Kozan'ımızın düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yılı kutlu olsun!

Yürü Be Kemal !…

Yürü Be Kemal !…

Hem Ağlarım, hem giderim der gelin kızlar…
Ve ağlaya, ağlaya kan doldu gözlerime dese de ezgiler…
Bu memleketde; ağlaya, ağlaya iktidar oldu AKBABALAR…

Beraber ağladılar bu yollarda;
En nihayetinde katıldı aralarına askerin gözyaşları…
Külliyen onların gözyaşlarıyla tutuldu;
Atatürk Cumhuriyetinin köşebaşları…
Ağlamayan çocuğa meme, ağlamayan dinciye, siyasetçiye
Ve dahi askere;ikbal, iktidar, güç, yetke yok !…
İşte o kadar !..

Veee sen Kemal; yürü, yürüyebildiğin kadar…
Korkma; yoluna çıkmaz radar…
Amma ve lakin radar yerine, karşında RABIA diyenler var…
Fosfatlı ekmek, nişasta şuruplu renkli gazoz içenler var…
Soyalı etler, boyalı dondurmalar, gdo’lu mısırlar
Onların beynini ve bedenini besler…
Ve böylece;
Akılları tutulmuşdur ki
Din bezirganları onları kolayca kafesler…
Ve sendeki ADALET içerikli istekler, asla gerçekleşmeyecek hevesler…
Sen yine de yürü be Kemal!…
Bakarsın seni tez günde AB ve ABD destekler…
Gandhi’ye öykünüyorsun ama
Bu gidişle sakın olmayasın bir Mandela
Onun gibi sıkıştırılıp da mandala
Bir süreliğine sakın seni de sokmasınlar kodese
Vallahi olur büyük hadise
Yürüdüğün için düşemedinse de, içeri girdiğinde kesin
Düşersin international gazetelere…
Ve işte o gün geldiğinde;
Koroyla sesleri de yükselir dış güçlerin;
“Biz demedik mi?… Bakın bal gibi diktatör işte ” diye, diye…
Yürü be Kemal!…
Çıkmadık candan, şişmedik ayakdan, yenmemiş dayakdan
Umut kesilmez…
Gerçi dayak konusu tartışmaya açık
Kime nasip olacağı bugünden bilinmez…

Sendeki bu tez ve antitez çözüm getirmez
Dese de saraydaki yüksek ses
Ve kalsan da tık nefes
Yürü, yürü dağları aş…
Nasılsa kaldın yıllardır şaş; düz yollarda…
Zararın neresinden dönülürse kardır demiş atalar
Üşenmeden yürü;
Bakarsın ADALET’e giden yolda kısalır mesafeler
Ve yürürken de istersen bir de marş söyle;
Şöyle Kurtuluş Savaşı günlerinden…
Belki unutmuşsundur bunca hengamede
ALTI OK İLKELERİ’ni unuttuğun gibi
Kıyağım olsun sana anımsatayım
O marşın sözlerini; umut olsun yorulan dizlerine …
“Dağ Başını Duman Almış
Gümüş Dere Durmaz Akar
Güneş Ufuktan Şimdi Doğar
Yürüyelim Arkadaşlar
Sesimizi Yer, Gök, Su Dinlesin
Sert Adımlarla Her Yer İnlesin
Bu Gök, Deniz Nerede Var
Nerede Bu Dağlar Taşlar
Bu Ağaçlar Güzel Kuşlar
Yürüyelim Arkadaşlar
Sesimizi Yer, Gök, Su Dinlesin
Sert Adımlarla Her Yer İnlesin
Dağlar Taşlar Güzel Kuşlar
Ya Bu İnsanlar İnsanlar
Güneş Ufuktan Bir Gün Doğar
Yürüyelim Arkadaşlar
Sesimizi Yer, Gök, Su Dinlesin
Sert Adımlarla Her Yer İnlesin”
Selma ERDAL;İstanbul, 28 Haziran 2017

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN