DOLAR 8,6307-0.43%
EURO 10,1288-0.36%
ALTIN 492,690,25
BITCOIN 363411-4,82%
Adana
29°

AÇIK

05:18

İMSAK'A KALAN SÜRE

Zaman, Ne Söylediğini Anlama Zamanı

ABONE OL
21 Eylül 2014 07:58
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Sık sık yeni bir konferans, yeni bir forum, yeni bir panel haberiyle karşılaşıyoruz. Oluşturanlar, ülkenin dindar bilinenleri. Son olarak, MİNHAP adlı oluşumun hazırladığı panelden, bu panele katılanların konuştuklarından haberdar olduk. Konu, kardeşlik için ümmet oluşturma, insanlık için adaleti gerçekleştirme olunca, konuşanların ne dediklerine bakmadan edemedim:
Kur’an-ı Kerim’i kaynak gösteren Cemal Çınar, ”İslam’da; adalet, hak ve özgürlükler vardır; adaletin olmaması mümkün değildir” demiş. Adalet, hak ve özgürlük içeren İslam’dan, Cemal Çınar ve panel ortamında bulunanlar istifade ediyorlardır belki ama, ülke insanlarına faydası ne kadar oluyordur, merak edilir. Ülke gündemi, durmadan hak ve özgürlük kısıtlamalarıya, adaleti bastıran icraatla meşgul ise, bu konuya muhatabın, mutlaka Hükümet ve Devlet yetkilileri olması gerekirdi.
Ümmette ittifak oluşturma, Müslümanları bir çatı altında olmasını isteme, benimsenecek fikirdir elbette. Ümmet ve Müslümanlar diye bilinenler, müslümanlığı Allah’ın mesajının dışında algılamışlarsa ne olacak? Kaynağının Kur’an-ı Kerim olduğunu belirtmişti Cemal çınar. Kaynaktan parça parça toplum önüne getirilmezse, istenilen gerçekleşmez. ”Bunlara başvuralım” çağrısı ise, aradan geçen on yıllara rağmen, Allah’ın mesajına ilgisiz kalındığına işaret eder. Allah’ın mesajına ilgisiz kalmış toplumun ‘İslam’ diye tanımlanması, buradan ‘ittihad’ beklenmesi ise, komik.
Cemal Çınar’dan bir komik laf daha: ”Ey insanlık bizi dinle, bizde adalet var. Dünya, Müslümanları dinlemediği sürece sancılar çekmeye devan edecek”.
Türkiye’nin çektiği sancıların, Avrupa Birliği’ne dahil olunduğunda, Kopenhag Kriterleri uygulandığında biteceğini, başta Nur camiası bütün demokrat kesim seslendirmişti. Cemal Çınar’ın bundan haberi olmamış anlaşılan. Dün Avrupa Birliği’nden yine ültimatom geldi İmam-Hatip’li dindar hükümete: Siyaseten sağlıklı olmanız için, hak ve adalete taraf olduğunuzu belli etmek için talimatımıza uyun.
Panelde konuşmacı olan, İslam’ın geçerli olmadığı yerde özgürlüğün, barışın, refah ve adaletin olmadığını belirten Gökçen Göksal, şu iddiada bulunmuş: ”Batılı emperyalistler ve yerli işbirlikçiler, müslümanların bir araya gelmesini istemiyorlar. Böl parçala yönet politikası uyguluyorlar”.
Allah Allah!.. Nasıl oluyor bu? Her sene hac mevsiminde Mekke ve Medine’de Müslümanlar değil de başkaları mı toplanıyorlar? Gökçen Göksal’ın adını zikrettiği müslümanlar, üzerlerinde ‘müslüman’ yazan müslümanlar olmalı. Etiket yapıştırılmış nesneler, zamanı geldiğinde parçalanmaya, eritilmeye hazır nesnelerdir. İslam, Türkiye’ye mahsus değil tüm Dünya’yı ilgilendiren din olduğundan, parçalananlara değil, Dünya’da görünen neticesine bakılmalıdır. Barış içeriyordu ya İslam!.. O zaman barışın geçerli olduğu yerler görüldüğünde, orada İslam olduğu hatıra getirilmelidir. Avrupa’da İslamlaşmanın merhale katettiği haberleri geliyor durmadan. Burada parçalanma oluyorsa, sebebi bilinmeli.
Anlaşılan o ki, Gökçen Göksal da Cemal Çınar gibi ‘gerçek’ adaletin özlemini çekiyor. Eğer ortada parçalanıp yönetilme iddiası varsa, ‘gerçek’ adaletin özlemi daha çooook çekilecek demektir.
Panelde, Allah’ın emrettiğine kafa yorulmasını istemiş Hasan Sabaz. Yerinde laf etmiş. Kur’an laf olsun diye anılmayacaksa, Kur’an’ın içindeki ‘mesaj’ niteliğindeki emirlere kafa yorulacak elbette. Bu istek bir şeyi açık etmiş oluyor: Uzun zaman kafasız-akılsız sürdürülmüş müslümanlık yaşantısı… Şimdi hükmü verebiliriz: Akıl işletilip Kur’an mesajına kafa yorulduğunda, ortaya çıkan hakikatler mutlaka toplum önüne dökülecektir. İşte İslamlaşma o zaman başlar; birlik-beraberlik-kardeşlik kendini gösterir. O zaman denir ki Dünya’ya; ”Bakın efendiler!.. Bizden örnek alıp huzura erin!”
Abdurrahman Dilipak, sallamadıysa, şunu demiş: ”Biz âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberin ümmeti olarak, … ilk işimiz adaleti sağlamaktır”. Bkz: http://www.yeniasya.com.tr/haber_detay2.asp?id=57365
Dilipak, kaç on yıldır dindarların yol çizicisidir; kaç on yıldır kendilerinden olan yöneticilerle içli-dışlıdır? O kadar uzun zaman içinde, ilk iş dediği harekete neden başlanmamış, neden kendilerinden olan yönetimin adaletsiz icraatı örtbas edilmiş? Bir kaç gündür Diyarbakır ve Bingöl teyakkuz halinde. Çocuklara yapılan cinsel saldırı konuşuluyor. Yapanların adaletten kaçırıldığına, hükümetin vurdumduymaz olduğuna tepki gösteriliyor. Afedersiniz… Adaletten laf eden dindarlar arasında, bu hareketin İslamlık açısından değerini anlayan var mı?
İnsanlığın kurtuluşunu istiyorsa Abdurrahman Dilipak, uygulamaya, çocukların namussuzların şerrinden uzak tutacak reçete hazırlayarak başlayabilir.
Panel’deki Kazım Güleçyüz’e yorum yapmadım. Söylediği, Said Nursi’nin söylediğinin tekrarı olduğundan yorum uygun bir zamanda yapılacak.
İbrahim Faik Bayav

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  MİT KANUNU’NU İHLAL EDENLERİN RÜTBELERİ SÖKÜLECEK Mİ ?

Bu makale 26 Haziran 2013 tarihinde yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.