Zafer haftasında yeni zaferlere  doğru….

Zafer haftasında yeni zaferlere  doğru….

Aylardan Ağustos günlerden Cuma
Gün doğmadan evvel iklimi Rum’a
Bozkurtlar ordusu geçti hücuma
Yeni bir şevk ile gürledi gökler
Ya Allah, Bismillah, Allahu Ekber
26 Ağustos Zafer Haftası….

1071 Malazgirt Savaşı ve Türk Milletine Anadolu kapılarının açılması …..

Büyük Taarruz ve Düşmanın Anadolu’dan ebediyen kovuluşu…..

Sahi düşman ebediyete kadar kovuldu mu ?

Maalesef hayır, hem dışardan hem  (yerli işbirlikçileri tarafından)  içerden hep vardı ve ebediyete kadar hep var olacak….

Savaşın şekli ve şartları değişse de bu topraklar kıyamete kadar savaşa, mücadeleye devam edecek.

Türk milleti asker bir millet olarak, bire bir mücadelede, erkekçe savaşta yenilmezliğini tüm Dünya’ya ispat etmiş olmasına rağmen cephede kazandığı savaşları masada kaybetme özelliğine de sahiptir.

Çanakkale ve Kurtuluş savaşlarında bunu bir kez daha ispat eden Türk Milletinin düşmanları taktik değiştirmiş, temel naslarımızla oynayarak bizi biz yapan özelliklerimizi bozmaya başlamıştır.

Bin yıldır bir arada kardeşçe yaşayan Anadolu insanı Alevi –Sunni diye kamplara ayrılmış, birbirine düşman edilmeye çalışılmıştır. Laik- Anti laik, Sağ-Sol, Kürt- Türk kamplaşma çalışmaları zamana bağlı olarak yerel başarı sağlasa da Anadolu’yu birbirine düşürmeyi, iç savaşı başaramamış, insanlarımız sağduyusu ile oyunları bozmuştur.

Bu aşamada varlıkları tasavvufi kültürümüzün bir parçası olan ve Anadolu kültürünün vazgeçilmezi olan cemaat ve tarikatlara el atılmış. Sadece İslami eğitim esaslı olan yapılanmaları vakıflaşma süreci ile Dünyalık nimetlerle tanıştırılmış, hizmet adına güçlenme adına girilen bu yol amacından saptırılarak işin özünden uzaklaşılmış ve bu iş bir kamplaşma modeli haline getirilmiştir.

Anadolu insanını birbirine düşürmeyi başaramayan sistem bölücü terör unsurlarını devreye sokmuş, beslediği, palazlandırdığı, eğittiği bölücü terör örgütü ile devletin kolluk güçlerini karşı karşıya getirmiş binlerce vatan evladının şehadetine göz yummuştur.

Bu süreci çok iyi kullanan sistem iktidarları aba altında sopa göstererek yönlendirmiş, istediği gibi kullanmış ve ülkemizi bir çıkmaza sokmuştur.

Günümüz de tüm komşuları ile ciddi sorunlu, Suriye ile her an savaşa girebilecek durumda, güneyin de komple Kürdistan kurulmak üzere olan bir ülke olduk çıktık.

Ekonomi elimizde patlamak üzere, milleti IMF borcunu bitirdik diye kandıran ama dış borç miktarı 400 milyar doları aşan bir ülkeyiz şu anda.




İçeride PKK-KCK-BDP üçgen tezgâhının tehdidi altındayız, Eylül ayına kadar istedikleri olmaz ise terörü başlatırız tehditleri alenen yapılır oldu. İşin kötüsü bundan tırsan yönetenlerimiz panik halde anayasa değişikliği adı altında bizim olmazsa olmazımız olan anayasanın ilk 4 maddesini kaldırmaya uğraşıyor.
2013 yılı  26 Ağustos Zafer Haftasında geldiğimiz durum bu.

Bize bu ülkeyi emanet eden atalarımız bu halimizi görse ne derdi acaba…

Her birinin mezarda kemikleri sızlıyordur şimdilerde…

Şehitlerimiz bize hakkını helal etmiyordur ve ahrette bizden hesap soracaklardır….

Hemen hepimizin bildiği yukarıdaki bilgi tazelemesini yapma sebebim AKP nin ustalık döneminde fütursuzca ülkeyi bir çıkmaza soktuğunu görmenin endişesi ve bu endişeye bağlı olarak çözüm üretebilme gayretidir.

Ülkenin süratle eyalet sistemine gider yapısı neticesi bölünme sürecinin durdurulması,

Ülkenin bizim olmayan savaşlara sokularak gireceği girdaplardan kurtulması

Suriye ile başlayıp tüm orta doğuya sıçrama ihtimali olan bir büyük savaşın kucağımıza düşmesine engel olunması,

Bin yıldır birlikte olduğumuz insanlarımızın bir iç savaşla birbirine kırmalarına engel olunması adına bu seçimde iktidara bir yasal balans ayarı yapmak şarttır!

Yasal balans ayarı ancak sandıkta iktidara yaşatılacak bir hezimetle olur!

Bu nedenle MHP ve CHP ye çok büyük iş düşüyor!

Bu iki parti bu seçimden başarılı çıkmak zorundalar!

Bunu direk seçmene yüklemek, işin kolayına kaçmak, ucuz politikalarla seçime girmek bir vebaldir!

MHP her yaptığı mitingte gördüğü teveccühü sandığa yansıtmak adına tedbirlerini almak zorundadır!

CHP ve MHP tabanda kabul görmüş adaylarını bir an önce açıklayarak, erken seçim atmosferine girmiş olan ülkemizde seçime kadar olan süreci pozitif değerlendirmek zorundadırlar!

Seçimden önce girilecek bir savaş ortamının seçimleri erteletebileceği ihtimali dahil tüm olası gelişmeleri iyi etüt etmeli ve tedbirleri alınmalıdır!

Allah (C.C.) hakkımızda hayırlısını versin

Şer bildiğimiz işler hayra döndersin inşallah….

Selam ve dua ile

Şükrü IŞIK / Adana

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın