DOLAR 8,6307-0.43%
EURO 10,1288-0.36%
ALTIN 492,690,25
BITCOIN 363411-4,82%
Adana
29°

AÇIK

05:18

İMSAK'A KALAN SÜRE

Zarara Rızasıyla Gidene Merhamet Edilmez 

ABONE OL
23 Eylül 2014 22:39
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Risaleleri okurken karşılaştığım ”Zarara rızasıyla gidene merhamet edilmez ve layık da değildir” cümlesi benim de hafızamda. O zaman gençtim; verilmek istenen mesajı o anda kavrayamıyordum. Yaş ilerleyince, karşılaşılan zararlar sıkıyor insanı. Ama, Kur’an sayfalarından hafızamıza işlenen ”Size isabet eden musibet yaptıklarınız yüzündendir” hükmü, bizi uğradığımız zararın sebebini anlamaya zorluyor.

 

Yukarıdaki paragrafta anlatılan, vicdandan sıyrılmamış kişiler içindir. Yoksa, vicdan benliğe girmek istediğinde bunu yük görüp tepikleyenler, karşılaşacakları zararı peşinen kabul etmiş kimselerdir. Böyle kişiler zarara düştüklerinde birileri merhamet etmek istese de mümkün olmaz.
Arkadaşımız, ‘zarara rızasıyla gidene merhamet edilmez’ sözünü, ”Azaba müstehak olanlar bağlamında cehenneme girenlere merhamet edilmez manasında anlıyorum” diyor. Arkadaşımız sonucu tahayyül edip hüküm veriyor. İnsanlar bilmeyerek de zarar getirici işlemlerde bununabilirler. Sonuçtan evvelki duruma bakıp hüküm çıkarmalıdır. O zaman, aklı başında olanlarda, zarara götürücü unsurları bir başkasına ya da topluma hatırlatma fikri oluşur.
Zarara rızasıyla giden varsa, zarara götürücü unsurlar belirlenmiş demektir. Ve o unsurlardan fertler haberdar edilmiş demektir. Yoksa, belirlenmemiş zarar unsurları ve haberdar edilmemiş fertlerin gidişatı, ‘zarar’ sonucunu doğursa bile, zarara düşenin imdat çağrısı, o fertlerin merhamet edilmesine yeter sebeptir. Arkadaşımızın alıntıladığı Zümer Suresi’nin 53’ncü ayeti, bu gibi fertlere merhamet geleceğini vaadetmektedir: ”Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin”.
Şimdi ‘zarar’ ve ‘rıza’ sözcüklerini tahlil etmeye çalışalım:
Zarar; bir kişinin veya olayın meydana getirdiği hasar, kayıp, kötü sonuçtur. (D. Mehmet Doğan. Büyük Türkçe Sözlük)
Kötü sonuç olarak depremin verdiği acıları hatırlayabiliriz. Hendese ilmine göre yapılması gereken binalar, öyle yapılması gerekti bilindiği halde, buna zıt yapıldığında, tüm ülkeyi etkileyecek zararla karşı karşıya kalınır. Masum canların depremle telef olmasının hikmetini bilemesek de, hendese ilmine zıt bina yapanın ve yaptıranın, alacağı tahsil edememesi, tutuklanması, muhakeme edilip alnına ‘suçlu’ mührü yemesi, merhametsiz bırakılmasına yeter sebeptir. Fert bazında düşündüğümüzde bu böyle.
Yönetim bazında düşünürsek; yönetici seçilenlerin ya da bir şekilde yönetime gelenlerin, hukuki kurallara riayet etmesi beklenir. Yönetenlerle yönetilenlerin ahenk içinde yaşam sürmeleri buna bağlıdır. Ama, yönetime gelenlerin, hukuki çizgiden sapmaları, ülke insanlarından ziyade yandaş bilinenler için kanun yapmaları, doğru kanun yaptıklarında şaşmaları, görevlerinde lakayt davranmaları, zarar kapısının açılması demektir. Ehil kimse bulunmadığında hukuk bilmeyenlerin yönetime gelmesi, bu tip yöneticilerin, icraat zarar oluştursa bile, merhamet bekleme hakkı vardır. Bahsimiz, hukuki kurallar hatırlatıldığı, zarar ihtimali uzmanlarca belirtildiği halde, buna kulak tıkayan yöneticiler içindir. Bu gibi yöneticiler zarara rıza ile gidiyorlardır; düştüklerinde merhamet bekleme hakları yoktur.
Burada, TaHa Suresi’nin 24’ncü ayeti tezimize delildir: ”-Ya Musa!..- Firavun’a git; çünkü o sınırı aştırdı”. Yani, emrindekilerini kendi koyduğu kanunun zıddına harekete zorladı.
Son söz: Bilenler, zarar unsurlarını ima ederek değil, açık açık belirtmeye çalışmalıdırlar.
İbrahim Faik Bayav

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  AŞI VE BİLİM

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.