?”

Eğer olmazsa ki umarım olmaz; dolmuşlarda kültabağı gibi kokan beyleri de ben mahkemeye vereceğim…

29.Ekim.1998, Kanal D; 19.00 ANA HABER

29 Ekim kutlamalarında, YILDIZ KENTER açıklıyor; SÜLEYMAN DEMİREL’e yazdığı aşk mektubunun nedenini…
KENTERLER ilk tiyatrolarını kurdukları günlerde, ödeme güçlüğüne düşüyorlar, tiyatroları icra yoluyla ellerinden gidecek…
YILDIZ KENTER, DEMİREL’e mektup yazıyor, DEMİREL de onlara yardımcı oluyor.

1980 sonrasında, DEMİREL Zincirbozan’da…

YILDIZ KENTER gazetede bir yazı okuyor. DEMİREL diyor ki;” Hiç kimse bana aşk mektubu yazmadı…”
Bunun üzerine KENTER; DEMİREL’e bir aşk mektubu yazıyor. Nedeni; yıllar öncesinden gelen minnettarlık… DEMİREL’i mutlu etmek istiyor…

Kuşkusuz sanatçı kimliğini kişiliğinde içselleştiren iki ayrı birey; biri siyaset sanatını iyi bilmekle, sanata-sanatçıya saygılı…
Diğeri gerçekten sanatçı… Sanatçı olduğunun göstergesi; sanatçı duyarlılığı, sanatçı inceliğiyle gönül borcunu ödüyor…

İşte bizler böyle bir Türkiye’den geldik bu günlere…Hergün, daha da çok bataklıklara gömüle, gömüle…Yaşayıp gidiyoruz şu Dünya adlı gezegende…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  ESİR VE YAS İLANI

Selma ERDAL;İstanbul, 29 Haziran 2017

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın